CHP Bayburt İl Kongresi Halk Eğitim Merkezi’nde yapıldı. Genel kurula CHP Genel Başkan Yardımcısı Onur Öymen, MKYK Üyesi Berhan Şimşek, İstanbul Maltepe ilçe Belediye Başkanı Prof. Dr. Mustafa Zengin, İstanbul İl Yönetim Kurulu Üyesi Gökhan Zeybek İl Başkanı Hasan Türker, delegeler ve çok sayıda partili katıldı. CHP İl başkanı Hasan Türker'in açılış konuşmasından sonra partililere seslenen CHP Genel Başkan Yardımcısı Onur Öymen, yargının Türkiye'de baskı altında olduğunu söyleyerek ''Şu anda uluslararası istatistiklere göre, Türkiye yargı bağımsızlığında dünya ülkeleri arasında 64. sırada'' dedi.
Öymen, Bayburt CHP İl Başkanlığı 33. Olağan İl Kongresinde, gündeme ilişkin değerlendirmelerde bulundu. Gerçekten suç işleyenlerle hükümeti eleştirenlerin aynı davanın sanıkları olarak gözaltına alındığını ve tutuklandığını belirten Öymen, suç işleyenlerin yargılanıp cezalandırılması gerektiğini ama suçla ilgisi olmayan, sadece hükümeti eleştirenlerin de aynı kategoride değerlendirilmesinin kamuoyu vicdanını rahatsız edeceğini savundu.
“Yargı Türkiye'de inanılmaz baskı altındadır.”
Öymen, ''Tarihimizde ilk defa 7 rektör birden tutuklanmıştır. Bunun örneğini hatırlayan var mı? Askeri rejim zamanlarında bile bu olmadı. Bunların bir kısmı hala tutukludur, bir kısmı tahliye edilmiştir. Anayasa Mahkemesi Başkanı'nın söylediği gibi gözaltına almalar, tutuklamalar bir tedbir olmaktan çıkıp bir ceza haline dönüşmüştür'' dedi.
Türkiye'de ilk defa bir savcının, başka bir savcı tarafından gözaltına alındığını, bir savcılık makamına baskı yapıldığını, arama yapıldığını, bunun örneklerinin Türkiye'de hiç olmadığını dile getiren Öymen, ''Yargı Türkiye'de inanılmaz baskı altındadır. Şu anda uluslararası istatistiklere göre, Türkiye yargı bağımsızlığında dünya ülkeleri arasında 64. sıraya düşmüştür. Hiç bir ülkede iktidar anayasasının değişmez hükmünü ihlal ettiği için mahkûm edilmiştir. Bunun dünyada örneği yoktur. Yargının daha bağımsız olduğu ülkeler arasında demokratik sayılmayan ülkeler de vardır. Onlar yargıçlarına saygı gösteriyorlar, Türkiye'de yeterince gösterilmediği anlaşılıyor'' diye konuştu.
Öymen: “Basın özgürlüğüde ayaklar altındadır.”
Basın özgürlüğünün de Türkiye'de ayaklar altına alındığını, sınır tanımayan gazetecilerin rakamlarına göre, Türkiye'nin dünya ülkeleri arasında basın özgürlüğünde 106. sırada olduğunu, bunların üzüntü, utanç verici olduğunu öne süren Öymen, şöyle konuştu: ''Avrupa Parlamentosu'nun son raporunu Sayın Başbakan, Kıbrıs bölümü itibarıyla eleştirdi, ama onun ötesinde hükümeti eleştiren kuvvetli hükümler var. Başta basın özgürlüğü, Ergenekon davası geliyor. Bunları hükümetin dikkate almadığını görüyoruz. Ülkemizin bu can alıcı sorunları, yargıda, basında, Silahlı Kuvvetlerin durumunda kamuoyunu ciddi olarak rencide etmektedir.”


“Soykırım olmadığını iddia edenler cezalandırılacak””
ABD Temsilciler Meclisi Dış İlişkiler Komitesi'nde Ermeni iddialarına ilişkin tasarının kabul edilmesine de değinen Öymen, Amerikan hükümetinin bunu engellemek için yeterince gayret sarf etmediğini, Türkiye'nin bu olaya karşı tepki gösterme zamanının geldiğini dile getirdi. Avrupa Birliği'nin bu konuda bir çerçeve metin hazırladığını, bu metnin yılsonuna kadar yasalaşacağını ve buna göre uluslararası soykırımla mücadele sözleşmesinin hükümlerine aykırı olarak milli düzeyde mahkeme kararları alarak, bir olayın soykırım olup olmadığına karar verebileceğine vurgu yapan Öymen, soykırım olmadığını iddia edenlerin cezalandırılacağını da ifade etti.“Marifet mecliste anayasaya aykırı kanun çıkartmamaktır.”
Anayasa değişikliği tartışmalarına da değinen Öymen, yıllardan beri anayasada önemli değişiklikler yapılması gerektiğini söylediklerini, bunların başında da milletvekili dokunulmazlıklarının kaldırılması geldiğini ifade ederek, şöyle konuştu:
''550 milletvekili var. 608 tane dokunulmazlık dosyası var. İktidar partisi sözcüsü dün 'Efendim bunların 300'den fazlası kapatılan partinin mensuplarına aittir. AK Parti'ye sadece 120 dosya düşmektedir' diyor sanki çok azmış gibi. Bunların bir kısmı da seçim zamanı hava karardıktan sonra konuşma gibi hafife alıyor. Dolandırıcılık, kalpazanlık, görevi kötüye kullanma gibi yüz kızartıcı suçlardan kaç dosyası olduğunu iktidarın ve bazı hükümet üyelerinin, söylemiyor. Söylemekten kaçınıyor. Söylemeye cesaret edemiyor. Ama dokunulmazlık kaldırılırsa tabi bütün bunlar mahkeme önüne getirilecektir ve herkes hesabını verecektir.''
Meclisteki üye sayısı ne olursa olsun, o meclisin aldığı kararların, kanunların, anayasaya aykırı olması durumunda, anayasa mahkemesi üyelerinin, dünyanın her yerinde bu kanunları iptal edebileceğini dile getiren Öymen, ''Türkiye'de olan da budur. Marifet mecliste anayasaya aykırı kanun çıkartmamaktır. Biz Anayasa Mahkemesine götürdüğümüz her kanun Mecliste görüşülürken bunun anayasaya aykırı taraflarını dile getiriyoruz ve bunu 'yapmayın çıkartmayın, çıkarırsanız Anayasa Mahkemesi bunu iptal edebilir' diyoruz dinlemiyorlar. 'Oy çokluğumuz var' diyorlar. Biz Anayasa Mahkemesine götürüp bunları iptal edince de mahcup duruma düşüyorlar. Bu sefer Anayasa Mahkemesi'ne çatıyorlar."

“AKP; bu ülkede gerici, dış ilişkilerde verici, yaklaşan seçimde gidicidir''
AK Parti hükümeti döneminde tarımla uğraşan 2.5 milyon insan büyük şehirlere göç ettiğini söyleyen Öymen, "Bu hükümet tarımı ve hayvancılılığı bitirmiştir fakat yerine yeni hiçbir şey koymamıştır. Biz iktidara geldiğimizde sanayi yatırımlarına ağırlık vererek işsizliğe çare bulacağız. Türkiye bugün dünyanın en zengin 17. ülkesi fakat halka yansımıyor; halk fakir devlet zengin. Bu yanlış bir süreç, onun için devletin bu paraları yatırım olarak halka geri dönmeli fabrikalar açılmalı, tarım, hayvancılık teşvik edilmeli daha ilerisi desteklenmeli fakat bunların derdi bu değil. Bunların derdi giderayak anayasayı değiştirmek kendilerini isimleri gibi aklamaktır. Siz bunu yapamazsanız. Sizlerin parlamentodaki süreniz doldu. Nerede görülmüş gider ayak anayasayı değiştirmek. Dünyanın hangi ülkesinde var? Yeni anayasayı seçimlerden sonra gelecek yeni parlamento yapmalı. Bunların korkusu yargıda onun için acele ediyorlar. Şimdi bunların içine bir korku salındı. Çünkü kamuoyu yoklamalarında oylarının düştüğünü görüyorlar. İktidardan düştüklerinde açılacak bunca yüz kızartıcı davalarını altından kalkamayacaklarını bildikleri için anayasa değişikliği yapma ihtiyacını iktidar süresinin dolmasına rağmen son günlerinde meclise taşıyorlar. Adaletin altında ezileceksiniz. Sizi iktidara geldiğimizde yüce divana göndereceğiz. Yaptıklarınız yanınıza kar kalmayacak Anayasayı değiştirmeye tevessül ederek ayıplarınızdan kurtaramayacaksınız" diye konuştu.
- İsmail Bağlan güven tazeledi
- Başkan Özbek’in hedefinde, Bölükbaşı vardı
- Timur: "Barajlarla kimse avunmak istemiyor”
- DSP Merkez İlçe Başkanını seçti
- Türker: “Düne kadar CHP’ye kiralık yer verilmiyordu”








