Bayburt Postası

Sık Kullanılanlara Ekle Giriş Sayfam Yap E-mail

Content on this page requires a newer version of Adobe Flash Player.

Get Adobe Flash player

Ana Sayfa POLİTİKA Genel Bölükbaşı: "Harmanınız bol, deniniz az çıktı!”

Bölükbaşı: "Harmanınız bol, deniniz az çıktı!”

e-Posta Yazdır PDF

Milliyetçi Hareket Partisi Genel Başkan Yardımcısı ve MHP Milletvekili Deniz Bölükbaşı’nın Bayburt’a yaptığın ziyaretin son durağı Halk Eğitim Merkezi Salonu oldu. Arpalı ve Bayburt’ta çeşitli ziyaretler gerçekleştiren, esnafı dolaşan Bölükbaşı, Bayburt Gazeteciler Cemiyeti’nde gazetecilerle buluştu. Gazetecilerin sorularını yanıtlayan Bölükbaşı, daha Halk Eğitim Merkezi’ne gelerek burada “Çözülen Ülke Türkiye” konulu konferansta konuştu. MHP Bayburt İl Başkanı Suat Karapınar’ın kısa bir konuşma yaptığı konferansa aralarında Gümüşhane İl Başkanı Orhan Mazman, Gümüşhane Belediye Başkanı Mustafa Canlı, Eski Belediye Başkanı Hükmü Pekmezci, Bayburt eski Milletvekili adayı Şeref Oruç ve eski Belediye Başkanı adayı İdris Aydın olmak üzere partililer ve vatandaşlar katıldı.

Konuşmasına Türk siyasi hayatının en renkli ve kudretli simalarından olan Rahmetli babası Osman Bölükbaşı’nın Bayburt’ta yaptığı mitinge atıfta bulunarak başlaması konferansın hareketli başlamasına sebep oldu. Uzun süre alkışlanan Bölükbaşı, konferanta yaptığı konuşmada özetle şu ifadelere yer verdi:

 

 

 

 

 

 

 

 

“Harmanınız bol, deniniz az çıktı!”

“Bayburt belki nüfus açısından bakıldığında küçük bir il olarak görülebilir ama Bayburt’un tarihi ve yüreği büyüktür. Bu konferans dolayısıyla aranızda bulunmaktan özel bir bahtiyarlık duyduğumu belirtmek istiyorum. Ve konuşmalarıma yarım asrı geçen bir zamanda söylenmiş söz ile başlatmak istiyorum. “Bayburt devletine sahip çıkan, milli ve manevi değerlerine gönülden bağlı, mağrur olsa da vakur ve mütevekkil kalmayı bilen mert insanların diyarıdır.”

Bu sözler bundan 56 yıl önce ilk mitingini bugün bu toplantı salonunun bulunduğu Saray Bahçesi’nde yapan rahmetli babam Osman Bölükbaşı’na aittir. Ruhu şad olsun, Rahmetli babam o uzun ve çileli siyasi hayatında meydanlarda toplanan büyük kalabalıkların aynı ölçüde seçim sandığına yansımamasını ifade ederken “harmanınız bol, deniniz az” derdi.

Sevgili Bayburtlular sizinde harmanınız bol ama deniniz geçtiğimiz 2 seçimde de beklediğimiz gibi çıkmadı. Fakat Belediye seçimlerinde aldığımız destekten dolayı müteşekkir olduğumu belirtmek istiyorum. İnşallah bundan sonra yapılacak seçimlerde Bayburtlular gerekeni tam anlamıyla yapacak ve Milliyetçi Harekete gereken desteği verecektir.”

 

 

 

 

 

 

 

 

“Bölünmek istenen bir Türkiye”

“7.5 yılını geride bıraktığımız Adalet ve Kalkınma Partisi döneminde bugünkü manzarasının ne durumda olduğunu kısaca bir hatırlayalım. Türkiye şu an itibariyle geldiği noktada karşımızdaki Türkiye manzarası giderek yoksullaşan, işsizliğin ve fakirliğin kader haline geldiği, gelecek ümidini kaybeden milyonların yaşadığı bir Türkiye. Bu yıl 7.5 yıl sonraki geldiğimiz bugünkü noktada karşımızdaki Türkiye, her alanda ve cephelere, kamplara bölünen, ortak milli ve manevi değerlerin çatışma aracı haline getirilmeye çalışıldığı, siyasetten ekonomiye, güvenlikten dış politikaya kadar her alanda çok ciddi sorunlar yaşayan bir Türkiye’dir. Karşımızdaki Türkiye yolsuzluğun, hırsızın ve vurgunun AKP döneminde kurumsallaştığı,  mahalli idarelerden başlayarak devlet yönetiminin her kademesinde giderek yaygınlaştığı bir Türkiye’dir. Türkiye milli birliği sorgulanan, ortak milli değerleri aşağılanan ve etnik temelde bir ayrışma sürecine sürüklenmek ve kısacası bölünmek istenen bir Türkiye’dir.”

“Bayburt’u ayağa kaldırmak Milliyetçi Hareket’in iktidarına nasip olacaktır”

“7.5 yıl Bayburt’tan ne almıştır? Bir de buna bakalım. Şimdi bugün karşımızdaki Bayburt’a baktığımızda nüfusu giderek azalan, köy nüfusu 36 binlere düşen, bu süre içinde köy ve şehir olmak üzere 50 bine yakın göç vermiş, tarımı çökmüş, hayvancılığı bitmiş, tahıl üretimi artık son bulmuş, esnafının siftah yapmadan kepenk kapattığı, icradaki dosya sayısı 7 bini aşan bir Bayburt’tur. Ki bu Bayburt iyi niyet duygularıyla 2 milletvekilini de AKP’ye vermiştir.”














“Can çekişen Bayburt’a ne yapılmıştır?”

“Sevgili Bayburtlular 7.5 yıllık AKP döneminde Bayburt’a bir devlet yatırımı yapılmış mıdır? Devlet Hastanesi MHP döneminde bitirilmiştir. Ama şimdi üzülerek ve hayretle görüyorum ki, o hastanede bir MR cihazı bile yok. MR çektirmek isteyenler Trabzon veya Erzurum’a gidiyor.

Altyapı ile ilgili aklınızda kalan bir yatırım var mıdır? Karadeniz bölgesi ile bağlantınızı sağlayan Araklı Yolu açılabilmiş midir? Peki, ne yapılmıştır bu 7.5 yıllık dönemde? Ben bir şey hatırlamıyorum. Seçim sandığı önünüze geldiğinde sizden gönlünüzde ve vicdanınızda iyi bir muhasebe yapıp seçim sandığında oyunuzu ona göre veriniz.”

“Çoğu ilimizde bulunan gelecekten ümitsizlik hali, maalesef Bayburt’ta daha da fazladır. Burada Adalet ve Kalkınma Partisi’nin korku ve baskı düzeni kurduğu anlaşılmaktadır.”

“Size günlük yaşantınıza yardımı dokunacak hiçbir hizmeti sunmayan AKP, kömür ve yiyecek yardımıyla belirli ölçüler içerisinde sosyal devlet olmanın gereği olan icraatı yapmaktadır. Bunu da hangi iktidar gelse yapmak zorundadır. Bunun yanı sıra korku ve baskı düzeninde kullandığı enstrümanlar çok önemlidir. Sizlerin huzurunda bir hususu dile getirmek istiyorum.

Vali devletin valisidir. Hiçbir siyasi partinin il başkanı gibi çalışma lüksü ve imkânı yoktur. Bunu yaptığı takdirde hukuk dışına çıkmış olur ve zamanı geldiğinde de bunun hesabı kendisinden sorulur. Devletin bütün memurları iktidarın değil devletin adamıdır. Bu bakımından AKP Anadolu’nun çok yerinde olduğu gibi burada da kurmak istediği bu baskı düzenine uyan mülki amir var ise buradan şunu bilmelerini istiyorum. Bu yaptıklarının karşılığı suçtur. Bu yaptıkları hukuk dışına çıkmaktır.”














“Milliyetçi Hareket Partisi’nin yaklaşan tek başına iktidarında bizim böyle valilere ihtiyacımız olmayacaktır.”

“Bayburt hak ettiğini bu iktidardan alamamıştır. Bayburt’a tek bir yatırım gelmemiştir. İşsizlik, fukaralık, yoksulluk çözümü yönünde en küçük bir adım atılmamıştır. İnşallah Bayburt’u ayağa kaldırmak Milliyetçi Hareket’in iktidarına nasip olacaktır.”

“Bugün işsiz sayısı 6 milyona gelmiştir”

“Türkiye işsizlikte Dünyada beşinci sıradadır. Açlık ve yoksulluk sınırı resmi verilerde var. 4 kişiden 3’ü Türkiye’de yoksulluk sınırının altındadır. Tarım ve hayvancılık bitmiştir. Bu işsizlik ve yoksulluk diz boyuyken, Adalet ve Kalkınma Partisi’nin hâlâ krizin Türkiye’den teğet geçtiğini savunması tuhaftır. Sadece 2009’da 860.000 kişi işsiz kalmıştır. Başbakan her zaman 2001’den, MHP’nin de içinde olduğu dönemden bahsetmektedir. Biliyorsunuz o dönemde Türkiye 2 büyük deprem felaketi, 2’i si de yine bizim dışımızda gelişen ekonomik kriz geçirmiştir. Ona rağmen 2001 krizinde işini kaybedenlerin sayısı 2009 yılında kaybedenlerin ancak yarısıdır. 470 bin kuruluştur. Ve iktidarı bıraktığımız dönemde işsiz sayısı 1 milyon dokuz yüz on kişidir. Bugün işsiz sayısı 6 milyona gelmiştir.

Bu 7.5 yıllık AKP döneminde Cumhuriyet dönemi boyunca tüm hükümetlerin aldığı iç ve dış borcun iki mislini sadece 7.5 yılda almıştır. Yani 7.5 yılda 800 milyar dolara yakın borç yapmıştır. 800 milyar dolar çok önemli bir rakamdır. Bu para nereye gitmiştir. Büyük baraj açtıklarına şahit oldunuz mu, siz Sayın Başbakanın en temel sorunu olan işsizlik sorununa katkıda bulunacak bir istihdam alanı olarak sanayi açılışı yaptığını gördünüz mü veya bir havaalanı açılışında başbakana rastladınız mı? Ben görmedim. Fakat Sayın Başbakanımız ne yapmaktadır! Kavşak açılışlarıyla Türk Milleti’nin karşısına çıkmaktadır. En önemli projesi bölünmüş yol projesidir. Yapmış oldukları 11.000 km yolun maliyeti 2.5 milyar dolar civarındadır. Eğer Türkiye’de görünen yollar harici bir yatırım yoksa bu para nereye gitmiştir? Çünkü 800 milyar dolar çok ciddi bir rakam. Bunu anlamak için Arap şeyhlerine bakacaksınız, Ofer’lere bakacaksınız, sıcak para üzerinde milyarlarca para kazanan borsa simsarlarına, AKP yandaşı işadamlarına, ihale mafyalarına, imar çetelerine ve AKP’li siyasetçilerin gelirlerine bakacaksınız.”














“Dokunulmazlık can simidi olmuştur”

“Fakir-fukara, garip-guraba edebiyatıyla gelenler dul ve yetim hakkına el uzatmış ve maalesef siyasi tarihimizde hiç görülmeyen soygun düzenini kurmuşlardır. Şimdi bizim kimsenin servetiyle bir meselemiz yoktur. Yeter ki bu helal kazanca dayansın ve herkes servetinin meşru kaynaklarının hesabını verebilsin. Siyasette samimiyet ve dürüstlük esastır. Mal beyanımız gizlidir diye milletvekili dokunulmazlığını Türk Adaletine hesap verme yönünden zırh olarak kullanamazsınız. Ama AKP ve Sayın Başbakan dokunulmazlığı Türk Adaletinden kaçmanın bir aracı olarak cankurtaran simidi olarak kullanmıştır.

Sayın Başbakanın kamuoyuna da yansıyan bazı değerlerini hatırlatayım. Sayın Başbakan 2002 seçimleriyle geldikten sonra hep şunu söylemiştir. Kendisinin öğrencilik yıllarında harçlığını karşılamak üzere su ve limon sattığını, babasının bir kayıkçı olduğunu, çocuklarını yurtdışında okutmak için arkadaşlarından burs aldığını ve Sayın Başbakan İETT’den emeklidir. Şunu sormak hakkımızdır: Kayıkçılık şerefli bir meslek ve helal paraya dayanan bir meslek. Ama Sayın Başbakan nasıl oldu da kayıkçı çocuğu olmaktan gemi sahibi çocukların babası haline gelmiştir. Arkadaşlardan alınan burslarla okuyan çocuklar nasıl oldu da gemicilik, altın, pırlanta dahil ekonomik objelerin yaratıcı konumuna gelmiştir. Yakın zamanda açıklanan sayın başbakanın mal beyanından bahsetmek istiyorum. İETT emeklisi, çocuklarını arkadaş parasıyla okutan, İstanbul sokaklarında su ve limon satan Başbakanımızın kendi Başbakanlık sitesinde mal beyanına ilişkin bilgilere göre bugün 3 trilyon bankada parası vardır. Basına da yansımıştır.















İnandırıcı olsun diye söylüyorum. Onların meşrebine de uygun Samanyolu Haber’den alıntı yaparak söylüyorum. Emeklilik ikramiyesi, emekli maaşı ve milletvekili maaşı toplamı ve şirket hisseleriyle bu serveti edinmiş. Ben 35 yılı geride bıraktım. Maddi açıdan sorunu olmayan bir ailenin çocuğu olarak dünyaya geldim. Rahmetli babamın bıraktığı 100 m2 evden başka hiçbir şeyim yoktur. Eğer siz servetinizin hesabını veremiyorsanız, okula giden çocuğuna harçlık veremeyen işsiz babaların hesabı sizden sorulur. MHP’nin tek başına geleceği dönemde AKP döneminin tüm vurgunların hesabı sorulacaktır. Sayın Başbakan nereye kaçarsa kaçsın, yakalayıp Türk Adaleti önüne çıkarmazsak namerdiz.

Meclisteki dokunulmazlık dosyalarına bakalım: Başbakan’ın üç dokunulmazlık dosyası var. 1. Kalpazanlık, 2. Evrakta Sahtekarlık, 3. Kalpazanlık ve evrakta sahtekarlık suçu işlemek için cürüm oluşturmak.

Bunlar sadece milletvekili olmadan önce bulunan dosyalar. Sayın Başbakanın mal beyanında ev görünmektedir. Üsküdar’da devamlı kaldığı evi ve şu an itibariyle Çamlıca’da aldığı 3 villası bulunmaktadır. Normalde siyasetçilerin bakmakla yükümlü olduğu kişilerde mal beyanı vermesi gerekirken, muhterem eşleri ve çocuklarına ait hiçbir bilgi yoktur. Yapanın yanına kar kalır sözü Türk milletinin geçmişten günümüze taşıdığı mistik bir tevekkülün ifadesidir. Ama sizi temin etmek istiyorum. Türkiye’yi soyanlardan, her kademede yolsuzluk ve vurgun düzeni oluşturanlardan hesap sormak Türk Milleti adına bizim namus borcumuzdur.”

“Açılım ABD Projesidir”

“Bildiğiniz gibi Sayın Başbakan kürt açılımı diye bir şeyden bahsedip, içeriğini sakladığı bir açılım paketi bulunmaktadır. Kürt açılımı diye başlayıp, demokratik açılıma dönüp şimdi de Milli Birlik projesi olarak devam etmektedir. Soruyorum ay geçmeden isim değiştiren, sahte isimlerle ortalıkta dolaştırılan bir projenin Türkiye’ye ne faydası olur? Açılımı iki olayla anlarsınız. Birincisi Habur’da yaşanan olaylardır. Ne olmuştu, teslim olmak için değil, adeta Türkiye’yi teslim almak için kahraman edasıyla devlet erkânının arasından geçip ülkeye girmeleri olmuştur. Bu bir ABD projesidir. Bunu biliniz. ABD’nin Kuzey Irak’tan çekilirken oradaki adamları Barzani ve Talabani’yi koruma projesidir. Taşeron ise Başbakan Erdoğan’dır.  

Sayın Başbakan, Başbakan olmadığı dönemde bu konuda ne düşünüyordu? İnternet kullanımı gelişti. 1991 Recep Tayip Erdoğan ve Kürt sorunu yazın bakın neler gelecek! O zaman kendisi Refah Partisi İl Başkanı, rapor hazırlamış. Necmettin Erbakan hocaya sunmuş.  Raporda şu ifade ediliyor. Doğu veya Güneydoğu sorunu olarak gösterilen sorun aslında bir Kürt kimlik sorunudur. Diyor ki, oralar tarihin en eski devirlerinden beri Kürdistan’dır. Buraya dikkat edin, diyor ki bölge bir yandan devlet terörü diğer yandan PKK terörü arasında sıkışıp kalmıştır. Yani devlet güçleri Erdoğan’a göre terördür. Ve Erdoğan daha da ilginçleşiyor ve diyor ki biz PKK terörünü kınadığımız kadar devlet terörünü de kınayalım. Devletle PKK çatışmasında devletin yanında yer almayalım. Ve sonrasında öneriler sunuyor. Kürt kimliğinin tanınması, anayasal düzende yapılması. İkincisi Kürtçe hem eğitim olsun hem öğretim olsun. Üçüncü bir önerisi ise Türkiye’de merkezi devlet düşünülmelidir. Yerel parlamentolar oluşturulmalıdır. Bakın PKK’nın isteklerine % 80’i birbiriyle örtüşüyor. Bir şey eksik, siyasi af yok burada. O zamanlar gündemde bu kadar ön planda değildi.

Diyebilirsiniz ki, Bölükbaşı haksızlık etme o zamanlar gençti, görüşleri şimdi değişmiş olamaz mı? Bakınız insanların sosyal hayat veya ekonomik kurallar açısından görüşleri değişebilir ama devletin ve milletin birliği konularında insanların görüşleri dönem dönem değişmez. Ki, Başbakan olduğu dönemde ortadadır. Şu anda 36 etnik gruba bölmeye çalışıyor. Ben Gürcüyüm, hanımım Arap diyor. Bizde diyoruz ki, insanların kimlikleriyle işimiz yoktur. Atatürk “Ne mutlu Türküm diyene” diyor. Ne mutlu Türk olana demiyor. İyi anlaşılması lazımdır.

Ve yeni bir şey ‘Türkiyelilik’ kavramı… Şimdi, Sayın Başbakanın tahsil durumunu bilmiyorum ama iktisat tahsili yapmıştı sanki. Eğer bir Almanya varsa orda yaşayan halkın adı Alman milletidir. Siz hiç Almanyalılık gibi garabet bir kavram duydunuz mu? Ama Sayın Başbakan bu tavrında ısrar ediyor. Ve bu süreçte söyledikleri İmralı canisinin söyledikleriyle örtüşmektedir. Sizi bir daha aldatıp yeniden iktidara gelirse bu söylemlerini de yapmaya da çalışacaktır. Başbakan’ın bu açılımı PKK’nın 26 yıldır silah zoruyla yapamadığını Başbakanın yasalara eliyle yapılmasına çalışılmasıdır. Sonuç olarak ta etnik temelde ayrışmasına çatıştırılmasına ve bölünmesine gidecek bir projedir. Ve Sayın Başbakan bize ne kadar kızarsa kızsın bunun adı da ihanettir. Karşılığı da yüce divan önünde hesap vermektir.

Yarın seçim sandığı önünüze geldiğinde nasıl bir Türkiye’de yaşamak istediğinizin hesabını yapıp vicdan muhasebesiyle oylarınızı kullanacağınıza eminiz. Bayburt benim ziyaret ettiğim 34. il. Her yerde gördüğüm coşkuyu burada da görüyorum. Milliyetçi Hareketi Türk Milleti benimsemiştir ve tek başına iktidara getirmek için kolları sıvamıştır. Tabii ki takdir sizindir değerli Bayburtlular, ülke sizindir, karar da sizindir. Bizim amacımız geleceğinizden hiç şüphe duymayacağınız adımları atmanızdır. MHP devlet geleneklerine bağlı, bin yıllık kardeşlik hukukunu her türlü siyasi düşüncenin önünde tutan, birleştirici, bütünleştirici, kaynaştırıcı anlayışla, her alanda yetişmiş değerli kadrolarla, Türkiye yönetimine taliptir. Türkiye Sayın Devlet Bahçeli’nin Başbakanlığını görme yolundaki son viraja girmiştir. Her alanda yapılan çalışmalarla Türkiye’yi yeniden onarıp, yıkım projelerinden kurtarmak için bu kaçınılmaz olmuştur.”



























“Başbakan bir akvaryum siyasetçisidir”

“Bu PKK açılımı henüz uygulama aşamasına gelinmemesine rağmen çok büyük yaralar açmıştır. İnsanlar birbirlerinin etnik kökenini merak etmeye başlamıştır. Türkiye’ye etnik fitne girmiştir. Bu gidişat önlenemezse Türkiye’yi bekleyen etnik temellerin ayrışma bir çatışma ve bölünme sürecidir. Adalet ve Kalkınma Partisi sizlerden yeniden bir yetki almaya muvaffak olursa karşınıza çıkaracağı senaryo budur. Burada tabi Türk Milleti sabırla imtihandan geçmektedir. Şunu unutmayın, ya bu ihanet cephesi Türk Milletinin birlikte yaşama azmini kıracak ya da biz bu ihaneti boşa çıkarıp bu ihanetin bedelini ödeteceğiz. Sayın Başbakan demektedir ki, ne pahasına olursa olsun bu süreci sonuna kadar götüreceğim. Bunun içinde ödenecek bedel varsa ödeyeceğim demektedir. Sayın Başbakanın bedel ödemekten bahsetmesini biraz tebessümle karşılamak lazım. Çünkü Sayın Başbakan bedel ödemenin ne olduğunu bilmez. Hayatında siyaseti hep tatlı sularda yapmıştır. Bu anlamda bir akvaryum siyasetçisidir. Bir şiir okudu diye Pınarhisar’da butik tutuk evi diyebileceğimiz yerde kısa bir süre kalmıştır. Ama Milliyetçi Hareket bedel ödemenin ne olduğunu çok iyi bilir. Ve 41 yıllık şerefli mücadele tarihi de buna şahittir.”

“Anadolu Türk Milleti’nin son vatanıdır”

“Herkes şunu çok iyi bilmelidir ki, Milliyetçi Hareket Türkiye için, Türk Milletinin birliği ve kardeşliği için vardır. Ve bu son direnç kalesi olan Milliyetçi Hareket düşmeden, bu ihanet projesinin sonuca ulaşması mümkün değildir. Sayın Başbakan şunu çok iyi bilsin, kuşatma ne kadar ağır olursa olsun bu kale düşmeyecektir. Milliyetçi Hareket ödenecek bir bedel varsa bunu gönül rahatlığı ve huzuru içinde ödemeye hazırdır. Biz bu ihaneti her şart altında boşa çıkaracağız.

Şu an tün senaryolar Ülkücü gençliği sokak çatışmasına sürüklemek. Ne yaparlarsa yapsınlar bizim gençlerimizi sokağa çekmeyi başaramayacaklar. Bizim ülkücü gençliğe yakında MHP’nin tek başına iktidarında Türkiye’yi yönetmek için Ankara’da ihtiyacımız vardır. Herkes ayağını denk almalıdır. Türk Milliyetçilerinin sabrıyla oynanmamalıdır. Sayın Genel Başkanımızın bir sözünü hatırlatmak istiyorum. “Anadolu Türk Milleti’nin son vatanıdır. Bizim gidecek başka bir yerimiz yoktur, başka bir yer de gelecek projemiz, hesabımız ve gitmeye niyetimiz yoktur. Milliyetçi Hareket var olduğu sürece büyük Türk Milleti ebedi vatanın da sonsuza kadar kardeşliğini koruyarak yaşayacaktır. Ve şerefli Türk Bayrağı hain ellerin uzanamayacağı yükseklerde ebediyen dalgalanacaktır. Herkes şunu iyi bilsin ki, eğer kader anı gelirse, Türk Milleti’nin varlığına ölümcül bir tehdit gelirse, bayrağın indiği yerde maldan da, mülkten de, candan da vazgeçeriz. O bakımdan o kader anı geldiğinde söyleyeceğimiz söz “ya devlet başa ya kuzgun leşe” olacaktır. Herkes hesabını çok iyi yapsın ve şunu çok iyi bilsin, tarih henüz nihai hükmünü vermemiştir, Türk Milliyetçileri henüz son sözünü söylememiştir. Bin yıllık kardeşliği yaşa ve yaşat, sonsuza kadar var ol Türkiye, Ne mutlu Türküm diyene!”
 
Yorumlar (18)add comment

Saim diyor ki:

Ben DSP'liyim bize solcu diyenler ve mhp'yi bizimle koalisyon yapmakla suçlayanlara soruyorum, tayip erdoğan Türk milliyetçisimidir? O milliyetçi, DSP solcu öyle mi! uyanın değerli hemşerilerim uyanın...
21 Mart 2010

tufan diyor ki:

KRAL adlı yorumcuya cevaptır

söz konusu terminalin çatısından şıp şıp su akıyor. Hani övünülen şey ne durumda bir gidip baksanız. İkinci olarak eski terminal halin yerine yapılan toki değerinin 4*5 katı düşük fiyata tokiye peşkeş çekilmiş. Söz konusu terminal daha uygun yerler varken saçma bir yere yapılmış ve yapılan terminalde hiçbir işlevselliği olmadığı apaçıktır. Milletin gözü kör değil üniversite gelmiş hayvan desteği alınmış? Peki üniversiteye kayıt yapmaya gelipte barınma problemleri yüzünden okulu bırakıp giden kaç öğrenci var biliyormusunuz. Alt yapısı hazırlanmadan damdan düşer gibi icraat yaparak bu memlekete güzel şeyler yapıldı diye övünmeyin. yaptıgınız işi önce tam yapmayı öğrenin. hayvancılık ise tam bir muamma. O kadar destek alınmışsa nerede bu hayvanlar neden süt fiyatı habire artıyor. Arz miktarı artmıyor ise akla gelen tek şey NEREDE BU İNEKLER _?
19 Mart 2010

Kral diyor ki:

MHP VARKEN BAYBURTUN HALİNİDE GÖRDÜK BÖLÜKBAŞI ÜNİVERSİTEYİ DAHİ GETİRMEDİNİZ... HAYVANCILIK KONUSUNDA TEK BİR ADIM ATILMADI.... BU GÜN ÜLKEDE ÇOK ŞEY DEĞİŞTİ..... HASTANELERDE KUYRUK KALMADI.... OKULLAR HASTANELER YAPILDI.... BAYBURT YENİ OTOGARA KAVUŞTU... MHP NASIL TEK BAŞINA İKTİDAR OLACAK?
17 Mart 2010

Kral diyor ki:

BİZLER KÖR DEĞİLİZ... AMA GERÇEGİ GÖRECEK KADAR AKILLIYIZ ŞÜKÜRLER OLSUN...
17 Mart 2010

Alp diyor ki:

MHP 1999 Seçimlerinde solcularla koalisyon kurup bu ülkenin yönetiminde bulunmadı mı? Soruyorum vatan sevmek sadece gidip Allahın dağların da nöbet tutmakmı.... Ülke bankaları vurgunlanırken sesini çıkartmamamk mı! sus pus tamam efendim buyurun efendim dediği günleri ne çabuk unuttunuz... Mhp baştayken bayburta yapılan yatırımlar ortadadır... Bu gün bayburtta hayvancılık ileri düzeyde gelişmiştir.... Bayburta bir üniversite gelmiştir....Mhp liler halen bir şeyleri söyler durur ülke fakirliğe gidiyormuş. Sizin zamanınızda ülke sanki karnı toktu... Devlet milletini yükselmesi için vardır... Millet mutluysa devlette mutlu olur.. Kömür, yiyecek yardımları bunları devlet yapmak zorunda... Seçim malzemesi diye atıfta bulunmayın....ne diyelim devam mhp..
17 Mart 2010

ali cicekcioğlu diyor ki:

deniz beye canı gonulden teşekkürler, takıldıgım bır nokta var, dün mhp den istifa edip alehte calışanlar protokollardalar neden acaba
15 Mart 2010

tufan diyor ki:

Yorumlara bakılırsa Sayın Bölükbaşı bir kısmın gücüne gidecek DOĞRULARDAN bahsetmiş. Elbette doğru söyleyen sevilmez, önce köy sonra il, sonrasındada ülke dışına gönderilir insanları uyandırıpta ne halde olduklarının farkına varılmaması için. Hani KÜRT AÇILIMI ne oldu neden devam etmiyor yada EDEMİYOR. AKP zihniyetinin hangi konuda samimi olduğunu gördünüzki bu konudada şovanist pozisyonlar sergilemekten başka ne yapabildiki. Şu konuda haklarını kendilerine vermek gerek sözde açılım projesi ile bir tek şey başardılar o da İNSANLARIMIZI SAF yani TARAFLARA böldüler. Sen şucusun ben bucuyum gibisinden. Sayın Bölükbaşı'nın üzerinde durduğu şu nokta unutulmasın AKP iktidara gediğinden bu yana Birçok insanımıza ekmek kapısı olacak BÜYÜK FABRIKALAR veya binlerce dönüm tarım arazisinin ve ülkemizin artan elektrik ihtiyacı için BARAJLAR açılışı yapabildimi? HAYIR
bunları yapmak bir yana kalsın TELEKOMU lübnanlılara TEKEL in içki bölümünü kendi yandaşlarına PEŞKEŞ çektiler .
Telekomun 2 yıllık net geliri Lübnanlı şirketin özelleştirme idaresine olan borcunu zaten ödedi. Adamlar artık telekoma yatırım yapmıyorlar sadece Televizyonlarda dakikalarca reklam yayınlatıp müşteri sayısını artırıyorlar herhangi bir ALTYAPI iyiyleştirmesi yada ilerleme yok. Bakalım benim yazdıklarım doğrumu değilmi bir kısım insanın rahatını bozup bozmadığına göre anlamış olacağız.
SAYGI ve SEVGI HAK EDENLERIN UZERINE OLSUN
15 Mart 2010

öz bayburtlu diyor ki:

kasım isimli arkadaşa bende soruyorum, akp, abd ırak ve afganistanda müslümanları katlederken ses çıkarmış mıdır? hani haksızlık karşısında susan dilsiz şeytandı! pergamberimize hakareti demokratik eylem olarak yorumlayan rasmusseni nato genel sekreteri kimler yaptı? ergenekon diye herkesi içeri atan zihniyet pkk'lıların ayağına haburda savcı göndermedi mi? açılım üzerine açılım yapan bu parti, Türklük için neden kılını kıpırdat madı? barzaniyle kardeş olan akp Türkmenlere neden sahip çıkmadı? filistin için israile şov amaçlı van minut diyen başbakan uygur Türklerini katleden çin'e neden ses çıkarmadı? Türküm diyemeyen bir başbakandan zaten Türk için birşey yapmasını beklemek saflık olur ama biz bayburtlular Türküm demeyi onur olarak görenlerdeniz bu böyle biline.
15 Mart 2010

has bayburt diyor ki:

orjinal bayburtlu, geldiğinden beri akp neyi büyütmüş? sadece ve sedace gemiciklerini büyütmüşler, başkada yaptıkları birşey yoktur.
15 Mart 2010

Cemil diyor ki:

Efendim Bu güzel sayfalara yorum ve düsünceleri ifade etme firsati ; taraf karsi taraf cekismesi icin herhalde verilmedi diye düsünüyorum. Eger bilgi dagarciginizda ilmi siyasi gerceklere dayanan bilginiz var ise ortaya cikar anlatirsiniz .
Yoksa anlamsiz inat ve yalan,a dayali savunma pislolojileri artik günümüzde tutmuyor ,cünkü her istediginizi aninda internet ortaminda resmi belgelerle bulmak mümkün.
Örnek TBMM arsivinden caninin idam kanunu kaldiran 38.maddenin altinda kimin ve kimlerin imzasi var?
www.tuik.gov.tr den TC. Devletinin kurulusundan 2002 tarihine ve 2002 den 2010 kadar olan borc miktarini
canilerin yurda giris ve ayaklanma provasini kimler hazirladi
anlasma geregi YÖK 17 maddesindeki degisikligi U dönüsü yapip sermayeyi tüketmemek icin kim cikarmadi
ermeni anlasma metnine kim imza koydu Arkalarinda kimler poz verdi
Herhalde anlasilmistir bu vesileile
Sayin Deniz Bölükbasi,nin söylediklerine katilmamak mümkün degil.
Yoksa kirk yil önceki Bayburt Ptt.sinden ist.ile telefon görüsme kaydi yapdirip sansin var ise aksama görüsmeye benzer. Saygilarimla Cemil Stuttgart.
Not: klaviye hatasindan dolayi özür dilerim.
15 Mart 2010

bahattin diyor ki:

"Adının Öyküsü

Babası Osman Bölükbaşı, oğlu 21 günlükken İnönü ve Bayara suikasttan, gizli örgüt suçlamasıyla haksız yere hapse atıldı. Götürülürken oğlunun yanına gelip; "Oğlum Deniz, baban gidiyor, belki gelmez. Bu memleketin pisliğini az su temizlemez diye adını Deniz koydum. Ben gelemezsem sen temizle" demiş.

1 Mart Tezkereleri

Türkiye Cumhuriyeti Dışişleri Bakanlığı tarafından, 1 Mart Tezkeresi öncesi görüşmelerin diplomasi ayağına başkanlık etmesi için görevlendirilmiştir. ABD heyetinin: Kuzey Iraka geçecek Türk Özel Timi mensuplarının, PKK/KADEK mensuplarıyla karşılaşmaları halinde, ancak meşru müdafaa halinde silah kullanabilecekleri yazıyordu. Bölükbaşı, bundan sonra masada yaşananları şöyle anlattı: "Görüşme bitmiştir. Size iyi şanslar dilerim. Bunu Barzani bile söyleyemezdi. Bunu getirmiş olmanız ilerde sizin açınızdan büyük bir tarihi hata olarak hatırlanacaktır. Bunun üzerine dışarı çıktılar. Birkaç saat sonra gelip bu kağıdı yok farz etmemizi söylediler. Onlara yeni bir metin verdik: Türk birlikleri Türk komutası altında olacaktır ve PKK ile mücadelede serbest olacaktır." diyerek masadan kalkmış ve ABD heyetine geri adım attırmıştır.

Görüşmelerdeki tutumu dolayısıyla, ABD yetkilileri tarafından görevden alınması talep edilmiş, ancak dere geçerken at değiştirilmez anlayışına uygun olarak, ABD yetkililerinin isteği hayat bulmamıştır.

Görüşmeler sonucunda üzerinde anlaşma sağlanan tezkere, Türk Silahlı Kuvvetleri tarafından da beğeniyle karşılanacak kadar başarılıdır."

evet Amerika'nın "derhal bu kişiyi görevden alın" diyeceği kadar başarılı bir kariyere sahipse bir kişi, bugün iktidarı temsil eden zihniyet ve şakşakçıları tarafından söyledikleri boş sayılabilir.
14 Mart 2010

necip diyor ki:

başörtüsü olayında MHP üstüne düşen görevi fazlasıyla yapmıştır. ama başörtüsünden siyasi rant elde edenler yök maddesini değiştirip sorunu tam anlamıyla kökünden yok etmek yerine, biz yaptık yine saymadılar türünden dünyada en güzel oynadıkları oyun türünü yeniden sergilediler: adı mağduriyet. ergenekon dosyasımı asrın dosyası, desene bu asır çökmüş. yeter artık mağduriyet, biraz ciddiyet...
14 Mart 2010

orjinal bayburtlu diyor ki:

arkadaşlarım gelin boş laflarla zaman geçirmeyinde hepiniz akp ye oy verinde gerçek vatanperver nasıl olur gösterin insanlara. ÇÜNKÜ ÜLKEYİ KÜÇÜLTMEK DEĞİL ÜLKEYİ BÜYÜTMEK HAKİKİLİKTİR
14 Mart 2010

Kasım diyor ki:

Asrın olayı Ergenekon ve Cunta deşifrelerinden hiç bahsetmiyor, Sayın bölükbaşı.
Dönüp dönüp aynı şeyleri tekrar edip duruyor. Ülke ve milletin kronikleşmiş meselelerine bir tane çözüm önerisi sunmuyor.
Birkaç gün önce de gazetelerde "Rejim tehlikeye gidiyor" benzeri beyanatları vardı. Hangi rejim, kimin rejimi tehlikede? Pardon Bölükbaşı CHP'ye geçti de biz mi duymadık. Bir pardon daha… Milletin evlatlarının kronikleşen başörtüsü meselesini çözer görünüp aslında hükümete tuzak kurduk diyen Deniz Bölükbaşı değimliydi bu?
Bu yorumu yazarken Güneydoğudan yine şehit haberi geliyordu. Bu gençlerin kanının durdurulması için hangi projeyi sunuyor?
Yine bu yorumu yazarken Olimpiyat sıtadında Diyarbakır maçında seyirciler tahrik ediliyor ve olaylar çıkıyordu. Bu tehlikeli gidişe karşı bir proje sunuluyor mu?
Bayburtlu laf üretenle iş yapanı ayırt edecek kadar feraset sahibidir…
Deniz Bölükbaşına ve onun gibi düşünenlere son bir soru:
Açılımlar ABD projesi olduğunu söylüyor sayın Bölükbaşı. Peki Apo’nun idam hükmünü infazı için meclise dahi getirmeyip, dosyasını sümel altı edip bekletmek, ona “ada” tahsis etmek kimin projesi idi?
Kendinizi akıllı Milleti aptal sanıp boş nutuklar atmayın. Gülünç oluyorsunuz…Kendinizin bile inanmadığı şeylere milletin ekseriyetini inandıracağınızı sanıyorsanız aldanırsınız. Milletin kronikleşmiş meselelerinin çözümüne omuz verirseniz daha inandırıcı olur ve karşılığını milletten oy alarak alırsınız Yoksa babanızın vecizelerini tekrarlar durursunuz. Benden söylemesi.
14 Mart 2010

naci kurt diyor ki:

Evet Bayburtlu hemşerilerim herkes sayın bölükbaşının söylediklerini iyi okumalı ve milletimizi bu durumdan kurtarmalıdır.. Geldiğinden beri Türk için hiçbirşey yapmayan iktidara bayburtun Türk evlatları gereken dersi vermelidir.
14 Mart 2010

gulsen diyor ki:

şu lafı çok yerinde, "kayıkçı bir babanın oğlu olmaktan, gemi sahibi çocukların babası olmak". gerçekten üzerinde çok çok düşünülmesi gereken bir söz.
14 Mart 2010

muhammet diyor ki:

ülke gerçeklerini anlatmış hepsi de yerinde ama kime anlatacan ki, yiyenler ordusuna mı...
13 Mart 2010

bülent diyor ki:

evet sayın bölükbaşı iyi demiş. ne var ne yok hepsini soyun çünkü bu sizin son demleriniz. sonrasındamı ne var, yüce divan...
13 Mart 2010

Yorum yazın.
Yazı alanını daraltın | Yazı alanını genişletin

busy
Son Güncelleme ( Cumartesi, 13 Mart 2010 15:13 )  

Sponsor

Haber Arama

AddThis Social Bookmark Button

Bülten Üyeliği

İstatistikler

İçerik Tıklama Görünümü : 3076301

Politika Özel

 

24. Dönem Bayburt Milletvekili Bünyamin Özbek

24’üncü  Dönem Türkiye Büyük Millet Meclisi’nde (TBMM) Bayburt’u temsil edece...

 

Seçim sürecinde en çok ‘o’ konuşulmuştu ama…

Milliyetçi Hareket Partisi (MHP) Bayburt Milletvekili Adayı Yard. Doç. Dr. Şeref Oruç...

 

TBMM, 90 yasinda

Türkiye Büyük Millet Meclisi (TBMM), 90. yıl etkinlikleri için hazırlıklarını sü...

 

Muhsin Yazıcıoğlu

Yazıcıoğlu, ilk ve orta öğrenimini Şarkışla'da, üniversite eğitimini Ankara Üni...

 

Bayburt, hangi partiye hangi mesajı verdi?

Tüm Türkiye 29 Mart yerel seçimlerinden çıkan tabloları konuşuyor. Belediye Başkan...

 

Seçim iptal olursa yenisi 7 Haziran'da

Yüksek Seçim Kurulu (YSK), yerel seçimlerin herhangi bir yerde ''seçim işlemleri nede...

 

Partilerin oy pusulalarındaki yerleri belli oldu

Siyasi partilerin, 29 Mart 2009 Pazar günü yapılacak yerel seçimde kullanılacak birle...

 

Seçmen listeleri askıdan indirildi

29 Mart 2009'da yapılacak yerel seçimler için askıya çıkartılan seçmen listeleri, ...

Online Kişi Sayısı

Şuanda 268 konuk çevrimiçi

Bizi Yazanlar

Bizi Yazanlar

Anket

Göç ederek gurbete çıkanlar, sıla hasretini nasıl giderebilir?