Milliyetçi Hareket Partisi Genel Başkan Yardımcı ve MHP Milletvekili Deniz Bölükbaşı Bayburt’a gelerek bir dizi ziyaretlerde bulundu. Arpalı Beldesinin ardından Bayburt Gazeteciler Cemiyeti’ni de ziyaret eden Bölükbaşı, burada bazı açıklamalarda bulundu. “Türkiye her yönüyle kötü bir gidişatla yüz yüzedir” diyen Bölükbaşı, bunun göstergeleri olarak Türkiye’de her alanda eş zamanlı olarak yaşanan krizleri gösterdi. Bölükbaşı, açıklamalarında şu ifadelere yer verdi:
“Erdoğan ve arkadaşları için oyun bitmiştir”
“Siyasi, hukuki ve ahlaki meşruiyetini kaybetmiş AKP hükümetinin iktidarda tutunabilmek için sergilediği son çırpınışlar ve hezeyanlardır. Türkiye’de bugün siyasetten ekonomiye, güvenlikten dış politikaya her alanda çok ciddi sonuçlar doğuracak krizler yaşanmaktadır. Bu krizlerin bir sorumlusu aranacaksa bu da Türkiye’yi 8 yıla yakın bir süredir ülkeyi tek başına yöneten AKP Hükümeti ve Başbakan Erdoğan’dır. Erdoğan ve arkadaşları gitmekte olduklarını görüyorlar. Erdoğan ve arkadaşları için oyun bitmiştir. Ama son bir gayret Türk Milletini bir kez daha aldatma yolu bulabilir miyiz, acaba ordu veya yargı senaryolarıyla Türk Milletinin merhamet duygularına son bir kez daha sığınabilir miyiz telaşı içerisinde hezeyandan hezeyana koşan bir Başbakan var karşımızda.”
“Hanedanlığın biteceği için endişe etmemektedir”
“Başbakan’ın istediği açıktır, başbakan noter gibi çalışan bir parlemento, kurşun asker milletvekilleri, güdümlü yargı, korkutulmuş ve sindirilmiş toplum ve satın alınmış baskı altında tutulmuş bir basın istiyor. 7.5 yılı geride bıraktığımız bu soygun ve vurgun düzeni artık sona ermektedir. Türk milleti bu yıl içinde seçim sandığı önüne geldiği zaman evet AKP’den bir hesap soracaklardır. MHP tek başına iktidar hedefiyle çalışmalarını sürdürmektedir. Türk milletinin yapacağı siyasi bir hesap sormaktır. Bizimde yapacağımız Türkiye’ye büyük kötülükler yapan bu kadrolardan adalet önünde hesap sorulmasını sağlamaktır. Sayın Başbakan sadece iktidardan uzaklaşacağı ve bu hanedanlığın biteceği için endişe etmemektedir. Sayın Başbakan ve arkadaşları çok uzun sürecek hesap verme dönemini hesaplamaktadır.”
“Seçim tarihi: 7 Kasım 2010”
“Kasım ayında seçim sandığı Türk milletinin önüne geliyor. 7 Kasım 2010 Pazar günü. Bu bir iddia değil, yaşayarak göreceğiz.
AKP döneminde Türkiye her alanda zemin kayması yaşamıştır. Hayali bir başarı hikayesini Türk milletine başarı olarak anlatan Başbakan Erdoğan, bu sözde başarılı dış politika sonrası geldiğimiz bu noktayı herhalde Türk milletine bir şekilde özür dileyerek ifade edecektir. Cumhurbaşkanı Abdullah Gül’ün maç vesilesiyle Erivan’a Ermenilerin ayağına gitmesiyle başlayan süreç sonunda AKP Hükümeti Türkiye’nin toprak bütünlüğünü vazgeçmeyen Anayasası ve bağımsızlık bildirgesinde Doğu Anadolu topraklarına Batı Ermenistan diyen, 1915 soykırım yalanını uluslar arası planda değişmez bir devlet politikası haline anayasa hükmüyle getiren ve Ağrı Dağı’na Ermenistan’ın resmi devlet amblemi olarak sahip çıkan bir zihniyetle o protokolleri imzalamışlardır.
35 yıllık dış politika tecrübem var. Ermenistan’la ilk görüşmeleri yürüten büyükelçiyim. Ama AKP hükümeti Amerika’ya şirin görüneceğim, Avrupa Birliği taleplerini karşılayacağım anlayışıyla bu protokolleri imzalamışlardır. Bunun karşılığını gördüler, Amerika soykırımdır dedi. Dünde İsveç parlemetosu bunu söyledi. İsveç kararının daha ilginç bir yönü var. Biz o karara göre Osmanlı coğrafyasında yaşayan herkesi katletmişiz. Tabi burada yapılması gereken Başbakan Erdoğan’ın bu ucuz kahramanlıklardan vazgeçmesidir. Büyükelçiyi çağırsan ne olur, çağırmasan ne! 15 gün sonra geri gönderecektir. Ama Türkiye’yi bu kadar hayasız bir suçlamaya muhatap kılma cüretini gösteren ülkelere karşı yapılması gereken işler vardır. Bunlardan birincisi Ermenistan’ın peşinden koşmaktan sayın Başbakan vazgeçmelidir. Bu protokolleri Sayın Genel Başkanımızın dediği gibi derhal çekmelidir. Amerika ile ilişkileri gerçek anlamda dostça müttefikler arasındaki ilişki düzeyine getirmektir. Amerika’da yok ise bu safhada Türkiye’de bazı konularda Amerika’nın taşeronluğunu yapmaktan vazgeçmesi gerekir. Ama bunları bizim Başbakandan bekleyemezsiniz. Çünkü Başbakan ve arkadaşları Amerika’ya göbeğinden bağlıdır. Göreceksiniz 15 gün sonra büyükelçi görevine dönecektir. Tabi dış politikada kaybedilen zeminin telafisi de AKP’nin bu yıl içerisinde yapılacak olan seçimlerde millet iradesiyle siyasi tavsiyesi sonrası yapılacak işlerdir. Bu işlerde MHP kadrolarının işidir.”
EDİTÖR: Milliyetçi Hareket Partisi Genel Başkan Yardımcı ve MHP Milletvekili Deniz Bölükbaşı daha sonra Halk Eğitim Merkezi'ne geçerek "Türkiye" başlıklı bir konferans verdi. Ayrıntılar gün içinde bu adreste olacak...

- DSP Merkez İlçe Başkanını seçti
- Türker: “Düne kadar CHP’ye kiralık yer verilmiyordu”
- Öymen: “AKP yaklaşan seçimde gidicidir''
- Berhan Şimşek: “CHP Bayburt’ta köklerine dönüyor"
- Bölükbaşı: "Harmanınız bol, deniniz az çıktı!”








