Saadet Partisi Genel Başkan Yardımcısı ve Eski Devlet Bakanı Dr. Ahmet Demircan, partisinin Bayburt İl Başkanlığı tarafından düzenlenen konferansa katılmak üzere Bayburt’taydı. Halk Eğitim Merkezi’nde gerçekleşen konferansta konuşan Dr. Ahmet Demircan, Türkiye’nin gündemine gerilimin hakim olduğunu ve iktidar partisinin bu gerilimden beslendiğini söyledi. Darbe ve darbeci söylentilerine de değinen Demircan, “darbeye teşebbüs edebileceği söylenen kişiler tutuklanıyor ama darbe yapmış olanlar elini kolunu sallayarak geziyor.” Dedi.
Hakimler ve Savcılar Yüksek Kurulu’nun (HSYK), Erzurum’daki özel yetkili savcıların yetkilerinin kaldırması konusuna da değinen Dr. Ahmet Demircan, hükümetin, HSYK’nın aldığı karardan şikayetçi olmasının kabul edilemez olduğunu belirterek, şunları söyledi: “Hakimler ve Savcılar Yüksek Kurulu olağanüstü bir gündemle toplandı. Olağanüstü gündemle toplanmak ne demek, konusu belli olan demektir. Bu toplantıya Adalet Bakanlığı Müsteşarı, tabii üye olduğu için katılmadı mı? Katıldı. Konuyu bilmiyor muydu, biliyordu. Ne yaptı, toplantıya katıldı. Sen müsteşarını konuyu bile bile bu toplantıya göndereceksin, sonra da kalkıp kurulun aldığı karardan dert yanacaksın, mağdur ve mazlum edebiyatı yapacaksın, milleti aldatmak için timsah gözyaşları dökeceksin. Çünkü seçim yaklaşıyor, mağduru oynayacaksın ki, halktan daha fazla oy alasın. Biz her şeyde kitabın ortasından konuşacağız. Hükümetin yaptığı doğruya doğru yanlışa yanlış diyeceğiz. Şuanda hükümet, beni seçmezseniz CHP geliyor, CHP’de laiklik elden gidiyor diyerek geçiniyor. Ama artık bu milletin karnı bu tür laflara tok. Çünkü 8 yıldır aynı edebiyatı tutturdunuz, hiçbir şey de yapmadınız.”


Türkiye’nin ekonomi politikalarını da değerlendiren Demircan, iktidarın, bu konuda da başarılı olamadığını söyledi:
“Bu güne kadar her şeyi özelleştirdiler. Özelleştirilecek bir şey kalmadı, şimdi İstanbul’da itfaiyeyi özelleştiriyorlar. Devletin elindeki bütün her şeyi sattılar, adı da özelleştirme. Allah aşkına Telekom ile kim rekabet ediyordu da sattın. Bu özelleştirme midir, hayır, düpedüz satmaktır. Milli Görüş’ün başlattığı ağır sanayi hamleleri devam ettirilseydi bugün Türkiye en az Fransa kadar güçlü olurdu. O zaman ABD Irak’a girebilir miydi? Hayır. Az kaldı 1 Mart tezkeresiyle topraklarımız ABD askerlerine kışla oluyordu. Meclis bu tezkereyi kabul etmedi ama hükümet limanlarımızı, havaalanlarımızı ve hava sahamızı ABD’ye açtı. Bizim havaalanlarımızdan kalkan uçaklar Irak’lıların üstüne bomba yağdırdı, gül atmadı. Bu ülke sahipsiz değil. Bu onursuzluğu söyleyeceğiz, kitabın ortasından konuşacağız. Tarıma bakın, çiftçilere üretmeden destek veriliyor. Et fiyatlarına bakın dünyanın en pahalı etini biz tüketiyoruz. Türkiye’de 8 yıllık AKP hükümeti döneminde dolar milyarderleri 5 den 35’e nasıl çıktı biliyor musunuz, devlet vergi alması gereken kişilerden vergi almayıp onlardan faizle borç para aldı da onun için dolar milyarderleri türedi.”

tufan
diyor ki:
| Mağdurları oynamak o kadar fazla oy almalarını sağladı ki bir türlü bu aciz durumdan kurtulamıyorlar. Neticede haklılarda onların gözünden bakınca. Memlekette düzgün ve yapıcı ağzı laf yapan muhalefet olmayınca mağduru oynamak çok şey kazandırıyor AKP ye. Asıl mağdur aslında 2kilo bulgura oyunu geleceğini satanlar . Birde mağdur olduklarının farkında olsalar ve de verdikleri düşüncesizce oylar yüzünden bizleride mağdur duruma sürüklediklerini. |
EMANET
diyor ki:
|
~~~~~~~~GÜNDEMDEN SEÇME YAZILAR~~~~~~~~~~~~ ENFLASYON ve SİMİT Evdeki hesap çarşıya uymadı. Enflasyon hortladı. Yüzde 10 çıktı. Memur işçi emekliye yapılan zamlar eridi uçtu. Zam yapılırken Ak Parti’nin övündüğü enflasyonun tek rakamlı hanelerde olmasıydı. Ama ilk kez 14 ay sonra enflasyon yünde onlara dayandı. Eee ne oldu? İşçi memur emekliye verilen zamlar daha cebe girmeden eridi uçtu. Enflasyon patladı. Sendikalar tek, tek açıklama yapmaya başladı. Memur-Sen, “Kamu görevlileri enflasyon karşısında mağdur oldu” derken, KESK ise “Mutfaktaki enflasyon çok daha fazla iyileştirme şart” dedi. İşçi, memur, emekliye yapılan zamlara çay-simit damgasını vurmuştu. Ama zam enflasyona yenik düştü eridi gitti. Kısaca memur, işçi, emekliye verilen cüzi zamlar enflasyonun hortlamasıyla uçtu. Şimdi işçi, memur, emekli “Zam” diyor. Asrın sihirbazı David Copperfield bu zam olayını duysa şaşırır vallahi. Al memur, işçi, emekli kardeş zammı koy cebine. Abra kadabra yüzde 10 enflasyon. Hoooop Cebine şimdi bak. Uçtu... Zam nerde? “Yok.” Bak! Memur, işçi emekli kahvaltı sofrası ekmek zeytin peynir domates. Hooop abra kadavra yüzde 10 enflasyon. Ne kaldı. Peynir ekmek. Zeytin domates nerde uçtu. Zaten, zam dediğin ne ki? Kuş misali uçar gider... Bütçe görüşmelerinde CHP’yle AKP arasında “Çay-Simit” tartışması çıkmıştı. “Her gün simit yesek bile ayda 900 liraya mal oluyor” diyen İlhan Kesici’ye Başbakan Yardımcısı Cemil Çiçek de “Simit Dünyası’nda 450 liraya çıkıyor” yanıtını vermişti. Enflasyon yüzde 10. Zam eridi. Geçim derdinde boğulan işçi, memur ve emekli yaşamak için çayı unuttu simit lazım. Ama. Can simidi can,can... Bengüç Özerdem *** EMANET |
EMANET
diyor ki:
|
~~~~~~~~~ GÜNDEMDEN SEÇME YAZLAR ~~~~~~~~~~ FELAKETİN EŞİĞİ Hukukumuz sizlere ömür. Huzurumuz darağacında. Birlik ve bütünlüğümüz can çekişiyor. Asker ve sivil harbinde, tüm zamanların rövanşını alanlar, ülkenin geleceğini de alıyorlar. Bağımsız gazetecilik sizlere ömür. Türkiye'de yazılmayanları, yabancı medya yazıyor. The Times, "Türkiye felaketin eşiğinde" diyor. Bizlere tehlikeyi işaret ediyor. Hayırlara vesile olsun! *** Telefonlarımız dinleniyor. Kimsenin kimseye güveni kalmadı. Gençliğin başında duman. Uyuşturucu her yanımızı sarmış. Havada kan kokusu var. Merhamet devri bitti, köstebek devri başladı. Avrupa ve Amerika kına yakıyor ellerine. Hayırlara vesile olsun! *** Ankara'da yediğini ülkenin her yanına kusanlar, üstelik nefretlerini de kusuyorlar. Söylemlerin kanı bozuk. Vatandaş korku tünelinde kendisini saklıyor, fişlenmemek için. Cümle alem birbirine dargın. Dosyalar konuşuyor artık, bıçaklar, silahlar. Diller küfür kıyamet. Ayıp olan şeyler ayıp değil. Hayırlara vesile olsun. *** Ülke yanıyor. İşçiler, memurlar, öğretmenler çaresizliğe ekmek banıyor. Gençlik; hayatı Recep İvedik filmini izlemek sanıyor. Sadece Allah'a güveniyor insanlar. Ne askere güveniyor, ne politikacıya. Ülkede bir işgal havası. Ya suskunluk patlayacak, ya silahlar! Garip bir durum, dört yanımız uçurum. Hayırlara vesile olsun! *** Düşünüyorum da... Donuk gözlerle seyrettiğimiz bu film ne zaman bitecek? Bütün ışıklar söndükten sonra mı? ~ Hakkı Yalçın *** EMANET |
- Berhan Şimşek: “CHP Bayburt’ta köklerine dönüyor"
- Bölükbaşı: "Harmanınız bol, deniniz az çıktı!”
- “7 Kasım 2010’da seçim var”
- AK Parti Kadın Kolları 8 Mart'ı kutladı
- AK Parti İl Danışma Meclisi’nden notlar…








