BBP Merkez İlçe Başkanı Turgut Çalışkan

Büyük Birlik Partisi Bayburt Merkez İlçe kongresi gerçekleşti.

BBP Merkez İlçe Başkanı Turgut Çalışkan
Bayburt Postası - Tek listeli kongrede başkanlığa Turgut Çalışkan seçildi. Geçtiğimiz aylarda il başkanlığına atanan Mehmet Cihat Eryılmaz ile Bayburt’ta yeniden yapılanan Büyük Birlik Partisi 10. olağan ilçe kongresini gerçekleştirdi.

Genel Başkan yardımcısı Ünsal Karabulut'un katılımıyla gerçekleşen kongrede ilçe başkanlığına Turgut Çalışkan seçildi. Seçime  tek aday olarak giren Çalışkan, delegelerin tamamının oyunu alarak Büyük Birlik Partisi Bayburt İlçe başkanı oldu. Çalışkan’ın başkanlığında oluşan yönetim kurulunda Ömer Yılmaz, Serkan Akçakaya, Yasin Göktaş, Ali Palabıyık isimleri görev aldı.

Kongrede bir konuşma yapan Genel Başkan Yardımcısı Karabulut, Filistin ve Doğu Türkistanda yaşana zulme dikkat çekerek kendilerinin her zaman mazlumların yanında olduklarını ifade etti.

Muhsin Yazıcıoğlu'nun hayatını kaybettiği olayla ilgili de açıklamalarda bulunan ve davanın takipçisi olduklarını söyleyen Karabulut, BBP’nin ısrarla üzerine durduğu başta idam konusu olmak üzere gündeme dair açıklamalar yaptı.

İsrail’de yaşanan zulme değinen Karabulut, “İsrail askerlerinin, abluka altındaki Gazze sınırında barışçıl Büyük Dönüş Yürüyüşü'ndeki, Filistinli masum göstericilere açtığı ateş sonucu 7 müslüman kardeşimiz yaşamını yitirmiş, 154'ü ise yaralanmıştır. Şehitletimize Allah'tan rahmet, yaralılara acil şifalar diliyorum” dedi.

BBP’nin idam konusundaki çalışmalarına değinen Karabulut, “1 Ekim tarihinde dediğimiz gibi küçük yaştaki kız çocuklarını kaçırıp tecavüz eden ve daha sonra acımasızca katledenler ile askerimize polisimize kurşun sıkan bombayı patlatanların idam edilmelerine yönelik olarak BBP olarak hazırladığımız idam teklifini meclise sunduk. Biz görevimizi yerine getirdik. Bu konu değerli milletvekillerimizin imzasına kalmıştır. En başında da ifade ettiğimiz gibi; Büyük Birlik Partisi, her zaman vicdanların sesi olmaya devam edecektir. İdam konusunun, gündem dışı kalmasına izin vermeyeceğiz. Milletimizin bu talebinin üzerine maalesef basının ilgisiz kaldığını görüyoruz. Hatta durum o kadar vahim bir hale geldi ki; Bazı vatandaşlarımız, idam teklifini sunmadığımız yönünde, bizlere eleştiriler yöneltmeye başladılar. Bir kez daha yinelemek isterim ki, 1 Ekim tarihinde Büyük Birlik Partisi olarak, idam teklifimizi Gazi Meclisimize sunduk. Bu adımı atarken, sayın milletvekilleri ve sayın cumhurbaşkanımızın, terörle mücadele ve idam konusundaki söylemlerini de dikkate aldık. Ancak; bu konuda mecliste temsil edilen siyasi partilerden henüz gerekli desteği görmüş değiliz. Bu da vicdanları oldukça rahatsız etmektedir. Bu ülke; 40 yıldır terör belasıyla savaşıyor. Çocuk ve kadın istismarcılarına yüzlerce kurban veriyor. İdam konusuyla alakalı sesler her geçen gün daha da yükselirken; Mağdurların ailelerinin taleplerini görmezden mi geliyorsunuz? Anaların, babaların çığlıklarına kulaklarınızı mı kapatıyorsunuz?” diye konuştu.

“Bizim açımızdan, kamu vicdanının rahatlatılması, Avrupa kriterlerinden daha büyük önem taşımaktadır” diyen Karabulut, “Batı, bunun "evrensel değerlere karşı bir girişim" olduğunu dile getirmektedir. Anlamadıkları en önemli detay ise; Türkiye'nin 40 yıldır terör belasıyla mücadele ettiğidir. Kendi ülke koşullarına göre yaptıkları değerlendirmelerin, bizler için geçerli olamayacağını da buradan tekrar ifade etmek isterim. Ateşin düştüğü yer Türkiye’dir. Bu acıyı yaşayan da milletimizdir. Analarımızdır, bacılarımızdır, kardeşlerimizdir! Bu sebeple, alacağımız her karar bizim koşullarımıza göre şekillenmelidir” şeklinde konuştu.

Konuşmasında, Papaz Brunson davasına da değinen ve "Türkiye Talimat almaz" elbette!” diyen Karabulut, şunları kaydetti:

“Papaz Brunson davasında mahkeme'nin hukuki kararını verdi. Lâkin, tutuklandığı günden bugüne yaşanan süreçler nedeniyle açıklanan karar, kamu vicdanında bi hakkın makes bulmakta zorlanacaktır. Beklentimiz, açıklanan "kararın gerekçelerinin" kamuoyu ve maşeri vicdanlarda ki; Tüm soruları cevaplayacak, bütün tartışmaları sonlandıracak netlik, doluluk ve hukuken tam temellendirilmiş boyutta olması yönündedir. Türk milletinin içine fitne ateşi yakmak/inançlarını tahrif etmek için, Türkleri ve Kürtleri sözde İsa Mesih’e döndürmek ve Hıristiyan Evangelist yapmak amacıyla hayatının son 25 yılını Türkiye’de geçiren ABD’li papaz Andrew Brunson, terör örgütleri FETÖ ve PKK adına suç işlediği gerekçesiyle yaklaşık 3 yıldır yargılandığı mahkemece tahliye edildi. "Türkiye Talimat almaz" elbette! Lakin Kasım ayında yapılacak ara seçimler, hem ABD Kongresi hem de Trump yönetimi açısından hayati önem taşıdığı Türkiye-ABD ilişkilerinde “en önemli soruna” dönüşen Rahip Brunson için, ABD Başkanı Trump “rahip Brunson’un serbest bırakılması” çağrısı yapan tweet’ler atıyordu. Cumhurbaşkanı Erdoğan’la baş başa konuşmalarında da bunu “kişisel ricası” olarak dile getiriyordu. Dahası Türkiye’ye verilmesi gereken F-35 savaş jetlerine “ambargo konulması” yolunda, senatörlerin ve temsilcilerin istekleri, bu konuda yasa maddesinin arka planında gene “rahip Brunson’un tutukluluk haline” tepkiler vardı.Türkiye ise “tarafsız ve bağımsız yargıya yönetimin karışamayacağı” cevabını veriyordu. Onların istediği gibi “rahip Brunson’un serbest bırakılarak ABD’ye gidebilmesi” idi o da sağlandı. Ayrıca “Nasıl ki Türkiye’de 15 Temmuz kanlı darbe girişiminin başı olan Fethullah Gülen’i ABD iade etmiyor, konunun yargıda olduğu gerekçesini öne sürüyor, rahip Brunson’un da durumuyla ilgili gerekçemiz aynıdır” diyordu. “Gülen ile Brunson arasında çok fark olduğu” gibi yorumlar karşısında ise Türkiye’nin tavrı şöyleydi: “Rahip Brunson da casusluk ve FETÖ ile irtibat sanığıdır. Cezası ağır suçlardır bunlar...” ABD’nin iktidarlarına kadar yükselen piramidin “Evangelist” olması bir “rahip” için kabaran bu tsunaminin nedeni idi. Evangelist Kilise’nin şifresi -kabaca- şöyle: “Musevilerin (İsrail’in) en büyük güç olması sonrası Mesih (İsa) gelecektir. Kıyameti başlatacaktır. O halde bu süreci hızlandırmak için İsrail (Museviler) desteklenmelidir.” Rahip Brunson’un arkasında yükselen tsunaminin adı “Evangelist inanç...” Ve, Onların istediği gibi “rahip Brunson’un serbest bırakılarak ABD’ye gidebilmesi” idi o da sağlandı. Şimdi...Kasım ayında ABD'de yapılacak 'ara seçimler öncesi' evangelist papazın dönüşünü Beyazsaray, hem dini hem milli duyguları kullanacak..büyük bir coşku olacak Beyazsaray'da... ABD, Bronson'u havaalanında sevinç gösterileriyle karşılayacak. Bugün Evangelist Brunson davasının seyrini değiştirecek öyle gelişmeler oldu ki: Tanıklar, aleyhte ifadeleri bile geri çekti! Ve, Türk yargısı o kadar bağımsız ki, Rahip Brunson’ı Amerika’ya götürecek uçak duruşmadan bir gün önce hazır edilmiş, uçuş izinleri falan alındığı konuşuldu. Maçı bileğimizin hakkıyla almıştık halbuki... İşi hakeme yıkınca! umutlarımızda yıkıldı!”




Misafir Avatar
İsim
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.
Misafir Avatar
Gurbetçi 2 hafta önce

İki haftadır bir Suudi gazeteci suikasti sonucunda TÜrkiye ayağa kalktı medyasıyla devletiyle üstüne üstüne gidildi gidiliyor rahmetli Muhsin Başkan suikastı üstüne bu kadar gidildimi medyasıyla devletiyle yazıklar olsun

Misafir Avatar
ALPEREN 4 hafta önce

MUHSİN BAŞKAN AYAKTA DİK GİTTİ NEREDEYDİN MTK ?? BBP ALPERENLER ÜLKÜCÜLER DÜN OLDUĞU GİBİ BUGÜNDE DEVLETİNİN YANINDA DEVLET BAŞA KUZGUNLAR LEŞE .. KOLTUK SEVENLER ALSIN OTURSUN

Misafir Avatar
M.T.K 1 ay önce

Sayın başkanın gazel okudugunu, kitleleri kandırdıklarını, Muhsin Başkanın tabiri caizse "kemiklerini sızlattığı"nı parti üyelerinin simalarından anlıyoruz. AKP ve Erdoğan'ın bu kadar hatası ve yanlışına rağmen hala koltuk için destek verilmesine bütün BBP lilerin vicdanlarını kanattığını görmeyecek kadar körelmiş bunlar. yukarıda saydıkları sorunların baş mimarlarının AKP ve Erdoğan olduğunu görmeden suçlu başkalarıymış gibi sunmak ise acziyetin sonucudur. ne diyelim Allah Muhsin Başkan gibi davranmalarını, dik duruş göstermelerini, basiretlerinin açılmasını nasip etsin..