Bayburt Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Murat Mollamahmutoğlu, “Üniversiteye en çok Bayburt basını sahip çıktı” dedi. 34. Başkanlar Konseyi toplantısı için Bayburt’ta bulunan Türkiye Gazeteciler Federasyonu (TGF) üyeleri ile akşam yemeğinde bir araya gelen Mollamahmutoğlu, toplantıda önemli açıklamalarda bulundu. Basının özgürlüklerin ve özgürlük alanındaki gelişmelerin ana öğesi olduğunu ve bunun için çok önemsediklerini ifade eden Rektör Mollamahmutoğlu, Bayburt Üniversitesi’ne de en çok Bayburt basınının sahip çıktığını belirtti.
Bayburt Gazeteciler Cemiyeti’nin kuruluşunun 20. yılı münasebetiyle gerçekleştirilen Türkiye Gazeteciler Federasyonu Başkanlar Konseyi toplantısına, Bayburt Üniversitesi olarak katkı sunmaktan gurur duyduklarını ifade eden Mollamahmutoğlu, "Basının özgürlüklerin ve özgürlük alanındaki gelişmelerin ana öğesidir. Bunun için çok önemsiyoruz. Bayburt Üniversitesi’ne de en çok Bayburt basınının sahip çıkmıştır" şeklinde konuştu.
“Türk patentli bir grip ilacı bile yapamıyoruz!"
Konuşmasında, ortaçağdan kalma üniversite anlayışının artık bir kenara bırakılması gerektiğini belirten Rektör Mollamahmutoğlu, “Birçok tıp fakültesi bulunmasına rağmen Türk patentli bir grip ilacı bile yapabilmiş değiliz” dedi.
Yeni kurulan bir üniversite olarak hızlı adımlarla ilerlediklerini ve 25 yıllık gelişim programında 7 fakülte daha kurmayı planladıklarını da anlatan Mollamahmutoğlu şöyle devam etti:
“Geçmişte kurulan üniversitelerin yaptıkları hataları iyi analiz ederek ‘3. Nesil Üniversite’ tanımını getirdik. Ortaçağdan kalma üniversite anlayışını, fildişi kulelerde yaşayan, halkla bütünleşmeyen, endüstriye ve sanayiye katkı sunmayan üniversite anlayışını artık bir tarafa bırakıyoruz. Birçok tıp fakültemiz olmasına rağmen henüz bir grip ilacını bile yapabilmiş değiliz. Demek ki ortada bir yanlışlık var ve bu yanlışlığı düzeltmemiz lazım. İşte yeni kurulan üniversitelerin hedefi budur. Bu yönümüzle de köklü üniversitelere örnek oluşturacağımızı düşünüyorum.”
Bayburt Üniversitesinin kimsenin arka bahçesi ve kopyası olmayacağını ve kendi kimliklerini oluşturacaklarını kaydeden Mollamahmutoğlu, “23 araştırma görevlimiz ABD’de doktora ve master yapıyor. Avrupa’da da 7 araştırma görevlimiz var. Bunlara ilave olarak 60 araştırma görevlimiz de Türkiye’deki saygın üniversitelerde master ve doktoralarını yapıyorlar. Bu sayı her geçen gün artıyor. Buradan şu sonuç çıkıyor; adımlarımız sağlam atıyoruz ve geleceğe yatırım yapıyoruz” dedi.
Konuşmasında yeni kampüs projesine de değinen Mollamahmutoğlu, Erzincan yolu üzerinde 700 dönüm araziye kurulması planlanan kampüs projesini yeniden ele aldıklarını ve şehirden uzak büyük bir kampüs yerine şehrin hızla büyümesine katkı sağlayacak küçük kampüsler kurmayı planladıklarını açıkladı.
TGF Genel Başkanı ve İzmir Gazeteciler Cemiyeti Başkanı Atilla Sertel de halkla bütünleşen ve yaşayan bir üniversite görmenin kendilerini memnun ettiğini söyledi. Üniversitenin bulunduğu şehri kalkındırması, onlarla büyümesi fikrine katıldığını ifade eden Sertel, Eskişehir ve Yılmaz Büyükerşen’in bunun en somut örneği olduğunu vurguladı. Sertel, Bayburt Üniversitesi ile potansiyellerini harekete geçirmesi halinde Bayburt’un 15-20 sene sonra çekim merkezi haline geleceğini öne sürdü.


teknik
diyor ki:
| Şu garipliğe bakın.Sayın Rektör 7 fakülte daha kuracak. Şu anki kampüs yetersiz. Size sormazlar mı sayın Rektör bu üniversite kurulduğunda ve oraya rektör atandığınız da nerdeydiniz.Neden binaları oraya yaparak masraf yaptırdınız. Şimdide Erzincan yolu üzerinde arsa var orada kampüs oluşturacağız şeklinde. Önünü göremeyen bir yetkili ile karşı karşıyayız. Sayın Rektör bey şimdiki kampüse bir çivi çaktı ve onu şimdi heba ederek Erzincan yolu üzerinde yeni kampüs oluşturacak. Yani burası yetersiz ise baştan tavrını Rektör olduğu gün koyarak inşaatları durdurmalı idi. Şimdi bunu yaparsa Devlet malını iyi kullanmamak ve zarar vermekten dolayı "Devlete Ve Kişilere Memurlarca Verilen Zararların Nevi Ve Miktarlarının Tespiti, Takibi, Amirlerinin Sorumlulukları, Yapılacak Diğer İşlemler Hakkında Yönetmelik" gereğini hatırlatırım. Benden söylemesi. |
Ali selvi
diyor ki:
| Bakın beyler... Laf olsun torba dolsun diye yorum yapılmaz. Yazdığınız ifadeler sizin kültür düzeyinizi ortaya koyar. Önce rektörün ne demek istediğini anlayalım lütfen. |
Selim borucu
diyor ki:
|
Rektör ne diyor. Siz ne anlıyorsunuz. Ya hu ezzacıya doneyi kim verir? neye göre ilaç üretilir. Ne çok da şey biliyorsunuz. O küçük dev adam ve Bayburt üniversitesi artık 4500 öğrencisi ve 320 personeli ile dev olma yolunda |
kadir
diyor ki:
| sayın rektör siz bayburta, bayburtluya ve bayburt basınına sahip çıkabildinizmi.. basını en çok kullanan kurum üniversite... ama haber değeri en az olan kurumda yine üniversite.. yeni olmasına rağmen yüz güldüren, örnek olan bir haberine rastlamadık. ahmet kardeşte doğru sölemiş tıpçılar ilaç yapmaz, eczacıların kimyacıların işi ilaç. hem sayın rektörde inşaat alanından profesörmüş. sizler ne yapmışsınız onuda sölerseniz eleştiriye hakkınız var.. 3 yıldan beri fakültelerine dekan atayamayan vekaletle görev yapılan bir üniversite var ortada. üniversiteden kaçırılanların haddi hesabı yok. önce öz eleştiri yapmak lazım. en iyi konumda devraldığınız üniversite emsallerine göre içler acısı..... suni, hayali gündemlerle değilde, gerçek gündemlerle ne olacak bayburt üniversitesinin hali.. merak ediyor bayburtlu ahali... |
ahmet
diyor ki:
| tıp fakültesinin ilaç geliştirdiğini öğrendim, bir yaşıma daha girdim. organik kimya ve eczacılık ağırlıklı olmasın ilaç geliştirmek? klinik araştırmalar ve tıp fakültesi işin son aşamaları. dünya ilaç yapabilen toplam 10 ülke yok ve bunun ilk üçü, toplam patentlerin neredeyse |
- Vali İpek, ''Anadolu’nun Sesi''ne konuk oldu
- Şike fırtınası Taka'yı vurdu!
- Geçmiş olsun büyük usta…
- TGC: "Gazetecilerin yıpranma hakkı iade edilmeli"
- TGF: ''Bu kanlı oyun, Türkiye'yi parçalamaya yetmeyecek''








