“Bu Türküler Bizim” sloganı ile Bayburt Kültür Derneği tarafından organize Bayburt 1. Ses Yarışması, çok beğenilmesinin yanı sıra hafızalara kazınacak görüntülere de sahne oldu. Bayburt’ta neredeyse yarım asrı aşkın zamandır kültür faaliyetleri içerisinde yer alan Avukat Yaşar Aker, yapılan yoğun ısrarlara ve Bayburt Valisi Kerem Al’ın özel isteğine daha fazla dayanamayarak kendini sahnede buldu. Gecede aynı zamanda jüri olarak bulunan Yaşar Aker, ilerlemiş yaşına rağmen “Hüsnün pertevine candan mayilem” adlı uzun hava eserini ve ardından “Al çuha mavi çuha” türküsünü seslendirdi.
Aker’in rahmetli annesinin Bayburt’un köklü “Keşkek” ailesinden duyarak günümüze taşıdığı “Hüsnün pertevine candan mayilem” isimli eser, salonda duygu dolu anlar yaşanmasına sebep oldu. Ardından söylediği “Al çuha mavi çuha” eseri ise ayakta alkışlandı.İlk olarak 1940’lı yıllarda sahne alan ve günümüze kadar Bayburt kültürünü bulunduğu her ortamda en iyi şekilde temsil eden Yaşar Aker büyüğümüze Bayburt Postası olarak teşekkür eder, sağlık ve mutluluklar dileriz.





Yorumlar (4)

MALAKAN
diyor ki:
|
Bayburtun damadı oarak,o toprakların yetiştirdiği ender örnek insanlardan,Hoca Yaşar olarakta bilinen Eski Hakimlerden Avukat Hasbi Yaşar AKER'e uzun ömürler diliyor,selam ve saygılarımı sunuyorum. Yeni nesillere,bu insanı örnek almalarını özellikle tavsiye ederim. Bu etkinliği düzenleyenlere de ayrıca teşekkür ediyorum. |
FATİH ÇEKİRGE'DEN
diyor ki:
|
PERDESİZ ŞEHİRLER Bir ülkenin milli geliri ölçülür... Gayri Safi Milli hasılası da... Coğrafi ve siyasi haritaları da vardır... İşsizlik endeksi. İthalat eğrisi de vardır... Peki ya “kültür atlası” nasıl çizilir bir toplumun?... Nasıl anlaşılır o toplumun hayat rengi? Nasıl ölçülür mutluluk ritmi?... Siirt olayı sorduruyor bunları bana... Merak ettim... Mesela Siirt’te kim ne kadar sinemaya gider. Kaç kişi tiyatroya gider? Cevap acı veriyor... Çünkü yalnız Siirt değil. Hâlâ sinemanın uğramadığı şehirlerimiz var... Düşünün perdesi yok... Hayali yok o şehrin... Mum arkasında bir Karagöz bile uğramamış... Siirt’te, Hakkâri’de, Şırnak’ta sinema yok... Tunceli’de, Bayburt’ta yok... Haritamızın doğusuna doğru perdeler kapanıyor. Güneydoğu’da kararıyor. Tek salonu olan şehirlerin birçoğunda o da kapanmış... Ya tiyatro? 60 ilimizde tiyatro yok. Hayal kuramayan perdesiz şehirlerin festivalleri, meydanları yok. Sergileri, heykelleri, konserleri yok... Peki içine kapanmış, kendi sesini duymayan, ritmini bulamayan bu şehirlerde bir çocuk ne yapar? Mesela bir genç nereye gider? 70 yıl Cumhuriyet demişsin. Törenler yapmışsın. Ama kültürünü getirmemişsin. Mutluluğu karartılmış, perdesi kapatılmış bu hayatlardan ne bekleyebiliriz? Büyük şehirlere göç vizesi haline gelen “dizi film” işgalinden başka ne bulabiliriz? Fatih ÇEKİRGE *** EMANET |
şahin demir
diyor ki:
| 2005 yılında Bayburt Gazeteciler Cemiyeti'nin düzenlemiş olduğu gecede Yaşar Aker büyüğümüzü dinlemiştik. Kendisi gerçekten sanatın içinden gelen bir insan. Ve şunu belirtmek istiyorum. Türkülerimiz ancak bu kadar güzel icra edilebilir.. |
gurbetten
diyor ki:
| Bayburt folklorunun mîrânına maaşallah sübhanallah desin herkez. Hoca Yaşar'a Allah uzun ömür nasip etsin. Sesine gönlüne sağlık. Saygıyla özlemle ellerinden öpüyorum. |
Yorum yazın.
Bu kategorideki daha yeni haberler:
- Fırat Kızıltuğ, 50. Sanat Yılını kutluyor
- Hem yarıştılar hem müzik ziyafeti sundular
- Şair Zihni Kültür Merkezi’nde Türkü Gecesi
- “Şarkıyı okumuyorlar, maalesef canına okuyorlar”
- Damak şaklatan türkülerin gecesi!
Bu kategorideki daha eski haberler:








