Bayburt Postası

Sık Kullanılanlara Ekle Giriş Sayfam Yap E-mail

Content on this page requires a newer version of Adobe Flash Player.

Get Adobe Flash player

Ana Sayfa KÜLTÜR Müze Baksı 10 Yıllık düştü, artık gerçek oldu!

10 Yıllık düştü, artık gerçek oldu!

e-Posta Yazdır PDF

Baksı Müzesi’nin açılışını yapmak üzere Bayburt'a gelen Kültür ve Turizm Bakanı Ertuğrul Günay, “barışa, sanata, kültüre, bilime, eğitime, okula, sağlığa, yola ve ulaşıma kaynaklarımızı ayırabilirsek Türkiye bugün geldiği yerden çok daha ilerlere gidebilir. Bu toprakların üzerinde ne varsa hepsi bizimdir ve hepsi bu çocukların geleceğine taşımamız gereken birer emanettir" dedi. Baksı Kültür ve Sanat Vakfı tarafından Bayraktar köyünde yaptırılan Baksı Müzesi Halk Sanatları Araştırma Uygulama Merkezi'nin açılış törenine katılan Bakan Günay, müzenin kurucusu Prof. Dr. Hüsamettin Koçan ile müzeyi gezerek kendisinden bilgi aldı.

Günay, beraberindeki Bayburt Valisi Kerem Al, AK Parti Bayburt Milletvekili Fetani Battal, AK Parti Gümüşhane Milletvekili Yahya Doğan, Bayburt Belediye Başkanı Hacı Ali Polat ve Hüsamettin Koçan ile merkezin açılışını gerçekleştirdi.

Turizm Bakanı Günay, açılışın ardından yaptığı konuşmada, görev süresi içinde en güzel günlerden birini yaşadığını vurgulayarak, "Bunu geçen yaz İzmir Menderes'in bir köyünde 8 köy halkının bir araya toplandığı meydanda söylemiştim son defa. 'Kültür sanat hizmetine susamış, hayatın güzelliklerinden yararlanma ihtiyacı olan ama imkanı olmayan insanlara bir sanat eserini götürmenin, onların coşkusunu, sevincini paylaşmanın güzelliğiyle bu akşam benim yaşadığım en güzel gecelerden birisi' demiştim. Ama itiraf ediyorum ki bugün burada duyduğum sevinç ve heyecan onların hepsinden çok fazla" diye konuştu.

Geçen yıl dünyanın önde gelen 10 ülkesinin dokuzunda turist sayısının ekonomik kriz nedeniyle azaldığını, bu sayının sadece Türkiye'de arttığını anlatan Kültür ve Turizm Bakanı Günay, "Türkiye'de ziyaretçi sayısı 26 milyondan 27 milyona çıktı, 30'a doğru gidiyoruz. Üçte biri Antalya'ya geliyor, gelenlerin en azından 10'da biri bu bölgelere gelsin. Bu bereketten bizim gençlerimiz, çocuklarımız da yararlanabilsinler. Onun sağladığı istihdamdan yararlanabilsinler" ifadelerini kullandı.

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

Bakan Günay, ayrıca Doğu Karadeniz Bölgesi'nde "Yeşil Yolculuk" projesi kapsamında "Doğu Karadeniz Turizm Odaklı Kalkınma" çalışmaları yaptıklarını belirterek. doğayı tahrip etmeden bu projeyi yürüteceklerini kaydetti.

Baksı Müzesi, Kültür ve Turizm Bakanı Ertuğrul Günay, Bayburt milletvekili Fetani Battal, Bayburt Valisi Kerem Al, Bayburt Belediye Başkanı Hacı Ali Polat ve Bayburtluların katılımı ile gerçekleştirilen bir törenle kapılarını sanata, sanatçıya ve bölge insanına açtı. Törende konser veren Şevval Sam, türküleri ile açılışı bir şenliğe dönüştürdü.

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

Bayburt doğumlu sanatçı, eğitimci ve ressam Hüsamettin Koçan’ın bireysel düşü olarak 2000 yılında filizlenen, başta sanatçılar olmak üzere çok sayıda gönüllünün katkısıyla yıllar içinde gerçek bir toplumsal projeye dönüşen Baksı Müzesi, 10 yıllık zorlu bir serüvenin sonunda tamamlandı. Açılış töreninde bir konuşma yapan Hüsamettin Koçan, “Öğrendiklerimi ve düşündüklerimi doğduğum yere taşımak istiyorum” diyerek Baksı Müzesi’nin doğuş öyküsünü özetledi.

Hüsamettin Koçan, Baksı Köyü’nde geçen çocukluğuna değindiği konuşmasında, dünden bugüne değişmeden devam eden göçlerin Baksı Köyü’nde sosyal ve ekonomik hayatı olumsuz yönde etkilediğini söyledi. Koçan, “Baksı Müzesi ile bir yandan sanatı toplumla, sanatçıyı doğayla bütünleştirirken, bir yandan da Türkiye’nin en yoğun göç veren bölgelerinden biri olan Bayburt’a yaşam soluğunu sanatla yeniden kazandırmayı, bölgenin ekonomik yaşamını canlandırmayı hedefliyoruz” dedi.

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

Doğu Karadeniz’de, Bayburt’un 45 kilometre dışında, Bayraktar Köyü’nde, Çoruh Vadisi’ne bakan bir tepenin üzerinde kurulan Baksı Müzesi, çağdaş sanat ve geleneksel el sanatlarına aynı çatı altında, iç içe yer vererek sanatı yaşamla buluşturmak için yola çıkıyor. Hüsamettin Koçan, Baksı Müzesi’nin hedefinin, yöresel seramik ve dokuma geleneklerini yeniden hayata geçirerek insanların yaşamını sürdürecek maddi kaynağa kendi topraklarında ulaşabilmesini sağlamak olduğunu belirtti.

Baksı Müzesi, sürekli sergileme bölümleri, dönemsel sergi mekânları, konferans salonu, kütüphane, konuk evleri ve atölyelerle 30 bin metrekarelik bir alana yayılıyor. Baksı Müzesi’nde, geniş bir halk resimleri koleksiyonu, yerel el sanatlarını yansıtan özgün örnekler ve nitelikli bir çağdaş sanat koleksiyonu bir arada yer alıyor.

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

BAKSI MÜZESİ’NİN BÖLÜMLERİ

Sergileme Salonu: Bin 500 metrekarelik bu alanda Şahmaran, Köroğlu, Eshab-ı Kehf temalı halk resmi örnekleri, camaltı ve işleme koleksiyonu, yazı resimler, şifa tasları, alemler, taş baskılar, çömlek ve seramikler, ehramlar müzenin geleneksel el sanatlarını temsil ediyorlar. Müzenin çağdaş sanat koleksiyonunda yer alan açılış sergisi ise 20 çağdaş sanatçının “gelenek ve sanat” olgusuna yaklaşımlarını içeren işlerden oluşuyor.

Bayburt Evi: Özgün bir Bayburt evinin yerel mimari unsurlarını yansıtan birim etnografik eşyayı bünyesinde barındırıyor.

Konferans Merkezi: Seminer, konferans, panel ve gösterilere ev sahipliği yapacak 150 koltuk kapasiteli salonda el sanatlarının yanı sıra, ziraat, hayvancılık, sağlık konularında da eğitici programlar düzenlenecek.

Atölyeler: Sürekli üretime yönelik dokuma ve seramik atölyeleri yıl boyunca yerel halka hizmet verecek, kaybolan el sanatlarını yeniden kazandırmayı amaçlayacak. Yaz aylarında buna ek olarak, konuk sanatçıların gözetiminde çağdaş sanat atölyeleri de gerçekleşecek.

Kütüphane: Bu birimde sayıları 10 bine ulaşan sanat yayınları, halk bilimi ile ilgili yayınlar yer alıyor.

Konuk evi: Aynı anda 30 kişinin konaklayabileceği ayrı bir birim… Araştırmacılar, eğitimciler, sergi düzenleyicileri ve davetli sanatçılar için tasarlandı.

Müze Koleksiyonları: Baksı Müzesi’nde günümüz sanat ve tasarım dünyasını yansıtan koleksiyonlar, halk resimleri ve yerel etnografik ürünlerle birlikte sergileniyor. Müze, sanatla zenaat’ı, süreklilikle arayışı aynı ortamda buluşturuyor. Böylelikle, aynı zemin üzerinde, farklı dönemler, farklı teknolojiler ve farklı anlayışlar izleyicinin değerlendirmesine sunuluyor.

Müzede yer alan günümüz sanatına ilişkin perspektif Vakıf Yönetim Kurulu üyesi Ahu Antmen’in önerisiyle oluştu. Buna göre, her yıl 20 sanatçı bölgeye davet edilecek ve üretilen işler bir sonraki yılın sergisini oluşturacak. Sergilenmiş işler ise depo-müzede sürekli sergilenmeye alınacak. Bu bölümdeki sanatçılar, farklı disiplinlerde geniş bir yelpazeyi temsil edecek.

Açılış sergisinde günümüz sanatı bölümünü, Ali Kazma, Alp Sime, Aslımay Altay, Ayşen Urfalıoğlu, Aziz Sarıyer, Beril Anılanmert, Burak Bedenlier, Esma Paçal Turam, Gülay Semercioğlu, Güler Güngör, Kurucu Koçanoğlu, Murat Morova, Mürteza Fidan, Nermin Er, Ramazan Bayrakoğlu, Suzi Hug Levi, Şakir Gökçebağ, Tuğrul Selçuk, Zafer Mintaş’ın işleri temsil ediyor.

 

 

 

 

 

 

 

 

Asma Kat Galeri’de ise her yıl bir tasarımcının yerel malzeme çıkışlı tasarımları sergilenecek. Müzenin açılış sergisinde bu bölümde moda tasarımcısı Özlem Süer’in ehram kumaşından tasarladığı giysiler yer alıyor. Burada her yıl farklı bir tasarımcı yer alacak ve her tasarımcı bir sonraki yıl eser verecek tasarımcıyı da belirleyecek.

Halk resimleri koleksiyonu Hüsamettin Koçan tarafından yıllar içinde oluşturulmuş bir toplam. Halk resmi geleneğinin zengin ürünlerinden oluşuyor. Camaltı resimler taşbaskılar, boyamalar, işlemeler bu alandaki zengin belleği yansıtıyor.

Farklı inanışları temsil eden eserler bu bölümde yer alıyor. Şahmaran örnekleri destansı bir paylaşımı, Eshab-ı Kef inanışın “koruyucu tılsım” boyutuna ulaşmasını, Amentü Gemisi sonsuz inanışı, Yazı Kuş suret-yazı yolculuğunu, Sır-rı Ali kurban edilişi, Zümrüd-ü Anka ve Dünya Güzeli Fatma ise güzelliği dile getiriyor.

Yöresel ürünler iki önemli grupta toplanıyor. Ehram ve çömlek… Çömlek toprağın derinliğinden, ehram ise göçerlikten besleniyor. Ehram motifleri doğrudan kırsal kültüre, doğaya bağlı, göçer algısını temsil eden yalın çizgili, yüksek beğenili bir dilin zengin örneklerini sunuyor. Ocaklar, zaplar ve küpler, form ve süsleme bakımından geçmişe uzanıyor. Metal örnekler daha çok dini kaynaklı ürünleri bir araya getiriyor. Çoğu bölgeden toplanmış alemler, şifa tasları, ölçüm aletleri metal işçiliğinin ve form algısının çeşitliliğini vurguluyor.

 

 

 

 

 

 

 

 

DOĞAL ORTAMLA DOST MİMARİ ANLAYIŞ

Müzenin mimari tasarım sürecinde yerel mimarlığın toprak damlı yapı geleneğinin çağrışımlarından hareket edildi. Kavramsal projeyi Metin Koçan ve Hüsamettin Koçan tasarladı. Baksı Müzesi’nin uygulama projesini mimar Sinan Genim gerçekleştirdi.

İnşaatın birinci bölümünde dam, bir yaşama ve üretme alanı olarak düşünüldü. Yöreden toplanan kına taşları beton taşıyıcılarla birlikte kullanıldı. İkinci bölüm ise çevredeki dağ siluetine eşlik edecek bir yükselişle, doğal ortamla dost bir anlayış içinde yapı-heykel tasarım anlayışı ile oluşturuldu. Işık kaynağı, yerel kökenli bir tasarım geleneğinden hareketle, tepeden alınarak duvar yüzeyleri boşaltıldı ve sergilenme olanaklarının içe dönük bir atmosfer kazanması sağlandı.

BAYRAKTAR KÖYÜ VE BAKSI

80 hanelik Bayraktar Köyü’nde bugün 480 kişi yaşıyor. Son 20 yılın belirleyici unsuru, köyde yüzde 650 oranında bir göç oranının saptanması. Çömlekçilik, dokuma gibi el sanatları bir zamanlar köyün gereksinimi karşılayacak orandayken bugün hemen hemen hiç yok. Mimari gelenek tamamen yok olmuş, marangoz ve taş ustaları gurbete gitmiş. Köydeki geleneksel yapı anlayışının yerini gecekondu almış. Gençler yazın sınırlı ölçüde toprakla uğraşıyor, kışın ise yeterince üretim yapılmıyor.

Bayraktar Köyü’nün eski adı olan Baksı, Kırgız Türkçesi’nde “şaman” anlamına geliyor. Bayraktar Köyü’nün Ay Yokuş bölgesinde bulunan bir ahlat adak ağacı, geçmişten bugüne halk arasında yaygın olarak ziyaret ediliyor. Köyde “cezbe” olarak adlandırılan şamanistik ritüelin bugün de sürdürüldüğü görülüyor. Köyün gündelik yaşamında tılsım olgusu önemli bir yer tutuyor.

ADIM ADIM BAKSI MÜZESİ

2002 Nisan ayında Bilgi Atölye 111’de düzenlenen müze tanıtım sergisi, Baksı Müzesi’nin oluşumuna katkı doğrultusunda gerçekleştirilen ilk adımdı. Bu dönemde Hüsamettin Koçan imzalı 9 özgün baskıyı bir araya getiren “Tılsımlı Eller” koleksiyonu, müzeye gelir sağlamak amacı ile oluşturulan ilk proje oldu.

2003 yılında ise bu kez 19 çağdaş sanatçının katılımıyla gerçekleştirilen özgün baskılardan oluşan yeni koleksiyon, “Tılsımlı Eller 2” adıyla hayata geçirildi ve Marmara Üniversitesi Güzel Sanatlar Fakültesi’nde gerçekleştirilen bir sergiyle kamuoyuna duyuruldu.

Baksı Müzesi projesinin gerçekleştirilme sürecindeki en önemli aşamalardan birini 2004 baharında Proje 4L’de düzenlenen “Şaman Güncesi” sergisi oluşturdu. Yöredeki Şaman gelenek ve inançlarının simgesi olan 41 sayısının uğuruna inanan 123 sanatçı, gönüllülük coşkusu ve enerjisiyle bu sergide buluştu. Baksı Müzesi’nin Çağdaş Sanat ve Yerel Sanat Atölyeleri, misafirhanesi, etnografik evi ve yemekhanesinden oluşan ilk bölümü, tüm bu gerçekleştirilen çalışmaların desteği ile 2004 yılında hizmete açıldı.

Baksı Müzesi, 2005 tarihinden itibaren çalışmalarını, o yıl kurulan Baksı Kültür Sanat Vakfı bünyesinde sürdürmeye başladı. Aynı yıl, müzenin atölyelerinde köyde yaşayan genç kızların el becerilerini ve hayal güçlerini yansıtan yorganlar üretildi. Bu yorganların bir kısmı sanatçı Hüsamettin Koçan’ın çizdiği desenler üzerinden hayata geçirildi. 2006 yılında Bayburt Halk Eğitim Merkezi’nde “Nazarlık Yorganlar” başlığıyla sergilenen yorganlar, aynı yıl İstanbul’da Cey Güzel Sanatlar Merkezi’nde Hüsamettin Koçan imzalı “Ayrılık Resimleri” sergisiyle birlikte Baksı Müzesi’ne katkı amacıyla sergilendi.

 

Yorumlar (5)add comment

GÜRSEL KARAPINAR diyor ki:

Baksı müzesini Bayburt'a kazandıran SAYIN HÜSAMETTİN KOÇAN hocama teşekkür ederken..İnşallah Baksı-Bayraktar köyümüzün kaderide değişir diyorum....Mesleğim icabı Baksı köyüne ayrı sevgim,muhabbetim vardır. Köyün yüzde doksanı iş makinası kullanır..Bu vesileyle çoğunu tanırım gözüm kapalı bu insanlara iş vermekten çekinmem ve tavsiye ederim... İşine sadık,kadir şinas, ali cenap insanların beldesidir.....Artık ispir yolu yapımı dahada elzem olmuştur..Ovit tünelide yapılırsa Baksı köyü daha iyi konumda olacaktır...Baksı köyünün insanları en güzel şeylere layıktır...Tekrar tüm KOÇAN AİLESİNİ tebrik eder,başarılarının devamını dilerim...
31 Temmuz 2010

halil diyor ki:

darısı Yanbahsi köyüne
28 Temmuz 2010

ahmet diyor ki:

gerçekten güzel iş olmuşş.. emeği geçen herkezi tebrik ediyorum..
27 Temmuz 2010

medet polat diyor ki:

Eğitim ne güzel şey.Helal olsun ön ayak olanlara.
27 Temmuz 2010

vedat yilmaz diyor ki:

tesebbuskara ancak minnet ifade edilir. insaalah devamigelir.
26 Temmuz 2010

Yorum yazın.
Yazı alanını daraltın | Yazı alanını genişletin

busy
Son Güncelleme ( Perşembe, 15 Eylül 2011 18:02 )  

Sponsor

Haber Arama

AddThis Social Bookmark Button

Bülten Üyeliği

İstatistikler

İçerik Tıklama Görünümü : 3076383

Müze Baksı Özel

 

İnanılması güç ama sanat Bayburt’a kaçtı…

“Sanat tır  ve sanat çadır projeleriyle entelektüeller arasında bütün dikkatleri...

 

“Yaşadığım heyecanı anlatamam”

Bayburt Postası -  Bayburt Baksı Müzesi’nin ilk sergi açılışında bulunanlar ara...

 

Baksı Müzesi’nde ilk sergi, ilk heyecan

Bayburt Postası - Ressam Prof. Hüsamettin Koçan önderliğinde Türkiye'nin en önemli ...

 

10 Yıllık düştü, artık gerçek oldu!

Baksı Müzesi’nin açılışını yapmak üzere Bayburt'a gelen Kültür ve Turizm Baka...

 

Ehram dokumacılığı, Baksı’da hayat bulacak

Sosyal Destek Programı (SODES) kapsamında Bayburt Valiliği tarafından Devlet Planlama ...

Online Kişi Sayısı

Şuanda 271 konuk çevrimiçi

Bizi Yazanlar

Bizi Yazanlar

Anket

Göç ederek gurbete çıkanlar, sıla hasretini nasıl giderebilir?