Bayburt Postası

Sık Kullanılanlara Ekle Giriş Sayfam Yap E-mail

Content on this page requires a newer version of Adobe Flash Player.

Get Adobe Flash player

Ana Sayfa KÜLTÜR Genel Kürşat Kara’dan Ahilik dersleri

Kürşat Kara’dan Ahilik dersleri

e-Posta Yazdır PDF

Bayburt Üniversitesi Bayburt Meslek Yüksek Okulu Müdür Yardımcısı Kürşat KaraAhilik Haftası dolayısıyla Şair Zihni Kültür Merkezi’nde düzenlenen kutlama programı, renkli görüntülere sahne oldu. Geleneğinin temsilcilerine verilen plaketler ve yapılan konuşmalar Ahi geleneğinin Bayburt’ta yaşadığını ve yaşayacağına vurgu yaptı. Programda söz alan Bayburt Üniversitesi Bayburt Meslek Yüksek Okulu Müdür Yardımcısı Kürşat Kara ise Ahilik geleneğini bir kez daha hatırlattı. Ahi kelimesinin kökeni ve kaynağına değinen Meslek Yüksek Okulu Müdür Yardımcısı Kürşat Kara, gerçekleştirdiği sunumda şu bilgileri paylaştı:

“Ahi kelimesinin kaynağı hakkında iki farklı görüş vardır. Bunlardan biri, kelimenin Arapça ‘kardeşim’ demek olan ‘ahî’ kelimesinden, ikincisi ise, Dîvânu Lugâti’t-Türk ve Atabetü’l-Hakâyık gibi kaynaklarda geçen ve ‘eli açık, cömert’ anlamlarına gelen Türkçe ‘akı’ kelimesinden geldiği görüşüdür.

Bir kavram olarak ise Ahilik, İslâm dünyasında Abbasi halifesi Nâsır Li-dînillâh tarafından kurumlaştırılan ‘fütüvvet’ kurumunun, Anadolu’da 13. yüzyıldan itibaren millî ve yerli unsurlarla donanmış bir şeklidir.  

Ahilik, sanat, ticaret ve mesleğin, olgun kişilik, ahlak ve doğruluğun iç içe girmiş bir alaşımıdır. Ahi diye anılan kişi kesin olarak bir sanat, ticaret ya da meslek sahibidir. O bununla birlikte olgun, ahlaklı, merhametli, iyiliksever ve her işinde, her davranışında dürüst ve güvenilir bir kişidir.

Sözünde durma, doğruluk, güven verme, eli açıklık, alçak gönüllülük, bağışlayıcılık, dindarlık, başkasının ayıbını görmemek gibi fütüvvet kurallarına uyma, fütüvvet sahibi ve olgun kişi olma gibi yetenekleri benimseten kuralları kapsayan fütüvvetnameler, Şiilik, Bektaşilik, Kalenderlik, Melamilik, ahilik, gibi tarikat ve örgütlerce benimsendi.
 
Kürşat KaraBiraz önce de değindiğim gibi, ahiliğin belirgin niteliği, ahi adıyla anılan kişinin, sanat, ticaret ya da bir meslek koluyla uğraşmakta bulunmasıdır. Bununla birlikte ahi, sanat ve meslek yollarını öğrenirken, fütüvvetçilerin bildiği kuralları ve ahlakî nitelikleri de öğreniyordu; yani sanatın incelikleri, ahlakî nitelikleri aynı zamanda öğreniliyordu. Ahilerde bu çifte nitelik nasıl öğreniliyordu? Bunlar sanata ve mesleğe çok küçük yaşta başlarlardı. Ahilik yoluna girenlerde ilk basamak, "yamaklık" ti. Bundan sonra çıraklık, onun ardından kalfalık, kalfalığın üstü de ustalıktı. Bu basamakların birinden ötekine geçiş süresi fütüvvetnamelere göre 1000 gün yaklaşık üç yıla yakın bir aradır; ama yamaklıktan çıraklığa, iki yılda geçilebilirdi. Çıraklıkla kalfalık, kalfalıkla ustalık arası, sanatına ve mesleğine göre üç yılı da aşabiliyordu.

AHİLİĞİN TEMEL İLKELERİ

Hataları yüze vurmamak,
İşinde ve hayatında, kin, çekememezlik ve dedikodudan kaçınmak,
Gözü, gönlü ve kalbi tok olmak,
Cömert ve kerem sahibi olmak,
Alçakgönüllü olmak, büyüklük ve gururdan kaçınmak,
İyi huylu ve güzel ahlâklı olmak,
Aza kanaat, çoğa şükrederek dağıtmak
İnsanların işlerini içten, gönülden ve güler yüzle yapmak,
Dost ve arkadaşlara tatlı  sözlü, samimi, güler yüzlü ve güvenilir olmak,  

AHİ İÇİN “AÇIK” ve “KAPALI”  OLAN ŞEYLER

Açık olanlar:

Ahinin eli açık (cömert) olmalı
Kapısı açık olmalı (konuk sever) olmalı
Sofrası açık olmalı (ikramdan kaçınmamalı)

Kapalı olanlar:

Ahinin gözü kapalı olmalı (kimseye kötü gözle bakmamalı, kimsenin ayıbını araştırmamalı)
Beli kapalı olmalı (kimsenin ırzına, namusuna, haysiyet ve şerefine tasallut etmemeli)
Dili kapalı olmalı (kimseye kötü söz söylememelidir)

KİŞİYİ AHİLİKTEN DÜŞÜREN ŞEYLER

İçki içmek, zina etmek, gammazlık, münafıklık, kibir, haset, kin, yalancılık, sözünde durmamak, hıyanet, namahreme bakmak, ayıp aramak, nekeslik, gıybette bulunmak, haram yemek…
 
Ahiliğe Üye Şartları: Ahi olmak ve peştemal kuşanmak için kişinin bir Ahi tarafından önerilmesi zorunludur. Üye olmak isteyenlerden yedi fena hareketi bağlaması ve yedi güzel hareketi açması beklenmektedir:

Cimrilik kapısını bağlamak, lütuf kapısını açmak
Kahır ve zulüm kapısını bağlamak, hilim ve mülâyemet kapısını açmak
Hırs kapısını bağlamak, kanaat ve rıza kapısını açmak
Tokluk ve lezzet kapısını bağlamak, riyazet kapısını açmak
Halktan yana kapısını bağlamak, Hak'tan yana kapısını açmak
Herze ve hezeyan kapısını bağlamak, doğru söz kapısını açmak
Yalan kapısını bağlamak, doğruluk kapısını açmak

AHİLİĞE KATILMA TÖRENİ:

Ahiliğe girecek kişi aynı zamanda, fütüvvetnamelerde yazılı olan, ahlaklı yaşam kurallarından en az 124’ünü bilmek, benimsemek, günlük yaşamında bunları uygulamak zorundadır. Adab-ı muaşeret denen toplum yaşam kurallarının (edep) en yüksek derecesi 740 kural bilmektir. Bir nevi ahlak kurallarını bilen hafızlar yetiştirilmiş.

KAYBOLAN KAVRAMLARI AHİLİK ANLAYIŞI İLE YENİDEN SORGULAMALIYIZ

Çorbanın Tadı: Lokantalarda kaybolan çorbanın tadı acaba bu beyitteki anlamda mı kaldı?
Her sefer besmele ile açılır dükkânımız/ Hz. Selman paktır pirimiz üstadımız.  

Ahilik teşkilatına bağlı bir saatçinin tabelasındaki bu mısralar bugünkü mağazalarda asılı tabelalardaki yazılara ne kadar benziyor?  

Müddet-i ömrü geçüp gittiğinde eyler ah 
İnsana sadakat yaraşır görse de ikrah
Yardımcısıdır doğruların Hazret-i Allah

Bereket: Kâr dediğimiz şey bereket kavramının neresinde duruyor.  Bugünlerde neden hiçbir şeyde bereket kalmadı?

Pabucu Dama Atılmak: Ahi teşkilatı zarara uğramış bir müşterinin şikâyetini inceler. Şikâyeti sonucu esnaf suçlu bulunursa esnafın bir pabucunu çıkartıp damına atılır. Pazara inen insanlar bu manzarayı şöyle yorumlar: Bu esnaf alış verişe bir hile karıştırmış, der ve o iş yerinden alış verişini yapmaz. Esnafın ticari hayatının bittiği nokta pabucunun dama atılması ile sona erer. Bu eylemi toplumun değişik kademelerinde bulunan bütün fertler düşünmesi gerekir. Yaşadığımız hayatta bizim için de güzel bir ölçü olması gereken bir eylem karşımıza çıkmaktadır. Kendi hayatımızda da öyle bir çizgide yaşamamız gerekecek ki kimse pabucumuzu dama atmasın.”                           

 

Yorumlar (2)add comment

fatih KARA diyor ki:

söz bilenin kılıç kuşananındır. Sözü olan değil bilen konuşmalı ki cahilce kılıç kuşanmaya çalışanlarda bu toplumda giderek azalsın. Katkılarından dolayı teşekürler.RABBİM ilmini artırsın.
SAYGILARIMLA
24 Aralık 2009

mehmet varınca diyor ki:

kürşat beye teşekkürler ederiz. yüce dinimizin güzellikleri olan iyilikleri ahilik konusunun kardeşlik duygularını hatırlatmış.çok güzel açılamalarda bulunmuş. sadece bu konularda değil başka güzel konularda da bayburtta üniversitemizin varlığını hissettirmeliyiz.
17 Ekim 2009

Yorum yazın.
Yazı alanını daraltın | Yazı alanını genişletin

busy
Son Güncelleme ( Cumartesi, 17 Ekim 2009 11:29 )  

Reklam

Reklam

Reklam

Reklam

Haber Arama

Sponsor

Anket

Anayasanın bazı maddelerinde öngörülen değişiklik için 12 Eylül 2010 tarihinde yapılacak referandumda ne yönde oy kullanacaksınız?
 

Bizi Yazanlar

Bizi Yazanlar

Kültür Özel

 

Bayburt çeyizini finale taşıdı

Bayburt'un Demirözü İlçesi Yelpınar köyünde ikamet eden, aynı zamanda İlçe Halk ...

 

Yediden yetmişe halkoyunları coşkusu…

Bayburt Kapalı Spor Salonu,  hafta sonu yine tarihi günlerinden birini yaşadı. “Bar...

 

En zorudur Bayburt’ta Ermeni’yi oynamak!

21 Şubat kutlamalarının en vazgeçilmez ve belki de Türkiye’nin en uzun soluklu soka...

 

Avrupa'nın Yedi tepeli Kültür Başkenti

İstanbul, 2010 yılının başlaması ile birlikte sahip olduğu Avrupa Kültür Başkent...

 

“Turizmde Anadolu her dönem yol göstericidir”

TÜROFED İkinci Başkanı ve ATİD Başkanı Seçim Aydın, "Turizmi işgücü ve hammadd...

 

Türk Dil Bayramı Etkinlikleri Karaman’da başladı

Namık Kemal Zeybek, Türkçenin çok kerametli bir dil olduğunu belirterek, Mayaların, ...

 

Yağmalanmıştı, ayağa kalktı

Irak'ın 2003 yılında ABD güçlerince işgali sonrasında yağmalanarak talan edilen Ir...

Bülten Üyeliği

İstatistikler

İçerik Tıklama Görünümü : 790727