Yakın zamanda aramızdan ayrılan Kul Osman’ın (Osman Aktaş) yeni şiirleri elimize geçtikçe sizlerle paylaşıyoruz. Genel olarak Osman Aktaş’ı ve şiirlerini yeni keşfedenlerden olumlu mesajların yanı sıra talep ve istekler alıyoruz. Şiirsever okuyucularımızın genel talebi, bilmediğimiz, bilinmedik Kul Osman şiirlerine ulaşmak. Bu anlamda Osman Aktaş’ın kızı Elif Aktaş, bu taleplere cevap verecek 3 şiiri daha bizlerle paylaştı. Son şiirlerinden olduğunu düşündüğümüz mısralarda Kul Osman’ın sık sık bu dünyadan yapacağı göçe değindiğini görüyoruz.
Mesela birinde kendisini, kendi kabristanında hayal eden şair, şöyle diyor “Kul Osman”: “Kul Osman’ım kabristan da görülür / Günah, sevap defterlerin dürülür / Bu ölen kim? derler. Sala’n verilir / Bir gün gelir vakti dolan ömrüm, vah.”
Bir diğerinde de, gençliğin elden gidişini sorguluyor Kul Osman: “Şu gönüle sorun hep gencim diyor / Dört mevsimin sonu kışı bitiyor / KUL OSMAN’ım kalkmış nere gidiyor /
Tabuta konulan beze gelince…”
Elif Aktaş’a teşekkür ediyor ve sizleri Halk Şairi Bayburtlu Kul Osman’ın dünyasıyla baş başa bırakıyoruz:
Bayburt Sızısı
Çoruh’un ikiye böldüğü Bayburt
Aklıma düştükçe oyar sızısı
Yiğidin harmanı er olana yurt
Mansurlar misali soyar sızısı…
Şirin Bayburt seni kimler methede
Yağlı çörek lezzet tüten ketede
Ben gurbette gönlüm kaldı ötede
Bağrıma kor bıçak dayar sızısı…
Hayal kurar sevdanla nazlanırım
Çoklanırım kimide azlanırım
Sessiz sessiz inceden sazlanırım
Feryadımı arşa yayar sızısı…
Bu ne tutku damarımda, kanımda
Çocukça bir sevda yaşar anımda
Her akşam elemi çöker canımda
Cehennem narına ayar sızısı…
Seni unutmaya yer ve mekân yok
Mızrağı bir sevda yaydan çıkar ok
Bu cebirden kurtulmaya imkân yok
Bana posttakini sayar sızısı…
Kul Osman’ın sende okunur künyem
Senle Hülyalarım seninle rüyam
Didarım gülerken ağlar iç dünyam
Gurbet ellerinde koyar sızısı…
Ömrüm Vah
Zamanın içinde ak gün kara gün
Mevsimleri geçip solan ömrüm vah
Elli yıl bitirdim sanki daha dün
Muradı gözünde kalan ömrüm vah.
Acılarla ciğerimi sökendin
Mecnun gibi sevdalarını çekendin
Göz görmez hız ile bitip tükendin
Sonbaharı güze çalan ömrüm vah.
Bazı okyanusla bazı nehirle
Bazen kasabayla bazen şehirle
Söz söylersin irticalen şiirle
Satır satır haber olan ömrüm vah.
Gâhî güneş oldun buluta sindin
Gâhî yıldız oldun kutup denildin
Hep rüyanda aşkın atına bindin
Hayali, hülyayı alan ömrüm vah.
Kimleri korudun kol kanat gerdin
Bir dediler, üç de ekleyip verdin
Yerlere de düştün, yere de serdin
Destursuz meydana dalan ömrüm vah.
Kul Osman’ım kabristan da görülür
Günah, sevap defterlerin dürülür
Bu ölen kim? derler. Sala’n verilir
Bir gün gelir vakti dolan ömrüm vah.
Gelince
Değme çaresize acıyor canım
Feleğin sillesi yüze gelince
Silindi gözümden hatıram anım
Üst üste darbeyle dize gelince…
Sırtta ter kurumaz ellerim nasır
Nedir bu çektiğim tam yarım asır
Bilmesin yad olan aramızda sır
Kudretten rüzigâr söze gelince…
Görmezler divane deli sanıyor
Kabuksuz yaralar içe kanıyor
Bir katre içenin içi yanıyor
Bedeni kavurup öze gelince…
İp ucunda beden kasılır gibi
PİR SULTAN misali asılır gibi
Titreşir her azam sarsılır gibi
Sinem üzre neşter ize gelince
Çobanın sürüyü salası gelir
MECNUN’un aklına LEYLA’sı gelir
İnsanın bir nefes alası gelir
Yüce yaylasında düze gelince…
Aklı eren saçın başın yoluyor
Çeşmi derelerim sahil suluyor
Her on yaprakta bir âlem buluyor
ELİF’İ bitirip CÜZE gelince…
Şu gönüle sorun hep gencim diyor
Dört mevsimin sonu kışı bitiyor
KUL OSMAN’ım kalkmış nere gidiyor
Tabuta konulan beze gelince…
Bayburtlu Halk Şairi KUL OSMAN

ayvaz catalbaş
diyor ki:
|
osman abiyle bir anımı sizinle paylaşmak istiyorum 19 yıl ünce 90'ların başıydı araba yatagında bır baklava imalatında calışıyoruz. bende bır aylıgına sezonluk anlaşmıştım. yanlız ikimizdik gece calışıyorduk. osman abi bir an kayıp olurdu. yarım saat sonra elinde bir korpuzla iceri girerdi. bu 20 gün devam etti. merak etiyordum. nerden alıyosun derdim oda derdiki, üzümü ye bagını sorma. cok yogun calışıyorduk. ramazandı. bayrama iki gün kalmıştı. cok yorulmuştuk, son gün eve gitmedik, bir iki saat arayle un cuvallarının üzerinde uyukladık. son bir cırpınışla işi bitirdik. bayramdı, öğle üzeriydi, dışarı çıktık ikimizde öyle yorgunuz ki, son bir işimiz kaldı dedi. biraz yürüdükden sonra bir kulübe gibi bir evin önünde durduk, dayı diye bagırdı, yaşlı bir adam dışarı cıktı. osman abi cebinden bir miktar para cıkartı adama verdi. adam parayı gürünce şaşırdı, bu ne dedi oda dediki üzümü ye bağını sorma. sonra dediki hakkını helal et. adamda dediki hakkım sana helal olsun. osman abi dürüst, delikanlı adamdı. dostları icin kendini feda ederdi, etmiştirde. |
serhat k.
diyor ki:
|
Hem kişiligi hemde ozanlıgı güclü bi insandi cok severdım. Hep gecer balkonda yalnız basına şiir yazardi asagidan görse yazı yazmayı bırakır gelir bizimle konusurdu. Teyzemin ve kuzenlerimin başı sağolsun. Allah rahmet eylesin... |
- “Bir Semaverlik Muhabbet”
- Şairler şehrinde, Şair Zihni’nin izinde!
- Hicranı Anlayan Şehir
- Orhan Şaik Gökyay anıldı
- “Türk Kültür Kulübü”nden ilk “damlalar”







