Pala Şair İstiklal Caddesi’ne geri döndü

Halil Altındere’nin ilk kişisel sergisi, Yapı Kredi Kültür Merkezi Kâzım Taşkent Sanat Galerisi’nde açıldı. “Bunun bir sergi olduğundan emin değilim” adlı sergiyi, İstiklâl Caddesi’ne yolu düşen günde yaklaşık 1 milyon kişinin ziyaret etmesi bekleniyor. René Block editörlüğü ve Melih Fereli danışmanlığında hazırlanan “İstiklâl Serüveni” başlıklı güncel sanat sergi dizisi dâhilinde gerçekleştirilen “Bunun bir sergi olduğundan emin değilim”, Altındere’nin sanatsal serüveninde bir dönüm noktası. İlk kez balmumu ile çalışan sanatçı, genelde belirli sınıfsal kodlar içeren bu malzemeyi, bir azınlığın kahramanı olan, ünü kendinden menkul Pala Şair için kullanıyor.

Pala Şair İstiklal Caddesi’ne geri döndü

Halil Altındere’nin ilk kişisel sergisi, Yapı Kredi Kültür Merkezi Kâzım Taşkent Sanat Galerisi’nde açıldı. “Bunun bir sergi olduğundan emin değilim” adlı sergiyi, İstiklâl Caddesi’ne yolu düşen günde yaklaşık 1 milyon kişinin ziyaret etmesi bekleniyor. René Block editörlüğü ve Melih Fereli danışmanlığında hazırlanan “İstiklâl Serüveni” başlıklı güncel sanat sergi dizisi dâhilinde gerçekleştirilen “Bunun bir sergi olduğundan emin değilim”, Altındere’nin sanatsal serüveninde bir dönüm noktası. İlk kez balmumu ile çalışan sanatçı, genelde belirli sınıfsal kodlar içeren bu malzemeyi, bir azınlığın kahramanı olan, ünü kendinden menkul Pala Şair için kullanıyor.

Pala Şair İstiklal Caddesi’ne geri döndü Pala’nın ölümünden bir yıl önce başlanan heykel çalışması, onun hep ait olduğu yerde, İstiklâl Caddesi’nde sergileniyor. Heykelin sergilendiği süre boyunca kapalı olacak Kâzım Taşkent Sanat Galerisi de bu haliyle serginin bir parçası olacak.  

“İstiklal Serüveni” sergiler dizisine bir miti, bir halk kahramanını yeniden üreterek katılan Altındere, caddenin serüveninde Pala’ya da bir yer açılmasının zorunluluğuna işaret ediyor. Süreyyya Evren tarafından hazırlanan ve “Türkiye’de Güncel Sanat” monografileri dizisinin altıncı kitabı olan Kayıplar Ülkesiyle Dans da sergiyle eş zamanlı olarak Yapı Kredi Yayınları tarafından yayımladı.
 
Halil Altındere sergisiyle ilgili şöyle söylüyor:

“Uzunca bir zamandır İstanbul’un bu en kaotik caddesi ve çevresi ile ilgili fotoğraf ve video işleri üreten biri olarak, bu mekânda yapacağım sergide iki şeye işaret etmeye çalıştım: Birincisi günde yaklaşık bir milyon kişinin geçtiği, galerinin de üzerinde bulunduğu caddenin enerjisini sergiye/galeriye taşımak; ikincisi de bu durumu galeriye girmeden ve bu girmeme halinin kendisini de sergiye dönüştürerek yapmaktı. “Bunun bir sergi olduğundan emin değilim” esprisi*, bu iki birbirine bağlı ama bağımsız durumu, birini diğerine dönüştürmeden sunmanın bir yolu olarak ortaya çıktı.
 
İstiklal Caddesi ile bütünleşen ve neredeyse buranın simgesi haline gelen, geçtiğimiz aylarda kaybettiğimiz ‘Pala Şair’i yeniden üretip, yine cadde üzerinde sergilemek, bir enerjiye-ritme katılmakla olduğu kadar mekânın belleği ile de ilişkili. “Cumartesi Anneleri”nden Miss Turkey’e giden bu caddeye ilişkin üretimim, gündelik olanın içinden aldıklarımı, küçük müdahalelerle, başka bir içerikle doldurmanın imkânlarını araştırdı. İstiklal Caddesi’nin olduğu kadar İstanbul’un da sembolü olan, ancak hiçbir zaman ünlü büyükleri sergileyen müzelerde yeri olmayacak birini, Pala Şair’i balmumundan üretmek, malzemenin sınıfsal-düşünsel katmalarını yok sayarken, bir yanıyla da Pala’ya hak ettiği itibarı teslim etmek gibi.”

* Ahmet Öğüt’ün “ Bunun bir sanat yapıtı olduğundan emin değilim” çalışmasına referansla…
 
Sergi küratörü René Block’un sergi için yazdığı metin ise şöyle:

“‘İstiklâl Serüveni’ dizisinin beşinci sergisi Türkiye’deki en yeni sanat hareketinin kurucularından biri olarak tanımlayabileceğimiz bir sanatçıya ayrıldı. Halil Altındere aynı zamanda, documenta 12 (Kassel 2007) gibi pek çok uluslararası sergide yer alarak bu kuşağın temsilciliğini de yapıyor.
 
Halil Altındere politik düşünen bir sanatçı. Bunun tek nedeni olmasa da önemli nedenlerinden biri, kökeninin İstanbul’da değil, büyük kent etkisinden çok uzak olan, çocukluğundaki Kürt köy ve taşra kentlerine uzanması. Öncelikle politik olarak hareket eden bir sanatçı olan Altındere, zekice, çoklukla kışkırtıcı olan müdahalelerle insanları ülkesi Türkiye’nin toplumsal ve politik gerçekleri üzerine düşünmeye zorluyor.
 
Bu nedenle, Halil Altındere’nin galeri mekânını kullanmayıp, heykelini galerinin dışına yerleştirmesi sürpriz değil. Lobinin geniş pencereleri gazetelerle kaplı, galerinin ana giriş kapısındaki elle yazılmış not da “Halil Altındere sergisi dolayısıyla galerimiz 18 Eylül - 5 Ekim 2008 arası kapalıdır” diye bildiriyor.
Lobiye girildiğinde, izleyici galerinin esas giriş kapısının kilitli olduğunu görüyor. Bunun yerine İstiklâl Caddesi geçici bir sergi mekânı olarak işlev kazanıyor ve caddeden geçen yüz binlerce kişinin bu sergiyi görmesini sağlıyor. Bu görünmeyle, sanatçıların yüzyıllık bir düşü gerçeğe dönüşüyor: Nihayet sokağa çıktık.”
 
Halil Altındere (1971, Mardin)

Halil Altındere 1996 yılında Çukurova Üniversitesi Resim Bölümü’nde lisans, 2000’de Marmara Üniversitesi Güzel Sanatlar Fakültesi Resim Bölümü’nde lisansüstü eğitimini tamamladı. 2000-2001 yılları arasında Nantes Güzel Sanatlar Okulu’nda yüksek lisans sonrası eğitimine devam etti. 1999’dan bu yana art-ist güncel sanat dergisi’nin yayıncılığını sürdürmekte olan Altındere, 2002 yılından beri küratöryel çalışmalar da yapmaktadır.  
 
Halil Altındere, erken dönem çalışmalarında ulus-devleti, iktidarı simgeleyen kimlik kartı, banknot, pul gibi günlük yaşamdan sıradan nesnelerin anlamlarını küçük müdahalelerle ters yüz ederken, 2000 sonrası üretimlerinde daha çok alt kültürler, gündelik yaşam içindeki sıradışı ancak olağan görünen durumları mesele etti. Politik ve ironik bir yaklaşımla ürettiği çalışmaları; 1997 Uluslararası İstanbul Bienali'yle başlayıp 2007’de documenta’ya kadar birçok önemli sergide yer aldı. São Paulo Bienali (1998), Manifesta-4, Gwangju ve Setinye Bienalleri (2002) sanatçının yer aldığı sergilerden sadece birkaçı. Sanatçı ayrıca, Almanya, İngiltere, Fransa, Güney Kore, ABD, Brezilya, Yeni Zelanda, İsrail, Hollanda, Danimarka, Montenegro, Bulgaristan, Romanya, Yunanistan ve Avusturya’da pek çok uluslararası sergide yer aldı. “Gerçekçi ol, imkansızı talep et” (2007), ”Freekick” (2005), “Seni öldüreceğim için çok üzgünüm”(2003) sergilerinin küratörlüğünü yapan Altındere, 2007 yılında yayımlanan User’s Manual / Kullanma Kılavuzu :1986-2006 Türkiye’de Güncel Sanat kitabının da Süreyyya Evren ile birlikte eş-editörüdür.

 

 

Misafir Avatar
İsim
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

banner285

banner277

banner284

banner272

banner283

banner268

banner241