Anadolu'ya has kültür Bayburt'a has odalarda yaşıyor

Özel günlere ev sahipliği yapan ve Bayburt’u Türkiye’de farklı kılan en önemli özelliklerinden biri olan mahalle odası kültürü, kentte çağın gereklerine göre geliştirilerek korunuyor.

Anadolu'ya has kültür Bayburt'a has odalarda yaşıyor
Bir köye okul, bir dağa müze, uzak denize inen bir yol, uzayıp giden bozkır ortasına bir çeşme… Yahut iki yakayı kavuşturan bir köprü hikayesi gibi… Anadolu’da Bayburt’a, Bayburt’ta da Şingah’a müstesna karakter kazandıran bir yapının hikâyesi de bunlardan biri…

Haber: Murat Okutmuş

Özel günlere ev sahipliği yapan ve Bayburt’u Türkiye’de farklı kılan en önemli özelliklerinden biri olan mahalle odası kültürü, kentte çağın gereklerine göre geliştirilerek korunuyor.

Bugün, kentin her mahallesinde ve hemen her köyünde geleneklerin daha organizeli bir anlayışta devamı için kurulmuş, Bayburtlu vatandaşların yoğun olduğu hemen her yerde kökleşmiş olan bu yapıların kurumsal anlamdaki miladı ise Şingâh’ta başlıyor.

'Odaların fikir babası ve ilk odanın mimarı'

Bayburt'a has bir hale gelen oda kültürünü ilk kez bir komplesk haline getirerek yaygınlaşmasını sağlayan Orhan Ardahan, Şingâh Mahalle Odası’nın yapılış hikâyesini anlattı. Uzun yıllar Bayburt Belediyesi Fen İşleri Müdürlüğü görevinin ardından emeklilik yıllarını Balıkesir Altınoluk’ta geçiren Ardahan, geçtiğimiz günlerde cenaze dolayısıyla Bayburt’taydı.

Ardahan, bugüne kadar Bayburt’un tamamına yayılan, hatta Bayburtlu’nun yaşadığı hemen her yerde var olan mahalle odası geleneğinin fikir babası. Odanın yapımı için kurulan Şingah Mahallesi Yardımlaşma ve Dayanışma Derneği’nin de kurucu başkanı olan Orhan Ardahan, aynı zamanda mahalle odasının mimarisini kendisi çizmişti.

Anadolu’da önemli günlerdeki toplantıların gerçekleştiği ve en eski geleneklerinden biri olan oda kültürünün Bayburt’ta kurumsal bir kimliğe kavuşturulduğundan bahseden Ardahan,  “Mahallede kamuya ait oda yok, büyük odaları bulunan evler cenazelerde bir o kadar büyük sıkıntı çekiyordu. Mahallede önemli duyuru olacağı zaman caminin kadınlar mahvili kullanılıyordu” dedi. Ardahan, dönemin Tercüman Gazetesi yazarı Kadircan Kaflı’nın Bayburt Postası’nda da neşredilen ‘Fazilet Adaları’ yazısını okuduktan sonra zaten aklında olan mahalle odası fikrini hayata geçirmek için ilk adımı attığını dile getirdi:

“Rahmetli Osman Okutmuş ağabeyimle 1960 yılında Esnaf Kefalet Kooperatifi’nde çalışırdık. Ben katiptim, o yönetim kurulu üyesiydi. Bayburt Postası’nda Tercüman Gazetesi’nden bir yazı iktibas etmişti. O yazı Kadircan Kaflı imzalı, ‘Fazilet Adaları’ isimli bir yazıydı. Yazının bir bölümünde Eymür Köyü’nden de bahsediyordu. Çünkü bu köyün özelliği, tarihte hiç bir defa mahkemeye gidilmemişti. Davalarını kendileri halletmişlerdi o güne kadar. Bundan dolayı Kadircan Kaflı ‘Fazilet Adaları’ yazısında ‘böyle yerler çoğalırsa ülkede her daim huzur olur’ diyordu. Ben de zaten kafamda olan bu fikri, bu yazı ile pekiştirdim ve burada bir ‘fazilet odası’ oluşturmaya karar verdim.”

Şingâh Mahalle Odası yapılmadan önce Bayburt’ta mahalle odası var ama çoğu kişilerin özel mülkiyeti olmakla birlikte hem ağırlama hem de cenaze esnasındaki ihtiyaçlara cevap veremeyen birer oda şeklinde. Ardahan, odanın yapımından önce Şingah Mahallesi Yardımlaşma ve Dayanışma Derneği’ni kuruyor.

Bu dernek adında da var olan bir dayanışma örneğini tam anlamıyla sergileyerek, hem Bayburt’ta, hem de Türkiye’deki tüm Bayburtlu vatandaşların yoğun yaşadığı şehirlerde örnekleri bulunan mahalle odalarının kurulmasına vesile oluyor.

O günleri paylaşan Ardahan, sürecin kolay başlamadığına değinerek şöyle konuştu:

“O zaman mahallede dernek yok. Arkadaşlar kadınlar mahvilinin orayı kullanıyorlardı. Akşamdan toplanıp istişare ediyorduk. Bu istişarelerden dernek fikri çıktı ortaya. Tüzüğümüzü tanzim ettirdik. Seçim yaptık, yönetim kurulu oluşturduk. Benim başkanlığımda kurduk derneği. Yönetim kurulundaki isimlerin bir kısmı rahmetli oldu. Yönetim kurulumuzda İbrahim Develi, Hanefi Ağın, şimdiki muhtar Dursun Yerlikaya, Ebubekir Kayalı, Hüseyin Karslı, Baha Erbay vardı. Allah razı olsun hepsinden. Çok destekleri oldu. En önemlisi mahalle halkı da bize inandı ve çok destek oldu”

'Bayburt’un ilk sivil kompleksi'

“Şingâh Mahalle Odası Bayburt’un ilk komplike şeklindeki binası. Yani bura yapılmadan önce mesela Tuzcuzade Mahalle Odası vardı ama sandalyeli sade bir odaydı. Gasılhanesi, yemekhanesi, hepsi birlikte komplike olarak ilk örnek mahalle odası burası. Mimarisi de bana ait. Ben mimar değilim ama Fen İşleri memurluğu olduğu için teknik resim bende var. Dolayısıyla ortaya çıkardım. Üç altıgenden bir salon elde ediyorduk bu plana göre. Projelendirdik, tabi belediyenin, Belediye Başkanı Numan Erengil’in katkısı çok büyük. Buranın inşaatının kerestesi, yolların kenarlarındaki kavaklardan temin edildi. Karayollarından izin almak suretiyle bunu gerçekleştirdik. Yol güzergahı değişecekti, bu yüzden mecburen ağaçlar kesilecekti ve çok hayırlı bir iş için kullandık onları ve bu koca inşaatın kerestesi bu yolla temin edildi. Alan çeşme yatağıydı. Kepçeyi soktuk, paletli kepçe burada battı. O zaman burada kanalizasyon müteahhiti Muhammer bey vardı. Bayburt’a da o ekskavatörlerden hiç gelmemiş bile. Onun iş makinesiyle kepçeyi çıkardık aldık, kurtardık yani. Ondan sonra onunla devam ettik”

“Yav bunlar ne yapıyor cami yanına?”


"Bir zaman sonra tabanda kuru yere ulaştık. Yönetim kurulu olarak kazma-kürek temele girdik, tasfiye işlerini yapıyoruz. Bir yandan da para topluyoruz. Demir, çimento alıyoruz. Bu günlerin birinde Rahmetli Dursun Bölen geçiyor, biri selam verdi buna. ‘Yav burada ne oluyor böyle cami yanına’ diye de sordu. Dursun Bölen cevap veriyor: “Yav ne bileyim, ne yapıyorlar, bir şey anlaşıldığı yok. Memleket kaldı dana doluğa.” Aynen tabir bu. Tabi o da haklı, bakıyor ki yamru yumru bir temel. Üç tane altıgen temeli atılmış çünkü. Öyle öyle başladık.”

"Odadan önce belli aileler çekerdi bu yükü"

Temelinden çatısına kadar mahalle sakinleri tarafından inşa edilen bu odanın her bir metre karesinde karşılıksız emek var. Tüm mahalle yaşlı-genç demeden seferber edilmiş. Küçük-büyük meblağlarla gerek Bayburt’ta, gerek Bayburt dışında ikamet eden mahalleliye kadar herkesin bir katkısı, emeği söz konusu.

Odanın tüm eksiklikleri hesap edilerek, planlı bir şekilde yapımına başlandığını ifade eden Ardahan, inşaatın devam etmesi için lazım olan para için genelde mahallelinin kapılarını çaldıklarını, yetmediği zamanlarda ise İstanbul, Ankara yollarının aşındırıldığını söyleyerek, “Gerekli para desteğinin büyük bir bölümünü mahalle halkımızdan gördük, çok dışarı açılmadık. Ankara ve İstanbul’da yaşayan hemşehrilerimizin de desteğini gördük. 1980 ihtilalında kaba işçiliği bitmişti. İhtilalda Bayburt’taki tüm dernekler kapatıldı, bizim mahalle derneğimiz kapatılmadı. Biz derneği kurduktan sonra odayı yapmaya başlamıştık. Bayburt’ta genelde odası olan mahalleler yakın zamanlarda dernek kurmaya başladı” dedi.

Ardahan, şöyle devam etti:

“Mahalle odalarından önce evlerinde büyük odaları olan aileler bu yükü üstlenirdi. Bu da o ev halkına büyük külfetti. Bu bir gereksinimdi. Toplumsal yararı çok önemli oldu. Burada dayanışmayı öğrendik. İnşaatın tüm işçiliği mahalleli tarafından yapıldı. O zamana dair tek eksiğimiz fotoğraf. Eğer olsaydı, görürdünüz ki, bir tren yolu gibi bir merdiven oluşturmuştuk burada ve herkes bir teneke ile buraya harç taşıdı. Arkadan kaçanları yakalayıp ceza vuran adamlarımız da vardı"

“Gençler bizi tamamladı, gözlerinden öpüyorum”

Ardahan’ın şimdilerde en büyük sevinci ise odanın aslına uygun restore edilmesi. Bu yüzden kurucusu olduğu derneğin mevcut başkanı Murat Demirhan’ı ve yönetimini kutlayarak, teşekkür ediyor:

“Bir sevincim de şu. Cenazeye geldiğim gün gördüm ki, gençler bizi tamamlamış. Yeni dernek başkanımızın gözlerinden öpüyorum. Bir eser ancak bu kadar muhafaza edilir. Bu kadar onura edilir. Kendi adıma çok mutlu oldum. Kırıp, dökmeden aslına uygun daha ileri bir merhaleye götürmeleri beni çok memnun etti. Başkanın nezdinde tüm yönetim kuruluna, emek verenlere, destek olanlara teşekkür ediyorum.”

Kim öldü, kim kaldı hepsi kayıtlı!

Neredeyse tüm eksikleri hesap edilerek yapılan mahalle odası, Bayburt genelinde tek bir özelliği daha bünyesinde barındırıyor. Odada cenaze tutanağı tutuluyor. Cenaze defterinde ölen kişi ve aile efradı hakkında bilgiler yer alıyor. Bununla da kalmıyor, ölüm nedeni, cenazede kimler yemek vermiş, tek tek kaydedilmiş.

Bu günümüze kadar sürmüş, bundan sonra da sürecek. Mahalle odasının ilk cenazesi Ali Küçük’ün hanımı Ayfer Küçük. Yıl 1981. Yemek verenler, Cevat İmaç, Garip Akkoyun, Yusuf Özdemir, Numan Erengil, Hasan Türker ve Yusuf Ocaklı.”

Demirhan: “Eksiklerimizi giderdik, yapacaklarımız var”

Röportajımızın bir başka konuğu Şingah Mahallesi Yardımlaşma ve Dayanışma Derneği’nin Başkanı Murat Demirhan’dı. Derneğin kurucusu Orhan Ardahan’a eşlik eden mevcut başkan Demirhan, göreve hızlı başlamıştı. 3,5 yıl önce göreve geldi ve odayı büyük bir restorasyonun ardından günümüz şartlarına uygun bir hale getirmişti. Yaptıklarını ve yapmayı planladıklarını anlatan Demirhan şöyle konuştu:

“Kurucu başkanımız Orhan Ardahan amcamızın nezdinde o dönemde emeği geçen bütün büyüklerimizden Allah razı olsun diyorum. Ayrıca bizim için söylediği güzel sözler için de teşekkür ediyorum. Göreve geldiğimizde eksiklerimizi tespit ederek işe girişmiştik. Yemekhanemiz, abdesthanemiz, ısıtma sistemi ve tuvaletlerimiz yenilenmek üzere tamamını yaptık. Şuan ileriye dönük çeşmemizi de yapacağız. Okuma odası bölümü var, orayı restore edeceğiz. Ayrıca caminin girişi ve içerdeki ısıtma sistemine kadar hepsini yapacağız. Bu süreçte belediyemizin ve özellikle mahalle halkımızın odamıza yardımları devam ediyor. Ben sizler aracığıyla hepsine teşekkür ediyorum”
Misafir Avatar
İsim
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.
Misafir Avatar
Ahmet 6 ay önce

Hizmeti geçenlerden Allah razı olsun..daha eskilere de inilip bir hafıza oluşmalı..1950 lerde..40larda..30 lü yıllarda bu mahalle odasının yerinde çok büyük hizmetler yapılıyordu.. selamlar

Misafir Avatar
Salih GÜVELİ 6 ay önce

Sn Orhan ARDAHAN beye ve geçmişten günümüze hayır işlerinde emeği geçenlerden ALLAH razı olusun.Kendilerinin geliştirmiş oldukları fikir,gerçek manada bir temele oturmuş ve kültürel manada çok faydaları olmuş,mensubu olmakla şereflendiğimiz İSLAM dini,sosyal bir anlayışa sahip olup,bizlere sevinç ve keder de bir ve beraber olmamızı emrediyor,mahalle odası kültürü de bunu tamamlıyor.Bunu geliştirilerek,adeta bir kültür merkezi haline getirip,sadece cenaze ve kahve içme merasiminde değil,bilgi ürüten merkezler halini almalı,yaşı kemale ulaşmış büyüklerimizle gençlerin haftanın bir günün bir araya gelip,kaybolmaya yüz tutan olumlu örf adetlerin anlatılması, anneye, babaya, öğretmene,büyüğe saygı ve küçüğe sevginin önemini,manevi açıdan anlatımı, hitabetin önemi devamlı işlenmeli; Bayburt genelinde mahalle odalarında Diyanetin ve Üniversite hocalarının,ilk,orta ve lise de görevli hocalarımızın fahri olarak program yapmaları sağlanmalı;
Kuran,tasavvuf ve musiki eğitimi verilse iyi olmaz mı