TCDD'nin Raillife dergisinde yayımlanan Erzurumlu kadınlara yönelik hakaret içeren makaleye tepkiler sürüyor. Mehmet Aycı imzasıyla yayımlanan “Trenden kaçan oğlan” başlıklı makale Erzurum’da sivil toplum kuruluşlarından, siyasi parti temsilcilerine kadar tüm kesimlerin tepkisine neden olurken, Erzurum’da yayın yapan yerel internet haber sitesi Dadaş Tv, Erzurumlu kadınlara yönelik hakaret içeren makaleye çok sert bir tepki gösterdi. Dadas TV, Raillife dergisine cevap niteliğinde yayımladığı bir yazıda, dergideki makale için , "Kelimenin tam anlamıyla terbiyesizlik, edepsizlik, ahlaksızlık" ifadelerine yer verdi.
İşte o yazı…
Rezalete bakar mısınız? Bir dergi, açıktan Erzurum kadınına hakaret ediyor… Üstelik bu dergi, devletin bir kurumuna ait…
Söylenen şu: "Mustafa Çetin Baydar anlatmıştı. Tren Erzurum’a geldikten sonra Yeşilçam’da artist olma heveslisi Erzurum kızları, trenle İstanbul’a kaçarlar, türlü maceralar yaşadıktan hatta çam dibine yatırıldıktan sonra, tabii artist olamadan ancak ’kız gittim, kadın geldim’ havasında tekrar memleketlerine dönerler. Yeşilçam’a varmadan yolda belde İstanbul’da ikna edilenler ayrı, pişman olanlar da ayrı, film çevirmeye başlayanlar yandı gülüm keten helva hikayesidir. Ve bu hikayenin kaçıs kısmı trenlidir. Gözünü sevdiğim memleketimde kaç kız bavulunu günler önceden hazırlayıp dağlar yakışıklısına kaçar gibi trenle artist olmak için kaçmıştır, bunun istatistiği yoktur, Allah bilir. Kaçanlardan artist olan var mıdır, bunu da Yeşilçam’ın insan hatiratısını çıkarmakla mesul sinema tarihçilerimize, ne sinema tarihçisi, özenti tarihçilerimize sorulmalıdır. Tren sadece kaçışa tanık olmuştur, vallahi de billahi de bu işte vebali yoktur." .
Kim söylüyor bunları…
Dergi’de ilgili bölümü kaleme alan, Mehmet Aycı…
Kelimenin tam anlamıyla terbiyesizlik, edepsizlik, ahlaksızlık.
Kınıyoruz… Tel’in ediyoruz…
Kimi?
Yazıyı kaleme alanı…
Bunu dergiye basanı…
Ancak… En başta, bu pis iftirayı aktaran Çetin Baydar denen şahsı…
Hasta bir ruh… Eskiler marazi tipleme derlerdi. Çetin Baydar aynen böyle biri… İşi gücü bu şehir üzerinden aykırı söylemlerle kendine yer bulmak…
Halbu ki, şehirle aidiyeti, “yerlisi” olmaktan çok uzak… Tıpkı Erzurum’un yerleşik değerlerine olan uzaklığı kadar uzak…
Baydar aslen Ağrılı bir zat… Ataları Ağrı’dan Köprüköy Yağan’a gelmiş…
Eyvallah hoş gelmiş safa gelmiş… Kimsenin bir şey dediği yok… Fakat, Baydar ağır olmayı bilmiyor… Erzurum’un binlerce yıla uzanan milli ve manevi kodlarını aşındırmaya çalışıyor…
Başka işi yokmuş gibi, çalakalem uyduruk bir sürü zırvayı kaleme alıyor; veya anlatıyor…
Elin oğlu da, sanki doğruymuş gibi bunu dergilere basıp, bütün dünyaya neşrediyor…
Ayıptır, günahtır…
Baydar denen zat bu şehirden elini çekmelidir…
Gerçi fiziki olarak Erzurum’la uzun yıllardır ilişiği de yoktur ya…
Ankara’yı mesken tutmuş, Erzurum adına ahkamdır ki kesiyor!
Dadaştv olarak, son müessif olay sebebiyle kendisini kınıyoruz…
Ve… “Erzurum’dan uzak dur” diyoruz…
İftiradan, dedikodudan uzak duramama gibi bir illete muzdaripsin belli…
Bari, bizden uzak yap bunları… Erzurum’un şerefli kadını, kızıyla uğraşma…
Bu arada Erzurumlulara da, bir çift söz: “kendinden olanla, nifak saçmak için araya gireni ayıramazsan; ve dahi, bu tipleri el üstünde tutmaya devam edersen, kardan ak kızın kızanın daha çok iftiraya muhatap olur!

Emanet.by
diyor ki:
|
Adamların tuzları kuru. Dertleri yok. Siyaset ve malum parti marifetiyle köşeleri tutmuşlar. Dayıları kavi. Karınları tok; maaşları yüksek... Peki, ne yapacaklar? Badem bıyıklı, tiz sesli, siyaset cambazı halleriyle boş duracak değiller ya?... Makamı, parayı, pulu görünce apronlarda deve kesecekler; sekreterleriyle çaydan atlayacaklar; dekolte(!)giyinenlerin tacizini, tecavüze uğramasını normal karşılıyacaklar hatta hedef gösterecekler; İstiklâl Savaşı kahramanlarımızdan Nene Hatun'un torunlarının iffetiyle oynayacaklar; bilinç altlarındakini kusacaklar... Üretim, emek, istihdam, alınteri, bilim yanlarından bile geçmez. Dertleri davaları bel altıdır!... * Raillife nedir yahu? Bu zihniyet sahipleri müslüman geçinir; din-iman deyince mangalda kül bırakmazlar. Ama kültür emperyalizminin de en büyük beslemesi bu zihniyettir. Rail:Parmaklık, demiryolu, ray. Life:Hayat, yaşam, canlılık kelimelerini kurt mu yedi?!... Siz Türk müsünüz; yoksa İngiliz mi? Yok yok siz ne Türk, ne İngiliz? Bu zihniyetin sahipleri -kendi deyimleriyle- buralara 'kız' olarak geldiler; Ama seçimlerde nasıl döneceklerini yine Erzurumlular bilir.. Yeter ki Nene Hatun'un torunları kahraman dadaşlar, üzerlerine atılmış ölü toprağını bir atabilseler. Ayağa kalkıp, özbenliklerine dönebilseler. Bu zihniyeti ellerinin tersiyle bir itebilseler! O zaman Palandöken dağlarından doğan güneş daha ümit var doğacaktır... |
- Hakan Şükür, Bayburtlulara verdiği sözü unutmadı
- Fark yaratan adam: Prof. Hüsamettin Koçan
- ''İstanbul'u fetheden komutan ne güzel komutandır''
- Geri dönüş yok, 22 Ağustos'ta internete filtre geliyor...
- NKÜ’ye Bayburtlu rektör








