Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, "Marketlerde ilaç satılmasına yönelik çalışma yürütüyoruz" dedi. Erdoğan, DEİK toplantısının açılışında yaptığı konuşmada, eczacılık konusunda da batının limitleri ne ise onu uygulayacaklarını belirterek, şu değerlendirmede bulundu: "İlaç şirketleriyle anlaştık ama eczacılar ’olmaz’ dedi. Biz de dedik ki ’size 15 ocak gününe kadar müsaade’ Artık ABD’de olduğu gibi marketlerde de ilaç satılmasına yönelik bir çalışma yürütüyoruz." Başbakan Erdoğan, göreve geldiklerinde SSK hastanelerinde ne kadar eczane varsa hepsini kapattıklarını, 2003’ün rakamıyla yaklaşık 2,5 katrilyonluk bir kaynağı o günün eczanelerine devrettiklerine dikkat çekerek şunları kaydetti:

"Biz şimdi ne yaptık? Biz de diyoruz ki kardeşim buyurun size 15 Ocak’a kadar müsaade direkt olarak gelirsiniz SGK ile anlaşmanızı yaparsınız ve anlaşmayı da yapmak suretiyle biz eczacılarla baş başa bu işi götürürüz. Artı aynen Amerika’da olduğu gibi artık marketlerde, süpermarketlerde ecza ile ilgili stantlar kurulmasına yönelik de bir çalışmayı ayrıca yürütüyoruz. Bu işi geliştireceğiz. Bunun başka çaresi yok. Tekel oluşturmayacağız. Her yerde rekabet alanını geliştireceğiz. Bilimden sanata her yerde. Bunu yapmak durumundayız. Aksi takdirde uluslararası camiada biz o beklediğimiz sıçramayı yapamayız."
EDİTÖR: Bayburt’ta eczacılar, düşünülen bu uygulama için ne dedi?

EMANET
diyor ki:
|
"İKİ EKMEK, BİR ŞİŞE SERUM" ÜZERİNE DÜŞÜNCELER İnternet'ten ilk okuduğum gazete Bayburt Postası'dır. Çünkü doğduğum yörenin suyundan, toprağından, havasından esintiler vardır, onda... * Memleketten haberleri izlerim; yeter ki bir başarı öyküsü, bir muştulu haber olsun, beklerim. Dostlara, yarenlere belki bir selâm göndermek isterim... * Yeni bir yıla girdik!... Bayburt Postası'nda yeni yılla ilgili ne bir haber, ne bir yorum!?... Gözüme çarpan tek başlık: "İki ekmek, bir şişe serum!" * Yılbaşı dediğimiz manasız geceye günler öncesinden hazırlanıp, delice eğlenmeye çalışan tuzu kurular için diyecek sözümüz yok. Karikatürist hemşehrimiz Hikmet Aksoy'un güzel çizgileriyle 2009 yılında olduğu gibi, 2010 yılındada da iki sıfıra -simite- talim edip; mutlu(!) yaşamanın yollarını arayacak nüfusumuz, hamd olsun çoğunlukta ... Büyük çoğunluk için bu gecenin hiçbir farkı yoktur, diğer gecelerden... Çünkü onlar, "iki ekmek, bir şişe serum" parası kazanmanın derdine düşmüşlerdir. * Ülkemizde bu kadar yoksul, işsiz, hasta, çaresiz, eğitimsiz insan varken, neyi kutluyorsunuz? * Birliğimizin, diriliğimizin, güvenliğimizin, ülkülerimizin, hak ve adaletin, aşklarımızın..."dibe vurduğu" bu zamanda han-hamam sahibi olanlara "bu değirmenin suyu nereden akıyor" diye soran yok... Yıldırım gibi çakan zamlara, okkalı artan vergilere, "itirazım var" şarkısını mırıldanacak ne tâkat kalmış halkda ne de ruh... "Korkunun ecele faydası yok" diyerekten, hayat çetelemize bir çentik daha atarak susmayı yeğlemişiz! * Ne kadar yaşadığımızın, ne kadar acı çektiğimizin, ne kadar iyi dilekler dilediğimizin ne kıymeti var?... Hayatımız pamuk ipliğine bağlanmış bir kere ... Her an bir fâcia yaşayabiliriz. Talih, her kime gülerse o şanslı... "İki ekmek, bir şişe serum" parası kazanacak kadar işi olanlar, mutludur elbet... Ya işsizler?... * Yıllarca hep umud etmişiz; hep şansa güvenmişiz! Ya herrü, ya merrü demiş; önümüzdeki engelleri açmaya çalışmışız. Teselli ikrâmiyesi bile yanımızdan geçmemiş; hep kaybeden biz olmuşuz... Kamu hazinesi, ihale piyangosu zenginlerinin; fırıldak siyasetçilerin tıkır tıkır işleyen tekerine sözde biz çomak(!) sokmuşuz yine de... * Yeni yıl: 2010... Ey talih kuşu ne olur; bir kere de bizim başımıza sen kon... Yoksa, "iki ekmek, bir şişe serum" uğruna yapılacak tek yorum: "Ölen ölür, kalan sağlar bizimdir!" EMANET |
ahmet
diyor ki:
| TEKELLEŞME 23.000 ECZANE İLEMİ YOKSA ÜÇ BEŞ KİŞİYİ GEÇMEYEN BÜYÜK SERMAYE İLE Mİ OLUR ? |
- Sis olmadıkça yollarımız kapanmaz
- ‘Kop Tüneli’nin teknik detayları açıklandı
- Tipi ve kar yolları kapattı
- Zigana'da yaşanan çığ felaketi iddianamesine itiraz
- 10 Ocak: Çalışan gazetecilerin günü








