Bayburt Postası

Sık Kullanılanlara Ekle Giriş Sayfam Yap E-mail

Content on this page requires a newer version of Adobe Flash Player.

Get Adobe Flash player

Ana Sayfa GÜNDEM Türkiye "... Ama benim memleketim Bayburt ayaklanmıyor”

"... Ama benim memleketim Bayburt ayaklanmıyor”

e-Posta Yazdır PDF

Siyaset MeydanıAli Kırca’nın  artık bir klasik olan Siyaset Meydanı isimli tartışma programının bu haftaki konusu “açılım”dı. Program konukları arasında üniversite öğrencileri de vardı. Konuklar, güneydoğuda yaşanan sıkıntıların başlıca sebepleri arasında devletin ilgisizliği ve yatırım yapmayışını öne sürünce, bir genç söz istedi. Tıp okuyan bu genç, bir Bayburtluydu. Kendinden emindi, yaşadığı ve büyüdüğü topraklardan da emindi. Tıp okuyan Yavuz Selim Karatekin, bakın neler söyledi:

Yavuz Selim Karatekin“Ben, Türkiye’nin bu sorunuyla hemhal olmaya çalışmış ve Türkiye’nin bu derdini kendine dert edinmiş bir tıp fakültesi öğrencisiyim. Evet, Güneydoğu’da eğitim ve benzeri problemler vardır. Yatırım yapılmadığı söyleniyor. Dönüp bir de Trabzon, Erzurum, Erzincan ve Bayburt’a bakalım, Güneydoğu’dan ne kadar farklı? Yol bakımından, eğitim bakımından buraların Güneydoğu’dan hiçbir farkı yok. Ama bu topraklarda şimdiye kadar ne bir isyan, ne devlete baş kaldırış veya devletten ayrılma gibi bir hareket görülmedi. Demek ki sorun, eğitim veya yatırım eksikliği değil, başka bir şey…

Bu sorun çıkarmaya çalışan bölgeye eğitim veya yatırım götürüldüğünde, sorunlar bitecek mi? Burada ki halkın, feodalist yapının, şeyhliklerin, ağalıkların hiç mi suçu yok?

Sonuçta doğrudur, Güneydoğu’nun eğitim sorunu var, kalkınma sorunu var. Ama bu sadece güneydoğunun sorunu değil… Bu Türkiye’nin sorunu… Bunu Doğu Karadeniz’de yaşıyor, Doğu Anadolu’da yaşıyor…

Mesela benim memleketim Bayburt, benim memleketime de yatırım yapılmıyor maalesef… Ama benim memleketim ayaklanmıyor.”

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

Yorumlar (17)add comment

NURAN diyor ki:

Pkk marksist,ateist eli kanlı hain bir örgüttür!...
Akepe, kürt faşizminin hamisi olup,üstü kapalı bir pkk affını uygulamaya sokmuştur!...
Bütün TV kanallarında pkk'nın ve dtp'nin gövde gösterilerini Türk milleti seyretti!...
Aziz şehitlerimizin kemikleri sızlamıştır!...
Akan kanları sözde durdurma bahanesiyle 7 yılda bu kefazeliğe zemin hazırlayan akepe, sonunda BOP brojesini uygulamaya koymuştur!
Ermeni açılımı da bunlardan birisidir!
Bayburtlu, din bezirgânlığı yapanların mübarek dinimizi istismar ederek, vatan hainlerinin yanında nasıl yer aldıklarına şahit olmuştur!
Ama Bayburtlu suskundur!...
Bayburtlunun üzerine ölü toprağı serpilmiştir!...
Bayburt akepe il ve ilçe örgütlerine mensup hemşehrilerimiz,
ekonomik ve siyasi çıkarlarını bir tarafa bırakarak,akıllarını başlarına alsınlar!...
Derhal akepe saflarından istifa etmelidirler!
Aksi takdirde kendileri, vatan hainlerine destek vermenin utancını ömür boyu yaşamak zorunda kalacaklardır!...
Bu böylece biline!...
20 Ekim 2009

EMANET diyor ki:

EFENDİM, HATA BENİM!.....

Efendim, hata benim....
Şöyle ki;
"İşsizlik Oranı Düşük, Çünkü "Sanayi Yok!" ... başlıklı habere ilişkin,
"Hepimize Geçmiş Olsun!" başlıklı yorumumu yazdıktan sonra;
Gazeteport'un "Türkiye'nin Torpilli Harika(!) Çocukları" başlıklı haberi de ilgimi çekmişti.
Vatandaşlarımızın (çoğu üniversite mezunu) işsizlikten kırılırken, bizim siyasetçilerimizin
kızları,oğulları,damatları, baldızları ...vs. kamu ve özel sktörde en iyi yerlerde, belediyelerin iştiraklerinde yüksek ücretlerle nasıl görevlendirildiklerini sağır sultanlar bile duymuştu...
Ancak bu haber-alıntı sehven, daha doğrusu benim dikkatsizliğim yüzünden bu sütunda yer alımış oldu...
Başta sayın Gürhan bey olmak üzere bütün dostlarımdan bu dikkatsizliğim yüzünden özür dilemek zorundayım...
*
Akşam "Ergenekonla" yatıp, sabah "kürt açılımı,Ermenistan açılımı" ile kalktığımız bu gündem;
eminim ki birçok vatandaşımızı çileden çıkartmaya yetti...
Ekonomik nedenlerle( işten çıkarmalar, işsizlik..vs.) bunalıma giren vatandaşlarımızın sorunları gündemi pek işgal etmiyor. Masum küçücük kız çocuklarını bile nehire atarak hep birlikte,
ailece intihar olaylarının yaşandığı ülkemizde siyasilerin kılı bile kıpırdamıyor...
Gündemin ilk sıralarında yer alması gereken ekonomi,üretim,istihdam,eğitim ...gibi sorunların yerini,
ne yazık ki dış güçlerin de etkisiyle "açılım" denen iki başı da çıkmaz olan pis bir sürece girmiş bulunuyoruz...
Ekomik sorunlar ve "açılım" ilişkisi, gündem ve öncelik açısından önem arz etmektedir.
Söz konusu haber, bu açıdan tevâfuk (uygun) düşmüş olabilir...
Buradan hareketle, olumlu görüşlerini yazan yorumculara da teşekkür etmek görevimdir...
Klâsik bir söz vardır ya, ne kadar bilirsek bilelim, ne kadar söylersek söyleyelim karşımızdakilerin algılamaları
farklı farklı olabilir...
Zaman zaman iyi gözlem yapamama, ayrıntıyı gözden kaçırma, objektif olamama
ve algılama zorluğu hepimiz yaşayabiliriz....
Bu durum başkalarına zarar vermediği sürece doğal karşılanabilir...
Tabii, sayın Gürhan kardeşimizin fikirlerine de saygı duyarız; ister fıkra anlatmış olsun, isterse bohçaları açsın!...
Ancak, ülkemize yazık oluyor!...
Cennet ülkesiyken; cinnet ülkesi haline getirldik!...
*
Sonuçta sözü fazla uzatmadan başta sayın Gürhan hemşehrimiz olmak üzere,
bütün Bayburt Postası müdavimlerini tenzih ederek Mevlana (Hz.)'nın güzel bir sözünü hatırlatmak isterim:
"Anlamaz olgun adamdan bil ki, ham;
Söz uzar, kesmek gerekir vesselâm!..."
*
Yine de siz, siz olun; Allah'a(c.c) emanet olun!...
Sevgilerimle.....

EMANET

13 Ekim 2009

A.Sema diyor ki:

BEN DE AÇILIM İSTERİM!
Daha küçükken öğretmen olmayı istemiştim.
Bu amaçla Anadolu Öğretmen Lisesi'ne girdim.
Sonra, ülkemizin öğretmen yetiştiren en köklü ve eski Eğtim Fakültesi'nden (5 yıl) mezun oldum.
Yetmedi!
Kendi alanımda tezli yüksek lisans yaptım, kitâp yazdım.
Yetmedi!
Binlerce öğretmen gibi ben de atama bekliyoırum.
Türk'üm,vatanıma,bayrağıma, dinime,imanıma bağlıyım!
Asi olamam;dağa çıkamam;eşkiya değilim!
Dağdaki eşkiyaya aş,iş veren, vermeyi taahhüt eden hükumet bizim de sesimizi duysun.
Kürt açılmı, Ermenistan açılmı derken; biz de açılım isteriz!
Atama yapılmayan binlerce öğretmen yıllardır MEB'den açılım bekliyor!
Sayın Emanet beyi takdirle ben de çok iyi anlıyorum...
Benim de harika bir torpilim olsaydı, Bakanlık kontenjanından çooktan atanmış,
MEB'de belki de daire başkanı falan olmuştum.
Ama ne gezer?
Onun için MEB yeni bir açılım için kolları sıvamalı!...
Yoksa bir zırnık oy yok!....
Emanet beye teşekkürler...
11 Ekim 2009

Gürhan diyor ki:

Emanet Hoca’nızın kurduğu ilişki ne kadar enteresan ise, sizin bir doktor hayranı olarak açıklama getirmeniz o kadar enteresandır.

Ne kadar uzun yazabilirim diye düşündüm fakat bende konuyla alakasız bir fıkrayla geçiş yapayım… Nasrettin Hocanın bir gün bohçası kaybolur… Hoca, "Bohçamı bulun yoksa ben yapacağımı bilirim" diyerek etrafına haber gönderir. Kasabalı haber üzerine telaşlanır ve kısa zamanda hocanın kaybolan bohçasını bulup getirirler ve hemen sorarlar; "Hocam, eğer bulamasaydık ne yapacaktın?"

El-cevap; "Eski kilimi bozup bohça yapacaktım".
11 Ekim 2009

Dr.Feyza diyor ki:

AYDINLIK YAZILARINIZIN OKURU OLACAĞIM.

Sayın Emanet Hocam'ın çok değerli yazılarını zevkle okurum...
"Türkiye'nin Torpilli Harika(!) Çocukları" başlıklı yazının "açılım" denen ihanet planlarıyla çok ilgili olduğunu düşünüyorum...
Genç bir doktor adayının bilinçli davranışı, kendine güveni ,
ülkemizde ihanet şebekelerine verdiği ders her aklı selim tarafından takdir edilmiştir.
Yavuz Selim Karatekin gibi birçok Bayburtlu gencimiz, kendi çabaları ve gayretleriyle bir yerlere gelmişlerdir.
Eminim ki binlerce daha Karatekin gibi Baybuırtlu gençlere olanak sağlansa, kim bilir daha nasıl başarılar kaydederler?!...
"Açılım" diye gündemi aylarca meşgul eden işbirlikçi siyasetçiler,
bu mesailerinin yarısını ne eğitim ne de istihdam için harcıyorlar.
Ama iş kendi çocuklarına gelince işler birden değişiyor.
Açılım denen rezaletin, uluslar arası işbirlikçi boyutunu hepimiz televizyonlardan izledik!
Kendi gençlerini işsizliğe mahkum eden zihniyet; açılım yaparak 100 bine yakın Ermenistan vatandaşının ülkemizde kaçak çalışmasına göz yumuyor.
Aynı zihniyet sahipleri, kendi gençleri işsizken (her dört kişiden biri) utanmadan,sıkılmadan üç çocuk yapın, doğurun diye ahkâm kesiyorlar...
Obama'nın emirlerini yerine getirmek için İslâmi bütün değerlerimizi bir anda unutup; açılım,açılım diye
zaman ve enerji harcarken mevcut gençler ve doğacak çocuklar nasıl beslenecek, nasıl eğitilecek gibi sorunlarla ilgilenmiyorlar?...
Emanet Hocam'ın kurduğu ilişki çok entresandır; doğru bir tesbittir...
Milyonlarca işsiz gencimiz, kapanan dükkânlar, iflas eden firmalar, bu yüzden meydana gelen intiharlar...
ülke gündemini işgal etmesi gerekirken;
-nasıl olsa kendilerinin harika(!),torpilli çocuklarının çarkları dönüyor-
ne yazık ki, açılım denen kefazelik gündemin başına oturmuş bulunuyorr!
Niye çünkü bu kolay iş!
Êlin gâvurları ne istiyorsa ver tavizi gitsin!
Sat, sav, ulufe dağıt İktidarda kal!
Ama üretmek, iş alanları yaratmak, istihdam sağlamak, işsizlere iş vermek zor?
Siyasetçi kafa yorar mı buna?
Nasıl olsa babalarından süper torpilli çocuklarının çarkı dönüyor!.
Emanet Hocam, eline sağlık!
Aydınlık yazılarının her zaman okuru olacağım!
Bu siyasi anlayışdan nemalanan birileri "mankurtlaşmış" anatomileriyel bir yerlere mesaj göndermeye çalışsalar da siz boş verin onları...
Emanet Hocam, iyi ki varsınız!
Saygılarımla....
11 Ekim 2009

Gürhan diyor ki:

Hepsi çok değerli, bilinçli ve başlığa uygun birer yorum… Yalnız şu ‘Türkiye’nin Torpilli Harika Çocukları’ konusunun açılım ile ilgili bağlantısını anlayamadım. Kaldı ki, söz konusu durumu bir Türkiye (acı) gerçeği gibi sunup; ilgili kişileri adeta hiçbir işe yaramıyorken -bakan oğlu, vekil yakını- gibi siyasi konumlarından faydalanıp ancak iş, güç hakeza servet sahibi oldukları ileri sürülmüş… Ve kıyaslama daha ilginç! Söz konusu durum yine binlerce işsiz-güçsüz gencimize eş değer görülmüş…

Paralı diplomalarla, pamuk ellerinin bir civciv bile tutamayacakları bir takdir hakkı olmasına rağmen kesin olarak telakki edilmişse, bize ne düşer acaba! Oturup söylenmek mi? Yoksa azmederek çalışmak mı?

Ayrıca o türden haberlerin belli bir bilince nasıl katkıda bulunduğunu iyi düşünmek lazım!

Saygılar...
11 Ekim 2009

EMANET diyor ki:

TÜRKİYE'NİN TORPİLLİ HARİKA(!) ÇOCUKLARI....

Aziz hemşehrilerim,
Gazeteport'dan alıntı yaptığım şu haberi lütfen okuyunuz!...
Okuyunuz da bir Türkiye gerçeğini daha görünüz...
Babalarının siyasi erkleri ve torpilleri olmasa, paralı üniversitelerden alınan paralı diplomalarla
bu echel çocukların pamuk elleriyle civciv bile tutamayacakları kesinken, hengi noktalara ulaştıkları görün...
Görün de göz nuru, alın teri döken binlerce gencimizin nasıl işsiz-aşsız bırakıldığını anlayın....
TOOB Üniversitesinden mezun olur olmaz, Sn.Hisarcıklıoğlu'na hukuk müşaviri olabilecek kadar deneyim (!) kazanmış olan Bülent Arınç'ın oğlundan tutun da daha nice torpiili süper(!) gençlerimizi aşağıdaki listeye ekleyebilirsiniz...
EMANET
*

Babaları bakan ama onlar boş durmuyor! Kimisi mısır satıyor kimisinin de gemisi var.
Hele birisi var ki o yine terfi etti.Yaklaşık 10 yıl önce TBMM’de memur olarak çalışmaya başlayan,
Başbakan Yardımcısı Cemil Çiçek’in oğlu Ahmet Çağrı Çiçek,
TEKEL’in iştiraki Sigara Sanayii’nde yönetim kurulu üyesi oldu.
*
TBMM’de memur olarak işe başlayan Çiçek, daha sonra Özelleştirme İdaresi Başkanlığı’na geçti.
Çağrı Çiçek’in eşi Seda Çiçek de Türk Akreditasyon Kurumu’nda işe başladı.
5 yıl önce Gölbaşı Patalya Oteli’nde yapılan bir düğünle dünya evine giren
Seda ve Çağrı Çiçek çiftinin nikah şahitliğini Başbakan Tayyip Erdoğan yaptı.
*
MECLİS’TE TARTIŞILDI
Ahmet Çağrı Çiçek ile eşi Seda Çiçek’in kamuda çalışmaları TBMM genel kurulunda tartışılmıştı.
Cemil Çiçek’in Genel Kurul salonunda yaptığı bir konuşmada “Bir demokratik ülkede kanun önünde herkes eşittir, dolayısıyla eşit haklardan da yararlanması gerekiyor” açıklaması üzerine, CHP’li Muharrem İnce, AKP hükümetleri döneminde işe başlatılan milletvekili ve bakan çocuklarını açıklamıştı.
Bu isimler arasında, Çağrı ve Seda Çiçek de yer aldı. İnce’nin açıklaması üzerine Bakan Çiçek, oğlu ile gelininin “vatandaşlık hakkını” kullanarak işe girdiklerini belirtti ve “Kişilerin bakan yakını olmaları
Anayasa ve yasalardan doğan vatandaşlık haklarını kullanmalarına mani teşkil etmez” dedi.
*
BAKAN ÇOCUKLARI
Çiçek’in oğlunun kamuda yükselişi, dikkatleri bakan çocuklarına çevirdi.
Üst düzey isimlerin çocukları ve yaptıkları işler şöyle:
BİLAL ERDOĞAN:
(Başbakan Erdoğan’ın oğlu): Harvard Üniversitesi’ndeki eğitiminden sonra Dünya Bankası’nda çalışmaya başladı.
BURAK ERDOĞAN:
(Recep Tayyip Erdoğan’ın oğlu): İngiltere’deki eğitiminden sonra, Türkiye'de 2.5 milyon dolara gemi aldı.
CEM ŞAHİN:
(TBMM Başkanı Mehmet Ali Şahin’in oğlu): AKP’ye yakınlığıyla bilinen Çalık Grubu'nun avukatlığını yapıyor.
ERKAN YILDIRIM:
(Binali Yıldırım’ın oğlu): Denizcilik şirketi sahibi. İtalya'da 445 bin euroya gemi satın aldı.
AKİF ÖZAK:
( Faruk Özak’ınn oğlu) Bardakta mısır satıyor. Atatürk Havalimanı’nda ikinci şubesini açtı.
(Gazeteport)


10 Ekim 2009

EMANET diyor ki:

ALLAH(C.C) SONUMUZU HAYIR EYLEYE!.....

Bayburt Postası bu sütunlarda; son günlerde gündemi işgal eden "Açılım" konusunu, değerli hemşehrilerimizin tartışmasına açmıştı. Ben de dahil, birkaç duyarlı hemşehrimiz görüşlerimizi yazarak, katkıda bulunmuştuk...
Bugün de genç bir doktor adayı hemşehrimizin ülkemizin ekonomik ve özellikle "işsizlik ve istihdam" sorunlarını bir kenara iterek; salt "Açılım!" rezaletiyle ilgilenen basın ve hain siyasetçilere verdiği ders unutulacak gibi değildir...
*
Evet, Bayburtlu ayaklanmaz!
Çünkü Bayburtlu, Dede Korkut soyundandır...
Değerli hemşehrimiz, Dr.Eser Alptekin Bey'in tanımladığı gibi:
" Bayburt zengin bir yöre değildir ama burada yaşayan insanların bir özelliği vardır.
Sanata ve vatana bağlı insanlardır.
Onlara sunulan her bir güzelliğin kıymetini çok iyi bilirler.
Onlar bu toprakların çılgın Türkleridir!..."
Ancak bu demek değildir ki, Bayburtlu bütün haksızlıklara, hukuksuzluklara ve ihanetlere karşı tepkisiz kalacaktır.
Bayburtlu, yeri ve zamanı geldiğinde yasal zeminlerde hakkını aramasını da bilir.
Genç bir doktor adayı hemşehrimizin ateşlediği düşünce yapısı ve örnek davranışı karşısında bir ve beraber olup;
Amerikancı, BOP'cu , kürt faşizminin hamiliğine soyunan işbirlikçi güç ve siyasetçilere karşı tavrımızı koymalıyız...
*
Şöyle ki:
-Ülkemizin limanlarını, bankalarını, stratejik kurumlarını, en kârlı işletmelerini, toprakları elin gâvurlarına peşkeş çekenleri asla unutmamalıyız!
-Borçlu milletimizin milyon dolarlarını harcayarak, salt ABD, AB istedi diye kilise (Akdamar) onaran, Ayasofya'yı ibadete açmak yerine Ruhban Okulu'nu hizmete(!) açmaya hazırlanan, Anadolu'da bile "daire-kilise" açılmasına ve hristiyan misyonerlerinin cirit atmasına göz yuman işbirlikçi din bezirgânlarını asla unutmamalıyız!
-Dağdaki eşkiyayı hatta İmralı'daki caniyi bile affetmeye hazırlanan; benim vergilerimle M.Kemal'in yüce Meclis'inde ihanet şebekelerini besleyen; onlara hamilik yapan,dokunulmazlıklarını kaldırmayan zihniyetin temsilcilerini de unutmamalıyız!
-Ülkemizin kıt kaynaklarını bölgecilik yaparak salt oy uğruna belli bölgelere aktaran ve aynı bölgelerde her türlü kaçakcılığa,(elektrik,su, akaryakıt, sigara, silah, uyşturucu, kadın, yeşil kart...vs.)göz yuman; bu borçlu devletin çeşitli fonlarını ( kömür,erzak, beyaz eşya ve para...) kendi yandaşlarına aktaran, ayrımcılık yapan siyasi anlayış ve eylemlerini de unutmamalıyız!
-Kendileri yat,kat,gemi,liman, Çamlıca'da 5 villa, 4x4 jeepler, mücevherat şirketlerine bedelsiz ortak olurlarken; siyasi erklerini kullanarak, kendi çocuklarını en iyi ve en yüksek maaşlarla kamu ve özel sektörde istihdam edilmelerini sağlarken; bu vatanın çilekeş evlâtlarını; başta yüzbinlerce genç dinamik öğretmenlerimizi, çoğu Üniversite mezunu gençlerimizi işsiz-aşsız bırakanları; "kendilerine gelince han-hamam; halka geşince din-iman" istismarcılarını unutmamalıyız!
-Milli Eğitim Sistemimizi "devlet politikası" olmaktan çıkartıp; "parti politikası" haline getiren; okularda Atatürk Köşelerini kaldırtan; bütün vatandaşlarımıza Türkçe öğretmeyi hedef almak yerine; eğitim ve öğretimde birlik ilkesini hiçe sayarak, aritmetiği (sayı sistemi) bile olamayan bir dili(!) ilkokullarda ders olarak okutmaya çalışanları; İslâmın binlerce yıl bayrakatarlığını yapmış, defalarca haçlı seferlerine karşı direnmiş bu aziz Türk milletinin camilerimizi süsleyen mahyalardan bile "Türk" isminin silinmesini isteyen ve buna rıza gösterenleri asla unutmamalıyız!
-ABD, AB, İsrail şeytan üçgeninde tam teslimiyetçi politikalar izleyen, Karabağ'da binlerce müslüman Türk, Ermeni vahşeti altında yaşarken, Azerbaycan'da milyonlarca muhacir(kaçkın), yoksulluk içerisinde Karabağ'daki topraklarından uzak vatan hasretiyle yanarken; Azerbaycanlı kardeşlerimize verilen sözlere(!) rağmen, Ermenistan'a sınır kapılarını açmak için Türk düşmanı, hristiyan devletlerin masa başında akbabalar gibi başımıza üşüşen temsilcileriyle birlikte protokol üstüne protkol imzalayanları da unutmamalıyız!
...v.s...
*
Velhâsıl, değerli ve duyarlı hemşehrilerim;
Son 7 yılda takke düşmüş; kel görünmüştür!...
Artık hesap sorma zamanıdır!...
Bayburtlular olarak bu hesabı, yasal zeminlerde sormak zorundayız...
Artık aldanmaya ve aldatılmaya mecâlimiz kalmamıştır!...
Allah(c.c) sonumuzu hayır eyleye!...
-Amin!...
EMANET
10 Ekim 2009

nedim diyor ki:

helal olsun sana türklüğünle gurur duydum bayburtlu oluşunla bikat daha fazla gurur duydum helal olsun gada !!!!
09 Ekim 2009

ZEKERİYA KOCABEY diyor ki:

kardeşim hep yanındayız ...
09 Ekim 2009

yıldırım diyor ki:

çok doğru sölemiş ağzına aklına sağlık herkezede kapak......
09 Ekim 2009

oğuzhan diyor ki:

çok güzel yorumlamıssın abicim...
09 Ekim 2009

Selahattin KIRICI diyor ki:

Bende izledim programı gurur duydum, Aslan hemşehrim, birde artık bu kardeşlik barış söylemlerinden gına geldi. Yavvv ne yaptıkta barışacağız. Bu kadar kanı bizmi döktük, Asıl neye yanıyorum terörle mücadele eden askerler, subaylar yine Cumhuriyet in temel değerlerini savunan doktorlar, rektörler, ilim adamları gazeteciler sorgusuz sualsiz cezaevinde yatmakta, PKK nın terörün temsilcleri ekranlarda mecliste hertürlü hakareti yapıyor, Hükümmetten bir Allahın kulu tepki koymuyor, T ürkiye Cumhuriyetinin yargısı ayaklar altında, adamlar ifade vermeye gitmiyor sıkıysa gelin alın diyorlar. Bu ne aymazlıktır. Sevgili hemşehrilerim bugün artık herhangi bir siyasetin değil kendimize, kimliğimize sahip çıkmanın zamanı gelmiştir.

Kalın Sağlıcakla

Selahattin
09 Ekim 2009

hamdiokur diyor ki:

işte örnek bir bayburtlu seni tebrik etmek yetmez bir bayburtlu gibi özünü sözünü bir edip konuşmuşsun çünkü bir bayburtlu az konuşur ama konuşdumuda gündem oluşturur gerçeği ortaya koyar karatekin bu ülke senin gibi insanlara çok çok ihtiyacı var dert öğrenim değil yoksulluk hiç değil çünkü bunlara elektrik parası yok telefon parası yok kömür yiyecek sağlık devletten kaçakcılık hat safhada bazı şeylere göz yumuluyor ama bunlar daima kin nefret bölünmeden askerden şikayet neyin peşinde olduğunuzu herkes biliyor birileride barış kardeşlik deyip duruyor acaba kardeşlik askeri polisi kalleşçe vurmakmı 1000 yıllık dosluk bumu sana çok teşekkür selim karatekin siyaset meydanında ezberi bozdun bayburtlu zaten senin gibi olmalı seninle gurur duyduk tebrikler.
09 Ekim 2009

gürsel karapinar diyor ki:

tebrıkler. başarılarının devamını dilerim....dikkat et açılımı engelliyorsun diye karşına çıkmasınlar...........
08 Ekim 2009

Aydın diyor ki:

çok güzel konuşmuşssun kardeşim tebrik ederim
07 Ekim 2009

barın diyor ki:

aferim sana teşekkür ediyorum eğitiminde üstün başarılar diliyorum
07 Ekim 2009

Yorum yazın.
Yazı alanını daraltın | Yazı alanını genişletin

busy
Son Güncelleme ( Çarşamba, 07 Ekim 2009 13:26 )  

Sponsor

Haber Arama

AddThis Social Bookmark Button

Bülten Üyeliği

İstatistikler

İçerik Tıklama Görünümü : 3076564

Gündem Özel

 

Keşke tüm çocuklarımız mutlu olsa!

Bayburt’ta 23 Nisan Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramı kutlamaları Atatürk Anıtı’...

 

"Polisin gücü, milletimizin gücüdür"

Türk Emniyet Teşkilatı'nın 165. Kuruluş Yıldönümü nedeniyle Bayburt'ta coşkuyla ...

 

"Çanakkale geçilemez, geçilmemeliydi..."

"Çanakkale geçilemez, geçilmemeliydi..." Bundan tam 95 yıl önce Gelibolu Yarımadası...

 

Bir 29 Ekim'dir, 19 Mayıs'tır Bayburt için 21 Şubat

Bir 29 Ekim, bir 19 Mayıs, bir 10 Kasım, bir 23 Nisandır aynı zamanda 21 Şubat Baybur...

 

Sarıkamış Şehitleri anıldı

Sarıkamış şehitlerinin 95. yılı 'Türkiye Şehitlerine Yürüyor' anma programında ...

 

Gaziler Günü Kutlu Olsun

Genelkurmay Başkanı Orgeneral İlker Başbuğ, Türk Silahlı Kuvvetleri mensuplarının...

 

Bayburt'ta 30 Ağustos Coşkusu

Bayburt Postası - 30 Ağustos Zafer Bayramı ve Türk Silahlı Kuvvetleri Günü, Bayburt...

 

Çin’e Türk Dünyası Parkı’ndan protesto

Bayburt Postası - Çin  Halk  Cumhuriyeti’nin Doğu Türkistan’da Uygur Türklerine...

Online Kişi Sayısı

Şuanda 281 konuk çevrimiçi

Bizi Yazanlar

Bizi Yazanlar

Anket

Göç ederek gurbete çıkanlar, sıla hasretini nasıl giderebilir?