Bayburt Postası - Bayburt Üniversitesi tarafından hazırlanan ve Cumhurbaşkanı Abdullah Gül ile Başbakan Recep Tayyip Erdoğan başta olmak üzere bakanlara sunulacak olan raporla ilgili meraklı bekleyiş sürüyor. Bayburt Postası’na yaptığı açıklamada raporun birkaç gün içerisinde tamamlanacağını söyleyen Bayburt Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Murat Mollamahmutoğlu, raporun Cumhurbaşkanı ve Başbakan’a bizzat kendileri tarafından sunulacağını ifade etti.
Raporu kamuoyuyla daha detaylı bir şekilde paylaşacağını kaydeden Rektör Mollamahmutoğlu, konuyla ilgili düzenleyeceği basın toplantısının öncesinde raporun içeriği hakkında Bayburt Postası’na özet bir açıklama yaptı.
Prof. Mollamahmutoğlu, bugüne kadar bölge için düzenlenen raporlarda sadece potansiyellerin varlığına dikkat çekildiği fakat cevap noktasında bir çözüm sunulmadığını ifade ederek, üniversite tarafından hazırlanan raporda her konuya gerekçeli cevapların verildiğini belirtti.
Üniversite bünyesindeki bilim adamları tarafından Bayburt’un kalkınmasına ilişkin oluşturulan raporda, ana başlıklardan birinin ulaşım olduğunu ve ulaşım konusunda karayolu ile sınırlı olmayıp demiryolu ve havayolunun geniş bir şekilde işlendiğine dikkat çeken Prof. Mollamahmutoğlu, “Bayburt, ulusal yollara uzakta kalmış durumda. Dünyanın hiçbir ülkesinde hiçbir bölge ulaşımı rahatlatılmadan gelişmemiştir. 1950’li yıllarda Amerika’yı Amerika yapan yol devrimidir. Onun için Bayburt’u Bayburt yapacaksak ulaşıma birinci derecede önem vermeliyiz. Ve ulaşım imkânlarını çeşitlendirerek bu şehre sunmalı ve makûs talihi de yenmeliyiz. Bayburt ulaşım yönünden mağdur edilmiş bir şehir. Onun için karayolunun da iyileştirilmesi lazım. Mesela buraya mutlaka bir havaalanı gerekli. Gümüşhane ile Bayburt arasında bir yer var havaalanı olarak düşünülen. Bayburt ile Gümüşhane nüfuslarına ek olarak birde üniversite potansiyellerini koyduğunuzda bir havaalanını kaldıracak potansiyeli buluyorsunuz. Bunu biz raporda rakamlarla ortaya koyuyoruz. Bu şehre karayolunu göze alamadığı için gelmeyen sayısız hemşehrimiz var. Bunun için havaalanı olmazsa olmazımız.” dedi.
Bayburt’un ulaşımına yönelik son yıllarda önemli adımlar atıldığını da belirten Prof. Mollamahmutoğlu, demiryolunun ise mutlaka Bayburt’a kazandırılması gerektiğini dile getirdi.
Prof. Mollamahamutoğlu, “Karayolunu daha rantabl hale getirmek lazım. Bu konuda çeşitli çalışmalar var. Araklı ile Kop tünelleri ve devamında duble yol çalışmaları gibi. Bunlar devam etmeli. Mesela demiryolunu da mutlaka Bayburt’a kazandırmak lazım. Eğer burada yiyecek, giyecek ve tüm ihtiyacın daha ekonomik olmasını istiyorsak daha rantabl taşınmasına yol vermek zorundayız ve bunun tek yolu da demiryoludur. Onun için Erzincan’dan Gümüşhane’ye Gümüşhane’den Trabzon’a mı Giresun’a mı diye tartışırken her il ve her siyasetçi rant için kendi bölgesini konuşuyor. Ama biz doğru olanı konuşalım. Eğer buradan geçmesi doğru ise ki kesinlikle doğrudur bunu dile getirmemiz lazım. Bazı durumlarda ulaşımı ekonomik olsun diye değil faydalı olsun diye tespit etmek lazım. Onun için Bayburt adına demiryolu elzemdir” dedi.
Rektör Mollamahmutoğlu, raporda kış turizmine de yer verdiklerini söyledi. Turizm potansiyeli olarak öne çıkan, Bayburt Kalesi, Şehit Osman Tepesi, Aydıntepe Yer Altı Şehri, Çımağıl Mağarası gibi tarihi ve doğal eserlerin şuan ki durumları ile turist çekecek kapasiteye sahip olmadıklarını vurgulayan Prof. Mollamahmutoğlu, “Ekonomik katkıya dönüşecek bir potansiyelimiz yok ama kış turizmi için bir potansiyelimiz var ve Kop Dağı bunun için çok uygun. Fakat Kop Dağı planlamada geç kalmış durumda. Tabi burada birazda sitemimiz Bayburtlu hemşehrilerimize. Özellikle sermayedarların artık dönüp kış turizmine yatırım yapmaları gerekli. Bu şehrin geleceği için bu çok önemli.” diyerek kış turizminin önemine dikkat çekti.
Bölgede hazırlanan tüm raporlarda tarım ve hayvancılık konusunun raporda öncelik olarak işlendiğini de belirten Prof. Mollamahmutoğlu sözlerini şöyle sürdürdü:
“Tarım ve hayvancılık, bir potansiyel bunu tartışmayız. Bu sadece Bayburt’un değil, Erzurum, Gümüşhane, Erzincan’ın gerçeği. Ama bu potansiyel hep dile gelmesine rağmen nasıl canlandırılabilir sorusuna verilecek reel bir cevap yok. Hiç bir raporda bu böyle çözümlenir diye bir şey yok. Olamaz çünkü sıkıntılarını söyleyeyim. Coğrafi ve iklim koşullarımız ağır. Bu şartlar arazilerin efektif kullanılmasını zorlaştırdı. İnsanlar adeta karın tokluğuna ekim yaptılar. Yapılan çaba ile alınan verim çok düşük oldu. Başka arayışlar içerisine girdiler. Soğuk memleket, ulaşım zor, sağlık, eğitim hizmetleri iyi olmayınca metropol şehirlere göçtüler. Giden insanlarımız hisseli olan tarla ve meralarını da boş bırakıp gitti. Hisseli olan bu alanların efektif kullanım şansı da olmadı. O nedenle de kooperatifçilik gelişemedi. Bu işler genellikle kooperatifleşme ile gerçekleşir.”
“Göç, bu potansiyeli ölü hale getirdi”
“Tarım ve hayvancılıkta mikro ölçekte yaşananlar belli. Peki makro ölçekte ne yapıldı. Adeta tarım ve hayvancılık politikalarını ölü noktaya getiren çabalar vardı. Geçmiş dönemlere son 15-20 yılda bir bakın duruma. Ne yapılması gerekirdi. Siz zamanında var olan potansiyeli, koruyacak, teşvik edip geliştirecek önlemleri almadınız. Köy planları dediniz. Avrupa tarzında köysel dönüşüm planları geliştiremediniz. Dolayısıyla makro ölçekteki yanlış politikalar mikro ölçekteki insanların zorlukları bu potansiyeli ölü noktaya getirdi. Bundan sonra bu potansiyel nasıl canlandırılır. Bunun önce canlandırılması için iş gücüne ve nüfusa ihtiyaç var. Köylerde artık bu işi yürütecek ne genç ne de sağlıklı bir nüfus var. Dolayısıyla bunun böyle kısa veya orta vadede canlandırılması söz konusu değil. Onun için bu da potansiyel olarak var ama bizim gelişimimize kısa ve orta vadede katkı sunacak bir potansiyel değil. Bu konuyu da raporda böyle değerlendirdik.”
“Kop Dağı bölgesinin florası çok zengin”
“Bayburt’ta arıcılık bir umut gibi gözüküyor. Yılda 600 ton bal üretilebilecek bir potansiyele sahip. Çünkü ben köyleri de dolaşıyorum. Özellikle Kop Dağı bölgesinin florası çok zengin. Dolayısıyla arıcılığa yatkın bir potansiyelimiz var. Bunun da projelendirilmesi ve ciddi olarak ele alınması gerekli. Bu konuyu da raporda işledik.”
Barınma sorunu
“Bayburt’un en büyük şansı Bayburt Üniversitesi. Ve bunu da kısa sürede gördük. Hem istihdam açısından, hem de kaybettiğimiz nüfusu telafi etmemiz açısından. Gittikçe gelişiyoruz, hem istihdamımız büyüyecek, hem nüfusumuz. Çünkü iç kanama gibi göç devam ediyor. Göç düşerek devam ediyor ama hâlâ var. Üniversite bunu telafi etti ve bir kısmını da durmaya zorladı ve yavaşlattı. Fakat orta vadede daha iyi hissedilecek ve üniversite yine nüfusu olumlu yönde artıracaktır. Ama bir süre sonra üniversitenin fonksiyonu tamamlanacaktır. Bundan sonrası ise üniversiteye hizmet verecek sektörlerin geliştirilmesine kalıyor. İşte o zaman bu şehir kurtulur. Nedir bu sektörler, mesela taşımacılık. Bugün 4 bin 500, seneye 5 bin 500, bundan 20 yıl sonra Bayburt’tan 20 bin öğrenci taşınacak. Bu sektörün daha kaliteli hale gelmesi lazım. Mesela barınma. Öğrencinin sadece yüzde 20’si kredi yurtlarda kalıyor. Bu hepte böyle devam edecek. Onun için barınma imkânı açısından da gelişmek lazım. Mesela yurt yapmak yerine nitelikli öğrenci evleri geliştirmekte fayda var. 4-5 katlı bloklar yapmak yerine küçük tek katlı veya çift katlı ama mekânların paylaşıldığı öğrenci evleri oluşturup, orda sanatsal, kültürel ve sportif faaliyetlerini yürütecekleri alanlarda oluşturmak gerekli. Son bir yılda mantar gibi yapılar bitmeye başladı. Bunlar bizi sevindiriyor.”
“En vefakâr ve cefakâr vatandaş Bayburt’ta!”
“Bunun yanı sıra yiyecek, giyecek temini önemli. Bayburt’ta mutlaka büyük alışveriş merkezlerinin tesis edilmesi lazım. Buranın insanı niye bunları daha ucuza almasın. İstanbul’daki, Ankara’daki vatandaştan niye daha düşük standartta yaşıyoruz. Aksine en vefakâr ve cefakâr vatandaş Bayburt’ta. Hiçbir şeye isyan etmeyen bir şehir burası. Her yerde protesto, yürüyüş var. En sakin en kanaatkar toplum olarak Bayburt var. Ama birazda sesimizi çıkaracağız artık. Böyle kalmayacak artık. Ağlamayana emzik yoksa, bizde ağlayıp sesimizi duyuracağız. Mesela TOKİ tarafından yapılan Ticaret Merkezi niye hâlâ aktif hale getirilmez. Bunu anlayamıyorum. Bir potansiyel var ortada. 3-5 ortağın kavgasından dolayı o potansiyel heba ediliyor. Yazık değil mi? Şehir kazanacak bundan. Eğlence mekânlarını da oluşturmak gerekiyor. İnsanların gidip sosyalleşebileceği alanlar vardır. Mesela tenis, bilardo oynayabileceği, müzik dinleyebileceği, piknik yapabileceği alanlar olmalıdır. Şimdi bu sektörleri canlandırmada en büyük görev dışarıdaki sermayedar Bayburtlu hemşehrilerimize düşüyor. Onun için onlara buradan bir kere daha seslenmek istiyorum. Dışarıdan Bayburtluyuz diye övünmenin kimseye yararı yok. Kendimizi kandırmayalım. Eğer hakikaten Bayburt sevdalısıysak, sizin ticari kazancınızı da fazlalaştıracak altyapıya katkı verin.”
Profesyonel belediyecilik
“Bayburt şehircilik alanında Gümüşhane’ye göre çok avantajlı. Bizim alanlarımız var. Çevre ve Şehircilik Bakanlığı Bayburt gibi yerlere kentsel dönüşüm çalışmalarını daha yoğun bir şekilde yapmalıdır. Seçim yoluyla belediyecilik faaliyetlerini bir süre askıya almamız lazım. Belediyemizin bütçesi zayıf. Bünyesindeki çalışanlara ve tadilat işlerine bütçe gidiyor. Onun için bizim bir süre profesyonel belediyeciliği başlatmak lazım. Profesyonel belediyecilik görevi de Çevre ve Şehircilik Bakanlığı'na düşer. Çünkü hani bahsettik ya mesela kentsel dönüşümü ele aldığınızda o geleneksel belediyecilik yöntemini bir süre donduracaksınız, kentsel planlamayı profesyonel belediyecilikle başlatacaksınız, ondan sonrada diyeceksiniz ki bizim görevimiz bitti, bundan sonra artık seçim yoluyla klasik belediyecilik anlayışına dönebiliriz. Yoksa bugünkü var olan imkânlar ve belediye ile biz arzu edilen hizmeti yakalayamayız. Bütün bunları şunun için söylüyorum. Bir şansımız var, hızlı bir gelişim trendine girdik. Gelin bunu kısa vadede halledelim. Biz Erzurum, Sivas, Diyarbakır gibi 50 yıl kaybettikten sonra üniversiteyi büyüteceksek bir anlamı yok. Bu durum bu ilin de, bölgenin de kaybı demektir.”
Baksı Müzesi’ne müjde!
Bayburt Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Murat Mollamahmutoğlu, konuşmasının son bölümünde üniversite bünyesinde yeni açılacak fakültelere de değindi. Mollamahmutoğlu, daha önce gündeme gelen İlahiyat Fakültesi’nin yanı sıra Baksı Müzesi'ni çok yakından ilgilendiren Sanat Tasarımı ve Mimarlık Fakültesi’ni düşündüklerini de söyleyerek, sözlerini şöyle tamamladı:
“İlahiyat Fakültesi talebimiz YÖK’e iletildi. Orda İlahiyat Fakültesi için bir çok talep var ama biz avantajlıyız. Çünkü bizim hazırladığımız raporda sivil toplum örgütlerinin imzaları da var. Yani sadece üniversite değil toplumunda bu yönde bir talebi var. Diğer yandan yurtdışına gönderdiğimiz 30 öğrencimizde üçüncü senelerine girdiler. Doktoralarını tamamlayıp 2013 yılında okulumuza dahil olacaklar. 2013 yılında akademik açıdan iyi bir kadromuz olacak. Şubat ayının 15’inde 6 tane öğretim görevlisi arkadaşımız üniversitemiz bünyesine katılacak. 1 profesör, 5 yardımcı doçent. Biz bu arada Sağlık Bilimleri Fakültesi’ni kurmayı da düşünüyoruz. Özellikle yaşlı bakımı, stres yönetimi ve okul öncesi gibi birimleri burada oluşturalım diyoruz. Bu Türkiye’de en açık alan. Belki üniversite olarak bizim buradan bölgeye ve ülkeye katkımız olabilir. Bir de Sanat Tasarımı ve Mimarlık Fakültesi düşünüyoruz. Bu da Bayburt için çok önemli. Baksı Müzesi, bu sayede daha canlı tutulabilir diye düşünüyoruz.”

Ali Cengiz
diyor ki:
| Sayın Rektörüm açıklamış olduğunuz raporlar çok doğru, İlahiyat Fakültesi ve Mimarlık Fakültesi Bayburt için biçilmiş kaftandır altyapısı da vardır. Yalnız Arpalık Kasabası gibi bir yer varken Meslek Yüksek Okulunu neden düşünmüyorsunuz. Yüksekokulun altyapısı Arpalı da mevcut, Yurt olarak otel kullanılabilir, ulaşımı rahat, Araklı-Bayburt tüneli de nihayetinde açılacaktır. Trabzona en rahat ulaşılabilecek belde Arpalıdır. Saygılar sunarım. |
Ali CENGİZ
diyor ki:
| Sayın Rektörüm Bayburt için düşündüğünüz Fakülteler çok iyi Bayburt İlahiyat Fakültesi için biçilmiş kaftan çünkü potansiyel var.Yanlız Meslek Yüksek Okullarının çoğaltılması gerekmiyormu Arpalı Kasabası hazırkıta beklerken orda Yüksek Okulun açılmaması bir eksiklik değilmi Arpalı gibi şirin bir kasabayı öğrencilerden nasıl mahrum bırakırsınız Örenciler için hazır yurtvar burası otel yapıldı odalar öğrencilerin kalacakları şekilde ders çalışma salonu var Mutfak hakeza masraf yapmadan bir yurt kazanılacak Allah aşkına neyi bekliyorsunuz? selamlar. |
Bayburtlular
diyor ki:
|
"SAYIN REKTÖRÜMÜZ,SELAM VE SAYGILAR SUNARAK,AYDINTEPE YER ALTI KALESİ(ŞEHRİ)NİN BAYBURT ÜÇHİSARLI KALEYE BAĞLANTISI 17 KM,BU SARNIÇ(ANTİK)GEÇİT AÇILIRSA.,ŞİRİN BAYBURT*TÜRKİYE VE ULUSLAR ARASI TÜR- İZMDE (UNESCO)DAHİL,HAK ETTİĞİ NOKTAYA GELİR,ACİL*TURİZM VE OTELCİLİK YÜKSEK OKULUN AÇILMASI*SAYGI. |
bayburtlular
diyor ki:
|
SANAT BAYBURTTA ZİRVEDE DİYEBİLİRİZ..,TARİH KÜLTÜR ŞEHRİ OLAN BAYBURTTA,ÜZÜLEREK BELİRTELİM,Kİ *TANITIM*YOK GİBİ..!,ÇARE***TURİZM VE OTELCİLİK***YÜKSEK OKULUNUN AÇILMASI,SAYGILAR REKTÖRÜMÜZ.. |
İldeniz Öz
diyor ki:
| İlhaiyet Fakültesi açılıp ne olacak? Türkiye'de yeteri kadar İlahiyat Fakültesi var. Burayı bitirenler Diyanet'te iş bulamıyorlar, sonra ilgili olmadıkları alanlarda, bu işin uzmanı olanların yerine atanıyorlar. Gerçeği konuşunca da hemen din düşmanı yfatası yapıştırıyolar bunlar adam. |
Bayburtlu Salih
diyor ki:
|
Sayın Rektörümüzün çalışmalarını bir Bayburtlu olarak göreve başladıkları günden itibaren takip ediyorum ve haddim olmayarak diyorum ki; Türkiye mizin dışarıya göndermek zorunda olduğu beyin göçlerinin Türkiye ye nasıl dönmesini arzu ediyoruz, proje üretsin katkı sağlasın ülke gelişsin, Millet vekilleri ve sivil toplum örgütleri projeleri ile girişimcilikleri ile devlet imkanlarını israf etmeden, faydalı yatırımlara vesile olsunlar Ülkemiz ve Bayburt umuz gelişsin arzu ediyoruz. Sayın Rektörümüz yöremizin insanı olarak bu çalışmalarını devamlı surette sürdürerek projeler ortaya koymaktalar kendilerine teşekkür ediyorum. Bu ve benzeri projeler Bayburt siyasetçileri ile sivil toplum kuruluşları ile bürokrasisi ile hepsinin ürettiklerini bir araya getirip öncelik sırasına göre dizayn edilip bir an önce faaliyete geçirilmelidir. Sayın Başbakanımızın bende Bayburt un ikinci Millet vekiliyim ifadesini de unutmayıp projelerimizin aksatılmadan yürütülmesini sağlamalıyız. Bayburtlu olarak Üniversite ile tarım ve hayvancılığın olmaz ise olmaz olduğunu lütfen unutmayalım, ha burada yahu köyde köylü kalmadı deyip ucuz edebiyat yapmayalım Bayburt ta etüt çalışması yapıp uygun olan on köyün ortasına bir bölgeye Özel idarenin öncülüğünde köylülerle beraber şirket veya kooperatif kurup profesyonel manada hayvancılık yapılır ve personel ihtiyacını da ortak olan köylüden temin edersiniz kendi malına hem sahip çıkar günlük geçimini temin eder, hem ortak olur. |
yusuf torlak
diyor ki:
| sayın rektörün tespitlerine katılmamakmümkün değil.ancak bütün bunların yanında en önemli şey bayburtlu da bir zihniyet değişiminin olmasıdır.malesef bizim insanımızda bir tembellik ve birii birini çekememezlik hastalığı var.bunu aşarsak diğerleri inanın daha kolay halledilir. |
CAHİT CANGÖZ
diyor ki:
| SAYIN REKTÖR BİR BAYBURTLU OLARAK GERÇEKTEN ONUR DUYDUM GURUR DUYDUM ALLAH RAZI OLSUN.ÇOK GÜZEL BİR RAPOR HAZIRLAMIŞSINIZ. BU RAPOR SANIRIM GELMİŞ GEÇMİŞ BAYBURT SİYASİLERİNE VEDE BÜROKRATLARINA YOL TUTAR IŞIK TUTAR AMA NERDEEEE BAŞARINIZI KISKANIP GÖLGELEMESELER BARİİ. TEBRİKLER. |
R.MEHDİ ÖZ
diyor ki:
|
SAYIN REKTÖRÜMÜZ, SELAM VE SEVGİLER SUNARAK, ŞİRİN BAYBURTUMUZA" TURİZM VE OTELCİLİK" YÜKSEK OKULA BÜYÜK İHTİYAÇ VARDIR. AYRICA YÜZ YIL PROJESİ OLAN TREN,İN BAYBURTTAN GEÇMESİ VE HIZININ İKİ KAT OLMASI DOLAYISIYLA ARTVİN-TRABZON-BAYBURT-RİZE İLLERİ MUAZZAM KALKINACAKTIR. SAYGI İLE ARZ. (S.T.K.) BAYBURT/TÜRKİYE |
Abdullah
diyor ki:
| Sayın rektör gerçekten Bayburt için yerinde tespitli projeler üretmiş. Artık ikinci milletvekilimize bu projeyi sunmasını ve sonuçlarını merakla bekliyorum. İnşallah hayırlısı olur.Rektörümüzüde canı gönülden kutluyorum ellerinden öpüyorum... |
Can Bayburtlu
diyor ki:
|
BAYBURT ÜNİVERSİTESİNE VE SN REKTÖRÜMÜZE HAZIRLAMIŞ OLDUKLARI BU RAPORDAN DOLAYI TEŞEKKÜRLERİMİ SUNUYORUM.TESBİTLER MÜKEMMMEL VE BU TESBİTLERİ RAKAMSAL VERİLER DESTEKLEDİĞİNDE İYİ BİR RAPOR VE BİLİMSEL ÇALIŞMA OLMUŞ OLUYOR.BELKİDE BAYBURT TARİHİNDE İLK KEZ HÜKÜMETE İSTEKLERİNİ BÖYLE MÜKEMMMEL HAZIRLANMIŞ RAPORLA DİLE GETİRECEK.DAHA ÖNCEDE YAZMIŞTIM VATANDAŞ OLARAK TEK ÖNEMSEDİĞİM BAYBURT ÜNİVERSİTESİNİN HAZIRLAYACAĞI RAPOR VE TREN KONUSUNDA SN H.ALİ POLAT,SN FAZLI ÇELİK VE SN ŞEREF ORUÇ İLE BİRLİKTE GERÇEKLEŞTİRECEĞİ KONFERANS... BU RAPORU VE SUNUMU SN REKTÖRÜMÜZ SN MİLLETVEKİLİMİZ BÜNYAMİN ÖZBEKLE BİRLİKTE SN BAŞBAKANIMIZA SUNARSA DAHADA MÜKEMMEL OLUR.(BELKİDE SUNUMU BİRLİKTE YAPACAKLARDIR) MEMLEKETİMİZ DİĞER İLLERE GÖRE HİZMETE EN FAZLA SUSAMIŞ İLDİR.HİZMETLERDE BAŞARILI,VİZYON SAHİBİ,EĞİTİM SEVİYESİ YÜKSEK,SORUNLARI BİLEN VE ÇÖZÜM ÜRETEN ÖZELLİKLERE SAHİP YÖNETİCİLER TARAFINDAN GETİRİLİR.BAYBURTUMUZ YAŞAM MÜCADELESİ VERİYOR.EĞER AYNI TAS AYNI HAMAM GİDERSEK GİTGİDE KAN KAYBEDERİZ.BU NEDENLE BAŞARILI ,VİZYON SAHİBİ,EĞİTİMLİ İNSANLARIN STK LARDA KURULUŞLARDA GÖREV ALMALARININ ZAMANI GELMİŞTİR.YILLARDIR HALKIN SIRTINA KAMBUR OLMUŞ YÜZLERLE BİRYERE VARAMAYIZ....SAYGILARIMLA |
kadmin
diyor ki:
| sayın rektörümüzün çalışmalarını yakından takip ediyorum. allah razı olsun. kim memleketimiz için bir çivi çakıyorsa allah gönlüne göre versin.. |
bahtı kara
diyor ki:
| Tespitler yerinde konular afaki değil bilinçli seçilmiş, yalnız önemli olan sonuç almak. Başarılar dilerim. |
- Bayburt standı ilgi gördü
- 24 yıllık logo değişiyor!
- Bayburt’u, EMITT’te KUDAKA tanıtacak
- Ulaştırma Bakanlığı, demiryolu projesini ‘yapılabilir’ bulmadı!
- Kar yağışı etkisini sürdürüyor








