Bayburt Postası - İhalesi yapılan ve yapımı için geri sayıma başlanan Laleli Barajı’nın “mağdur köyleri” için iktidar partisi AK Parti’de düğmeye bastı. Önceki hafta, mağdur köylere yaptığımız gezilerde en çok dile getirilen şikayet, “siyasilerin” sessizliği ve gelişmeler karşısında “vurdumduymaz” tutumları olmuştu! Ve ister istemez, karşılarında hiç tanımadıkları bir firmanın temsilcilerini gören vatandaş, haklı olarak sormuştu: “Bizim milletvekillerimiz, bizim Valimiz nerede?”
Teknik Forum Derneği’nin girişimleri ile Bayburt’a gelen ve Laleli Barajı’nın yapılması halinde sular altında kalacak köylerde bilgilendirme toplantıları yapan AKFEN Holding Genel Müdürü Saffet Atıcı, özetle “bu bir Devlet politikasıdır, ihaleyi biz almamış olsak, başka biri alacak ve barajı o yapacak” demişti. Yani; “Laleli Barajı yapılacak, projeyi hazırlayan Devlet, ihaleye çıkanda Devlet, biz sadece işimizin gereğini yapıyoruz” demişti.
Peki, Laleli Barajı yapılırsa, “Bayburt’un en verimli ve sulak arazileri” olarak gösterilen bu alandaki köy yaşamı ne olacak? 825 HANE ve 2 BİN 481 KİŞİ MAĞDUR MU OLACAK? (Köylerden izlenimler için lütfen tıklayınız...)
İşte, bu can alıcı soruyu ve diğerlerini yanıtlamak üzere, Bayburt Konağı’nda bir değerlendirme toplantısı düzenlendi. Gezilerin hemen ardından yapılan toplantıya AKFEN Holding Genel Müdürü Saffet Atıcı, aynı firmanın Kamulaştırma Müdürü Hakan Bozkurt ve Enerji Müdürü Nuray Kaya, Belediye Başkanı H. Ali Polat, İl Genel Meclisi Başkanı Raci Bayrak, AK Parti İl Başkanı Bünyamin Özbek, daire amirleri ve köy muhtarları katıldı.
“Hasankeyf diye bir tarih gitti, Yusufeli diye bir ilçe kalmıyor, gönlümüz kırıkta olsa buna onay vermeliyiz”
İl Genel Meclisi Başkanı Raci Bayrak, Laleli Barajı ile ilgili 4-5 aydır çalışmalar yaptıklarını belirterek, “Oradaki insanlarımızın durumu bizler için çok önemli. Kamulaştırma çalışmaları yapıldıktan sonra yapacağımız çalışmalardan bahsetmek istiyorum. Öncelikle köylerimizdeki vatandaşlarımız baraj dışı kalan yerlerde nereye yerleşmek istiyorlarsa, oraların tespitini köy muhtarlarımızdan istiyoruz. Mesela tarım köyleri var. Hasankeyf’te bu uygulandı. Sular altında kalan köylere, TOKİ kanalıyla yerler yapıldı. Bu baraj bir şekilde yapılacak. Burada önemli olan, sorunları iyi tespit edip, sizlerin mağduriyetlerini ortadan kaldırmaktır.” Dedi.
Türkiye’nin 30 milyar dolar enerjiye para harcadığını ifade eden Bayrak, “Bulgaristan’dan parayla elektrik aldığımız zamanlar oldu. Elektriksiz zamanlar geçirdik. Bunları iyi biliyoruz. Şimdi yap-işlet-devret yöntemiyle müthiş bir şekilde enerji üretiyoruz. Hasankeyf diye bir tarih gitti, Yusufeli diye bir ilçe kalmıyor. Eğer Türkiye’nin menfaatleri bu doğrultudaysa, gönlümüz kırıkta olsa buna onay vermeliyiz” diye konuştu.


“7 köyümüze de sulama göleti yaptıracağız”
AK Parti Bayburt İl Başkanı Bünyamin Özbek ise “Bende o yörenin çocuğuyum. Aklım kestiği günden beri, baraj yapılacağına dair söylentiler vardı. Mağduriyetleri biliyoruz. Suyun altında kalacak arazi verimli olan arazi, geriye kalan araziler ise susuz araziler. Bu köyleri üst kısımlara taşımayı düşündüğümüzde su ihtiyacı kendiliğinden doğmuş olacak. Eğer bu 7 köyümüz üst kısımlara taşınırsa, bu 7 köyümüze de sulama göleti yaptıracağız. Yani devlet olarak yeni sulu araziler oluşturacağız. Ben bunun sözünü veriyorum. Köye ait camii, konak, okul gibi inşaatlarda yeni yerleşim yerlerine yapılacak. Bu tür bir mağduriyet söz konusu değil. Aklınızda şüphe olmasın. Hiçbir şekilde mağdur olmayacaksınız. Devlette bugüne kadar hiçbir insanını mağdur etmemiştir” dedi.


“Türkiye gelişiyor, enerji ihtiyacımız her geçen gün artıyor”
Belediye Başkanı Hacı Ali Polat ise yaptığı konuşmada şu ifadelere yer verdi:
“İnsanlarımız baraj yapılacak, hayatımız altüst olacak diye düşünüyor. Geçenlerde bir yerde bir yazı okudum. Şöyle diyor, ‘çok insan hayatının altüst olmasından korkar ama belki de hayatının altı üstünden daha iyidir bunu bilmez.’ Bünyesinde HES çalışması olan bir Belediye Başkanıyım. Türkiye gelişiyor ve büyüyor. Enerji ihtiyacımız her geçen gün artıyor. Bayburt İnşaatın HES projesi kendi arazimizden geçiyordu, buna hiç itiraz etmeden onay verdim. Ülkemizin geleceği ve bekası adına bazen hayat bize bazı anlamlar yükler. Bizim yapmamız gereken sorumluluklarımızı yerine getirmemiz. Çeşitli projeler üzerine çalıştık ama en uygunu köye yakın, su altında kalmayan bölgeye sizleri mağdur etmeden yeni yerleşim yerlerimizi kurmaktır.”
“Hemen kabullenmenize, bir anlam veremiyorum”
Balıklaya köyünü temsilen toplantıya katılan Eğitim Müfettişi Durdu Karadeniz, konuşmaların ardından söz alarak devlet yetkililerinin bu durumu peşinen kabullenmelerine bir anlam veremediğini ifade ederek, “bizler asıl mağdur olan vatandaşlar olarak, her türlü yasal hakkımızı kullanacağız “dedi.

bahri
diyor ki:
| hasankeyf barajından söz ediliyor konuşmalarda hasankeyf çevre köyleri örnek(kılıç köyü) kesmeköprü) urganlı) köylüleri için her hangi bir bilgilendirme toplantısı bile düzenlenmemiş olup şu ana kadar ne istimlaktan nede başka bir şeyden söz edilmiş kaldıki bizim için evlerde yapılmamış devletin bi an önce bu işe el atması burdan nurol ve cengiz firmalarına sesleniyorum bizleri sakın hafife almayın yaşadığımız topraklardan edecekler üstüne atalarımızın mezarlarını sular altında bırakacaklar ölürken bile atalarımızı kimsesizleştirecekler bizleri manevi yıkıntıya bir çöküntüye sürükleyecekler elimize bir kaç kuruş bir iki odalı ev verecekler bizlerde buna boyunmu eğeceğiz, asla benim bir tek canım var şu dünyada belki hiç bir şeyim yok ama anılarımız atalarımın mezarları doğup büyüdüğüm o kelpiç evimi saraylara değişmem dedimya bir canımız var onuda alsınlar ondan sonra barajı kursunlar sonuna kadar yasal haklarımızı kullanıp baraja karşı duracağız hiç bir insanın bizleri mağdur etmelerine izin müsade etmeyiz saygılarımla bahri yıldız |
yedigöze
diyor ki:
|
Değerli hemşehrilerim ; Yapılacak olan baraj benim köyümün de sulu arazizini maalesef sular altında bırakıyor.Fakat benim köyümde yapılan tarımın ekonomik değeri çok fazla olmamasından dolayı insanlarımız şimdiden istimlak sonucu alacakları paranın hayalini kurmaktadırlar.Ama eski adlarıyla kan,ahbunus,abusta,pigeyi,milehi köylerinde durum daha farklı. Arkadaşlarında ifade ettiği gibi bu köylerde yapılan özellikle sebzecilik bayburt un ihtiyacının büyük bölümünü karşılamaktadır.Bu arazilere elbette yazık olactır.İnsanlarımızın ve atalarının yüz yıllardır yaşadığı bu topraklar kısa bir süre sonra sular altında kalacaktır.Atalarının mezarları,hatıraları kısaca değerleri sular altında kalacaktır.Ne için? Hükümete yakın olan sermaye çevrelerinin dahada zenginleşebilmesi için.örnekmi Millet vekili Ülkü bey ile bayburt inşaatın ortaklaşa yaptığı çoruh havzasının bayburt un üst kısmında kalan bölümünde yapılan santrel ve havzanın alt kısmında yapılacak 3 adet hes gibi yani birileri zengin olsun diye yapılan bu hes ler bayburtluyu mağdur etmeye devam edecektir.Akp il başkanını bu konuda hiç bir teknik bilgisi olmamasına rağmen böyle konuşmasının kaynağıda malesef bayburt halkının kayıtsız şartsız akp ye teslim olması başındaki vatandaşı peyganber ilan edilmesi hadisesidir.Oylar akp ye sömürülmeye devam |
tufan
diyor ki:
|
il başkanı ne anlar barajdan kalkmış konuşuyor bırakın ALLAH aşkına ağzı olan bir yerlere gelen bilsede bilmesede sallayıp tutuyor. baraj gereklimi değil mi ? etüd çalışmaları yapılmış mı yapılmamış mı ? su altında kalacak insanlar çok uzun bir zamanı kapsayan bir planlama yaptılarmı yapmadılar mı ? sorular sorular sorular CEVAP ALSAK LÜTFEN. gerçi cevap belli durmak yokkkkkkkk neyse anladınız oni |
CERRAHPAŞA
diyor ki:
|
İl baskanının şundan haberi yok göletleri nerelere yapacağını biliyormusun her yerde o imkan varmı? Köylerle alakası olmayan insanlar baraj yapılsın diyor hele birisi kibirlenmiş burda itiraz eden insanlara cahil sıfatını yapıştırıyor.Orda yaşayan insanlar senin gibilerini ceplerinden çıkarırlar alp efendi ... Arkadaşlar bu baraj sahasının istimlakını devlet yapmıyor devlet adına yüklenici firma yapacak ve ayırdığı pay 50 milyon auro, bu miktar 8 köyü kaldırmaz sadece adabaşı köyünün ortalama 25 milyon euro tutuyo nerdeyse.Eğer gerekli tepkiler verilmez ise bunlar bedavaya kapacaklar buraları . Gelelim barajın teknik yonüne arkadaşlar kimse kimseyi kandırmasın barajın ekonomik ömrü ortalama 50 yıl .ondan sonra o baraj randumanlı çalışmaz çünkü çoruh nehir eğim açısından dünyada 4. sırada ve rusubat fazla gelmektedir.bu barajın esas amacı enerjinin yanında aşağısında yapılan barajların ömrünü uzatmak.50 yıl sonra barajın hayatta kalacağına inanmıyorum.O bölgede yaşayan insanların feryadına kulak verileceğine biri çıkmış bol keseden vaat dağıtıyor , diğeri çıkmış iklim değişecek felan filan ,Vanda deniz kadar göl var bi inceleyin bakalım iklimi ne kadar değişmiş. bu insanların feryadına kulak verin imkanı var kanal tipi yapılmaya öyle yapılması daha mantıklı. Bayburt hart ovasında masat sulaması yapıldı bir sürü sözler verildi vali olsun bölge müdürleri olsun vs . şimdi yeni gelenlerde diyorki ben öyle bir söz vermedim beni bağlamaz uydurma bir proje yapıldı şimdi ne oldu pompalar çalışmıyor sistem tıkanmış yine kuru tarım devam edilmekte.sonuç ozaman deniyordu arazileriniz sulanacak daha ne istiyosunuz . şimdi ne deniyor arkadaş pompalı gücün yetiyorsa çalıştır yetmiyorsa çalıştırma . pompaların elektrikleri ödenmeye kalksa vatandaş tarlasını satsada ödeyemez maliyeti. Onun için yörede yaşayan insanların feryatlarını endişelerini abartılı olarak görmeyin kendinizi onların yerine koyun babanızın atanızın geçmişinizin yaşantının her parçası su altında kalırsa hemen evet mi diyeceksiniz |
D. KARADENİZ
diyor ki:
|
Sayın hemşerilerim, konuya ilgi duyan komşularım, laleli barajı ile ilgili olarak uzun zamandan beri araştırma ve incelemelerim oldu, konuyu tam olarak bilmeyip, ülke menfaati diye mağdur edilecek olan insanların itiraz ve feryadını cahillik olarak değerlendiren kardeşlerim bilmediğiniz konuda lütfen ahkam kesip moral bozmayın. Elbette ülkemizin enerjiye ihtiyacı var, bu ihtiyacı ülke imkanları değerlendirilerek karşılamak devletimizin görevidir buna kimsenin itirazı yok. Ancak, Laleli Barajından elde edilecek enerji, köyler su altında kalmaksızın da elde edilebileceği uzmanlar tarafından beyan edilmektedir. Gerçekten bahsedilen yörenin devlet yetkililerince her yönden incelenmesi, bu iş oldu bittiye getirilmemesi gerektiği kanaatindeyim. Mutlaka bu baraj yapılacaksa 122 m olarak belirtilen dolgu yüksekliğinin 90 m civarına düşürülmesi, yarı nehir tipi, yarı baraj tipi projenin uygulanması durumunda istimlak edilecek alanın |
ahbunuslu
diyor ki:
| adam,egere diye Türkçede olmayan bir kelime kullanıp milleti cahillikle suçluyor |
Alp
diyor ki:
| Bir barajın getirdikleri ve getirecekleri.. Yok efendim sebze meyve burda yetişiyormuş bayburt pazarı canlanıyormuş.. Cahilce yorum yazanlar.. cahilce kelime türetenler.. Şunu unutmayın suyun önü tutuldumu bir göl veyatta deniz şeklini alır.. Buda şu oluyorki havada Nem oranı artıyor.. Bayburt artık eski kışları yaşamıyor.. dikkat ederseniz bunun nedeni Barajların göletlerin yaygın olması durumuna bağlıdır.. Hayatı bir günlük düşünmeyin ilerde ne olacagımız belli değil.. Bu baraj bu bölgeye şart.. şimdi soruyorum köyüm yok olupta yerine ülkemin çıkarları için yararı için adam akıllı birşey yapılacaksa neden karşı çıkayım.. Bu buarajın içinde evim kalır giderim barajın 5 km aşagısına ev yaparım yine orada tarla ekerim.. bunlar basit şeyler Zor olan ise Bu barajın yapılmasıdır.. Bu baraj yapılmalıdır.. Her daim burada kafaları halen siyasetle karışmış kişiler olsada yaşları kemale ermiş olgunum diyenlerin yorumlarını okuyunca aslında ilkokul sıralarında anne babasından ne gördüyse onu konuşan çoçuklardan farklarının olmadıgını görmekteyim..Diyeceğim şudurki çoruh akar avare avare bakanlar olmak istemiyorum Yada çoruh akar saf türkler bakar diyenleri duymakta istemiyorum.. Çoruh nehri durdurulmaılıdır.. artık rafting yapacakalrın zevki olmamalıdır.. Çoruh ülkeye millete yararlı bir yer haline dönüştürülmelidir. |
ahmet Abustalı
diyor ki:
| Bayburt un Balkar rüzgarına kapalı,sebze meyve yetişen,fidecilik seracılık yapılan Bayburt ikliminden çok farklı bu münbit topraklar keşke gitmese... |
servet taş
diyor ki:
| sayın g.karapınar seni tebrik ederim .ilk defa bir doğruda seninle buluştuk.bundan sonsuz mutluluk duydum.Bütün önyargılardan uzaklaşmanı ve doğrulara ulaşmanı dilerm |
muharrem
diyor ki:
|
Böyle bir anlayış ve yönetim olamaz. Bayburtta zaten üretimi bitirdiniz. şimdide son kalan birkaç köyüde bitirmeye çalışıyorsunuz. kim araştırma yaptıda buraya baraj yapılsın kararı çıktı. kime soruldu. burada yaşayan insanlar bugün değil ama gelacekte nasıl bir hata yaptıklarının farkına varacaklar. Ne zaman bayburtlu insan yerine koyulacak? No:"Herkes hak ettiği değeri görür demiş atalarımız." |
NURETTİN KARABULUT
diyor ki:
|
Ülkemiz için memleketimiz için yararlı olacağı kanaatinde olduğumu bildirmek istedim, Elbette atadede topraklarını bırakmak çok zor aynı yörede yerleşim yerleri yapılacağına göre mağduriyette sözkonusu değilse bu Barajın yapılması İklimsel,ekonomi ve Turizm açısındanda İlimize bir değer katacağı kanısındayım hayırlısı ne ise o olsun. Saygılarımla, |
Murat ÇELİK
diyor ki:
| Ülkemizin çıkarları Bayburt'un Bayburt'lunun çıkarından önce gelir. Bu baraj bu ülkeye değer katacaksa hemen yapılmalıdır. |
Cuma ADIBEŞ
diyor ki:
|
Ben öncelikle şunu ifade ederek sözlerime başlamak istiyorum. "Bayburt insanı neden değişime hep kapalı." Sitede yayınlanan önceki haberide okudum. Akfen Enerji'den yetkililler köyleri ziyaret edip köylülerle sohbet etmişti. Şunu öncelikle kabul ediyorum, o köylerde yaşayan insanlar köylerinden yani belli bir yaşam düzenlerinden olacaklar.Bu köylüler açısından olumsuz bir gelişme. Fakat ülkemizin gelişmesi, Bayburt'un değişimi ve gelişimi açısından yapılacak fedakarlık hem kutsal hemde değerli değilmidir. İşe bu zaviyeden bakılırsa daha mutlu bir tablonun bizi beklediği kannatindeyim. Yapılan tartışmaların dikkatimi çeken bir yönüde şu: Türkiye'de sanki ilk baraj Bayburt'a yapılıyor. Bu nedenle herkes korku içinde; köylüler mağdur olacak. Tabiki devlet insanların haklarını verecek. Bu aşamada ufak pürüzler olabilir önceki örneklerine bakarsak olmuşturda. Barajın çevreye olan etkileri iyi bir şekilde analiz edildikten sonra yararlı olacağı kanısına varılırsa. Ki muhtemelen öyle olacak. Bu barajın Bayburt'a büyük katkılar sağlayacağı kanaaatini taşıyorum. Benimle aynı kanaatte olanlar baraj bittikten sonra bu barajın Bayburt'a ne kadar katkı sağladığını gönül rahatlığıyla anlatacaklardır. |
Abdulkadir BIÇAKÇI
diyor ki:
| zaten göç veren iliz ınsanlara al parayı git burdan diyorsunuz 8 yıldır ne verdiniz kötlüve hiçbişey hayvancılıkda bitti tarımda şimdide yerinden yurdundan ediyorsunuz bu insanlara yazık günah değilmi kendinzi onların yerine koyun yinede evet dermiyidniz 9 yıldır tewk başına iktidarsınız yaptıkalrınız ortada kocaman bir hiççççççççççççççççç |
hayati okumus
diyor ki:
| çok il başkanı gördüm ama bizim bayburt il başkanı kadar kraldan daha kralcısını görmedim. bu durumla kesin milletvekili olursun... kendini kandırma en iyi yaptığın iş bu, ondan vazgeçme... |
Faruk Nafiz KILIÇALAN
diyor ki:
|
Bu iş'in netice itibariyle memlekete faydası ve zararının ne olacağı hususunda bir kanaat sahibi olmamakla birlikte, orada yaşayan ve hayatlarının büyük bir kısmını orada geçiren insanlar açısından kolay olmayacağını söylemeye gerek yok sanırım.. Hangimizin çocukluğumuzun, gençliğimizin veya hayatımızın önemli bir kısmını geçirdiğimiz; dar bir bölgede olsa "vatan" diye yüreğimizde sakladığımız yerden uzak olmayan, hatta yakın olan bir yere naklinde veya bir ev değiştiğimizde dahi yüreği burkulmaz.. Bu zaviyeden baktığımda benimde yüreğim burktu değerli dostlar.. Benim asıl üzerinde duracağım nokta, yukarıda, haberde okuduğumuz iktidar İl Başkanına ait avami, avami olduğu kadar boş cümlesi oldukça sıkıcı geldi; "“Bende o yörenin çocuğuyum. Aklım kestiği günden beri, baraj yapılacağına dair söylentiler vardı. Mağduriyetleri biliyoruz. Suyun altında kalacak arazi verimli olan arazi, geriye kalan araziler ise susuz araziler. Bu köyleri üst kısımlara taşımayı düşündüğümüzde su ihtiyacı kendiliğinden doğmuş olacak. Eğer bu 7 köyümüz üst kısımlara taşınırsa, bu 7 köyümüze de sulama göleti yaptıracağız. Yani devlet olarak yeni sulu araziler oluşturacağız. Ben bunun sözünü veriyorum. Köye ait camii, konak, okul gibi inşaatlarda yeni yerleşim yerlerine yapılacak. Bu tür bir mağduriyet söz konusu değil. Aklınızda şüphe olmasın. Hiçbir şekilde mağdur olmayacaksınız. Devlette bugüne kadar hiçbir insanını mağdur etmemiştir” bir defa okudum, anlamadım, bir daha, bir daha fakat heyhat.. "Ben bunun sözünü veriyorum" demiş kardeşimiz.. ve eklemiş "yani devlet olarak yeni sulu .....?" Hayret içinde aklımda kalan bu iki cümle.. Neyi sözünü hangi sıfatla verdiğini anlamak mümkün değil.. Bu kardeşimiz hangi kurumun başında tasarrufu olan birisi veya memleketin valisi mi? Bir il başkanı kendini "Devlet" olarak takdim ediyor(!?).. İktidarda olsa dahi nasıl böyle bir söylem içinde olunur, bunun mantığını çözemedim gitti. Herhal şunu söyleyebiliriz; evet olsa olsa aidiyeti cihetiyle bu dönemde söz sahibi olanlar, kendilerinin ilanihaye sözün son söyleyeni olacaklarına kendilerini inandırmışlar.. Çok tuhaf değil mi dostlar.. Halbuki, biz biliyoruz ki; "baki kalan şu kubbede hoş bir sada" dır, bunlar o hoş sada'yı bile heba ettiler.. Yani dil'in kemiği yok, salla sallayacağın kadar, söyle söz olsun da.. Fakat "söz ola kese savaşı, söz ola kestire başı" demiş atalar.. Şimdi kuru hamaset ve azamet içinde verilen " sözler" yarın hatırlatılır, bunu hatırlatmakta bizim görevimiz olsun. Dolayısıyla burada yaşayan hemşerilerime bu iş'in peşini bırakmamalarını salık verirken, değerli hemşerilerimin engin düşünce ve ferasetlerine güvendiğimi burada belirtmek istiyorum. Belliki bu "laleli barajı" burada yapılacak, bundan dönüş yok.. Vede peşin hükümlü olmamak gerek diye düşünüyorum, belki daha çok memlekete ve orada yaşayan insanlarımıza faydası olacağını da düşünmek gerek. Ancak bu iş'ten dolayı mağduriyeti hasıl olacak hemşerilerime kuru hamaset ve sözlere kanmamaları ile daha ziyade sözden çok yazıya önem vermelerini "SÖZ UÇAR, YAZI KALIR" atalar sözünü hatırlatırım.. Binaenaleyh son söz olarak: kesinlikle işinizi idari ve siyasi kurumların insafına değil yasal ve yargı ile güvenceye almanızı tavsiyelerimdir.. Sevgilerimle... |
GÜRSEL KARAPINAR
diyor ki:
| Baraj yapımını destekliyoruz..Geç bile kalınmıştır..Dileğim Karayolu istimlaklerinde olduğu gibi,vatandaşımız mağdur edilmemelidir..Gözümüz ve kulağımız YENİ İSPİR yolunun yapımında olacaktır ..Ovit tüneli de gerçekleşirse,her şey daha güzel olacaktır... |
- Bayburt’un iki yakası yakınlaşıyor
- Çoruh kıyısına lüks bir proje!
- Vali Hatipoğlu, Bayburt özlemini dindirdi
- “Su kesintileri tarih olacak”
- Okul bahçelerine özel ilgi








