Bayburt Postası

Sık Kullanılanlara Ekle Giriş Sayfam Yap E-mail

Content on this page requires a newer version of Adobe Flash Player.

Get Adobe Flash player

Ana Sayfa GÜNDEM Bayburt KUDAKA Bayburt Çalıştayından notlar…

KUDAKA Bayburt Çalıştayından notlar…

e-Posta Yazdır PDF

Kuzeydoğu Anadolu Kalkınma Ajansı tarafından organize edilen ve “Erzurum-Erzincan-Bayburt Ön Bölgesel Gelişme Planı’nın” görüşüldüğü çalıştay Bayburt’ta gerçekleşti. Şair Zihni Kültür Merkezi’nde yapılan çalıştaya Bayburt Valisi Kerem Al, Belediye Başkanı H. Ali Polat, Rektör Yardımcısı Prof. Dr. Ömer Çomaklı, KUDAKA Genel Sekreteri Rıfat Altan, Devlet Planlama Teşkilatı Uzmanı Günseli Erşahin, Yıldız Teknik Üniversitesi Bölgesel Planlama Ana Bilim Dalı Başkanı Pof. Dr. Ayşenur Ökten, Yıldız Teknik Üniversitesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Betül Şengezer ve Sivil Toplum Kuruluşu yöneticileri katıldı.

Çalıştayın açılış konuşmasını yapan KUDAKA Genel Sekreteri Dr. Rıfat Altan Kalkınma Ajansının bölgeye ortak bir vizyon, ortak bir gelecek ve ortak bir amaç belirleyeceğini söyledi. Öncelikli olarak planı tanıtmanın uğraşını verdiklerini belirten Altan, kamu, özel sektör ve sivil toplum kuruluşlarının plana katkıda bulunmalarının ve bu planı kabullenmelerinin gerekliliğine değindi.

Çalıştaydan ve yapılan konuşmalardan özetler:

KUDAKA Genel Sekreteri Rıfat Altan: “Kaynaklarımızı aynı amaç doğrultusunda kullanacağız”

“Bu gün esas gündemimiz ön bölgesel gelişme programımızı burada tanıtmak. Bu kapsamda yerel aktörlerin görüşlerini, katkılarını alarak planımızın son şeklini vermektir. Bu planı önemsiyoruz. Plan demek Erzurum Erzincan Bayburt illerini kapsayan TRA 1 dediğimiz bölgenin planıdır. Bu plan bize ortak bir vizyon, ortak bir gelecek, ortak bir amaç belirleyecek. Bu sayede kalkınma ajansı A ve B planlarının belgesi olması ötesinde diğer kamu, özel sektör ve sivil toplum kuruluşlarımızın da faaliyetlerinde ele alacakları bir belge olmasını istiyoruz. Tabi herkesin bu plana göre hareket etmesi için bu plana katkıda bulunmaları bu planı kabullenmeleri gerekiyor. İşte bizimde bu gün buradaki amacımız bu planı sizin görüşleriniz ve katkılarınız doğrultusunda son şeklini vermektir. Bu bağlamda Erzurum ve Erzincan’da da benzer çalışmalar yaptık, bu gün üçüncüsünü burada yapıyoruz. Önümüzdeki haftada kalkınma kurulu üyelerimizle planı görüşüp son şeklini vererek Devlet Planlama Teşkilatı’nın onayına sunacağız. Üç ilimizin benimsediği ortak bir plan olduğu takdirde bütün imkanlarımızı, kaynaklarımızı aynı amaca doğru ortak kanalize etmiş olacağız, amaç birliğine varmış olacağız. Bu açıdan planın katılımcı bir şekilde hazırlanması büyük önem arz etmektedir. Bu anlamda birde avantajımız var. Çünkü 2005 yılında hazırlanmış, Erzurum Erzincan Bayburt bölge gelişme planı var. Bu planı başta Yıldız Teknik Üniversitesi olmak üzere Devlet Planlama Teşkilatı, Birleşmiş Milletler Kalkınma Programı ve Atatürk Üniversitesi’nin katkılarıyla hazırlanmış bir plan var. Bu plandan da önemli ölçüde yararlanacağız. Onun dışında diğer kurumların hazırladığı raporlar, kitaplar var, onları değerlendireceğiz ve sözlü olarak da sizlerin görüşlerine başvuracağız. Bundan sonrada küçük gruplar halinde çalışmalarımıza devam etmeyi planlıyoruz.

“Bürokrasiyi destek ofislerimizle aşacağız, yatırımcı bir dilekçe verecek gerisine karışmayacak”

Kalkınma Ajansları 2006 yılında Çukurova ve İzmir’de pilot olarak kuruldu. 2008 yılında bizimde içinde olduğumuz 8 ve 2009 yılında da 10 tane daha kurularak Türkiye’de faaliyete geçmiş oldu. Kalkınma ajansının esas amacı bölgenin kalkınmasını sağlamak, bölgedeki kamu sivil toplum ve özel sektör temsilcilerini bir araya getirerek enerjilerini birleştirmek. Ajansların önemli görevlerinden bir tanesi de bölgenin potansiyelini, dinamiklerini tespit edip bunları harekete geçirecek projelere destek sağlamak, araştırma geliştirme faaliyetlerinde bulunmaktır.

Kalkınma Ajansları yüksek nitelikli personeliyle diğer mevcut kurumlarımıza göre daha kapasiteli daha teknik donanıma sahip kurumlar olacaktır. Kalkınma Ajanslarının bir görevi de yerel yönetimlerin planlama çalışmalarına teknik destek sağlamak ve kalkınma ajansları bölge birimleri olarak merkezi hükümetle yerel kurumlar arasında bir köprü görevini görecektir. Kalkınmada iller bazında kalkınma çok ekonomik olmuyordu, ulusal kalkınmada zor oluyordu şimdi artık yeni kalkınma anlayışında eskisi gibi ulusal kalkınmadan ziyade bölgesel kalkınma ön planda. Bölgesel olarak kalkınmış olunca da ülke olarak da kalkınmış olacağız. Kalkınma birimi olarak artık bölgelerimiz ele alınıyor. Bu bölgelerde belirlenirken gelişi güzel belirlenmiyor, aralarında ekonomik, sosyal, kültürel bağlar ele alınıyor. İşte Erzurum Erzincan Bayburt illerimiz de birbiriyle bağlantılı illerimiz, kendi içerisinde bir tamamlayıcı bölge oluşturmuş durumda. Yine eskiden bölge planları fazla yoktu şimdi artık bölgesel planları hazırlama görevi ajanslara verilmiş durumda. Buda planların daha katılımcı daha güvenli bir anlayışla hazırlanma olanağı vermektedir. Kalkınma Ajansımızın merkezi Erzurum olmakla birlikte Erzincan ve Bayburt illerinde de kuracağı yatırım destek ofisleri aracılığıyla yatırımcılarımıza yardımcı olacaktır. Yatırımcıların en çok şikayet ettikleri konulardan bir tanesi de bürokrasidir. İşte bu bürokrasiyi destek ofislerimiz aşacak. Yatırımcı bir dilekçe verecek gerisine karışmayacak.”

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

Devlet Planlama Teşkilatı Uzmanı Günseli Erşahin: “KUDAKA önceliklerini sizlerle birlikte danışarak sizlerin görüşlerini yansıtarak yapmayı amaçlıyor. Bunda da çok başarılı olacaklarına inanıyorum.”

“Bölgesel gelişme bölgeler arasındaki sosyo-ekonomik farklılıklar bizim ülkemizde geçmişten bu günümüze çözemediğimiz ne yazık ki önemli bir problem. Pek çok problemimiz var ama kırdan kente göç, kentle kır alanında ki büyük farklılıklar, doğu batı arasındaki fark, özellikle Marmara bölgesi ile olan sosyo-ekonomik göstergelerindeki farklılıklar AB’ye katılım müzakerelerimizde bizim önümüze en büyük engellerden biri olarak çıkmaktadır. Planlı dönemde pek çok bölgesel gelişme adına pek çok politika ve bunlara olumlu olarak şüphesiz değerlere politika araçları kullanılmış. Bunlara kalkınmada öncelikli yöre politikaları, teşvikler, kırsal kalkınma planları, il gelişme planları gibi çok değişik araçlar kullanılmış ama ne yazık ki bu araçlarında başarıya ulaşmadığını görüyoruz. Bu farklılıkların hala devam ettiğini görüyoruz.

Hepimizin bildiği bir GAP öncelikli gelişme planımız vardı. O dönem için dünyada da ilgi uyandıran bir plandı. Çünkü devasa ölçekte hem sosyal hem de ekonomik alanları içeren büyük bir coğrafi alanda uygulanacak bir plandı. Fakat finansal kaynakları gecikmiştir ama kurumsallaşması da vardır. GAP idaresi tarafından uygulaması gerçekleşmiştir, gecikse de uygulama alanı bulmuştur. Ancak ondan sonra yaptığımız bölge planının uygula alanı bulamadığını görüyoruz. Bayburt’unda içinde olduğu planlar hatta DOKAP’a girmiştir, Erzurum- Erzincan yine DOKAP alanındadır. Ne yazık ki uygulama şartı bulamadı. Biz bu planı merkezi inisiyatifle yaptık, o dönem ki konjöktürle tabiî ki bölgesel gelişme yaklaşımlarla. DAP’ta olduğu gibi bölge üniversitelerimizle bir araya gelerek çok büyük bir gruba çok bilimsel çalışmalarla şüphesiz çok kapsamlı, detaylı, bilimsel planlardı ancak yeterli finansman bulunamadığı için dönemsel olarak iyi niyetle başlanmış planlardı bunlar. Çok meşakkatle hazırlanmış iki yıl üç yıl gibi sürelerde. Katılımcı yaklaşımla hazırlanmaya çalışılmıştır o dönem için. Ancak kurumsal olarak bir yerde bir kurumsallaşma bu planları uygulayan güçlü bir kurumu olmadığı için gerçekten ne yazık ki yeteri düzeyde uygulamaya geçilememiştir. Son yıllarda bölgesel gelişmelerde ilerlemeler yaşıyoruz. 2006 yılında Çukurova ve İzmir bölgelerimizde ki kalkınma ajanslarımızın kurulmasıyla birlikte şu anda tüm düzey 2 bölgelerimizde kalkınma ajansları faaliyete geçmiş durumda ve artık yerel inisiyatiflerle bir bölge planı hazırlanması artık gündemimizde.

KUDAKA’da kurumsallaşmasını sağladıktan sonra kısa bir sürede değerli ekibiyle ilk öncelikli konusu ön bölgesel gelişme planı olarak ele aldı. Bunu da katılımcı bir yaklaşımla yani bölgenin potansiyellerini, sorunlarını, önceliklerini sizlerle birlikte danışarak sizlerin görüşlerini yansıtarak yapmak amacında. Bunda da çok başarılı olacaklarına inanıyorum.”

Yıldız Teknik Üniversitesi Bölgesel Planlama Ana Bilim Dalı Başkanı Pof. Dr. Ayşenur Ökten: “Dar Bölgede Polarize Model. Yani, ekonomide temel bir kural vardır. Kısıtlı kaynaklarla her zaman sonsuz miktarda ihtiyaçlara cevap vermeye çalışırsınız. Bunu yapmanın yolu kaynaklarınızı uygun sektörde, uygun ölçekte yani optimum olarak kullanmaktır.”

“Bu planın hazırlanması 2004 yılında başladı. O dönemde Prof. Mustafa Ilıcalı, Yıldız Teknik Üniversitesi nezdinde bir girişimde bulundu. Yıldız Teknik Üniversitesi Şehir ve Bölge Planlama Öğretim elemanlarından gönüllü bir ekip kurulderu ve bu ekip 2004 yılında çalışmaya başladı. Bu çalışma kapsamında birkaç kez bölgeye geldik, bir takım görüşmeler yaptık, bazı bilgiler derledik ve 2005 yılı Mayıs ayında da planı teslim ettik. Ondan sonra plandan pek haber alamamıştık. Beş yıl sonra gün ışığına çıkması bizi ayrıca mutlu etti. Bu çabalarımızın olumlu bir iş yapacağını umuyoruz. Planın adını açıklamak istiyorum, çünkü adı aynı zamanda bir gelişme modeli öneriyor bu bölge için. Dar Bölgede Polarize Model. Polarize cümlesi; ekonomide temel bir kural vardır. Kısıtlı kaynaklarla her zaman sonsuz miktarda ihtiyaçlara cevap vermeye çalışırsınız. Bunu yapmanın yolu kaynaklarınızı uygun sektörde, uygun ölçekte yani optimum olarak kullanmaktır. Aynı şey bölge planlamasında da geçerli. Bölge planlaması bir ekonomik ve sosyal kalkınmasını coğrafi mekanla ilişkilendirilmesidir. Dolayısıyla aynı şey bölge planlaması içinde geçerli. Kaynaklarımızı en uygun şekilde kullanmak istiyorsak o zaman bu kaynakları bölgenin tamamına en yararlı olacağı noktalarda yığmak gerekir. Örneğin uzmanlaşmış bir sağlık hizmetini bölgenin her köşesine ulaştıramazsınız ama her kesin erişebileceği bir noktaya koyarsınız böylelikle bölgenin ihtiyacını karşılamış olursunuz. Bu bölgeye baktığımızda da bazı gelişmiş merkezler olduğunu gördük. Bu gelişmiş merkezlerin biraz daha takviye edilerek bölgenin bazı hizmetlerin sosyal ve ekonomik hizmetlerin götürülebileceğine karar verdik ve bu merkezlerin bölgenin gelişmesine ivme verecek, ateşleyecek etki yapacak ilkelere sahip olduğunu gördük.

Bölgede bazı kutuplar var bu kutuplara yatırım yapmak lazım. Bunlar bölgenin bütününe etki edecektir ve kalkınmasını kolaylaştıracaktır. Projenin bazı amaçlarını ve ilkelerini açıklamak istiyorum. Temel amaçlar aslında her birimizin gönlünde yatan amaçlar ekonomik büyümeyi sağlamak, kişi başına düşen geliri yükseltmek, toplumsal kalkınmayı sağlamak ve çok yönlü sürdürülebilirlik. Bunlar aynı zamanda bir takım ilkelerimizle ele alındı. Üretim verimliliğini artırmak, sektörel yapıyı değiştirmek, her alt bölgede göreli üstünlüğü olan sektörleri geliştirmek bunlar temel hedefler. İç pazarı geliştirmek, rekabet gücünü artırmak ve dış pazarlara girmesini sağlamak. Bu bölge kendi kapasitesini iyi geliştirirse uluslar arası ilişkiler içerisine de girebilir.”

Yıldız Teknik Üniversitesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Betül Şengezer: “Lütfen oturduğumuz yerden ağlamayalım, kendimizde biraz çaba sarf edelim.”

“Bir işi yapacaksak bunda bir gönül birliği yapmamız gerekir. Buna da herkesin katkı sağlaması gerekir. Yanlış bir yöntem öneriliyorsa bunun nasıl düzeltilmesi gerekiyorsa özellikle uygulayıcıların deneyimleriyle düzeltilmesi gerekiyor. Bu çift taraflı bir alışveriş, ne biz tam olarak doğruyu biliriz, nede siz bilirsiniz. Bizler bu bilgileri toplayarak sistematize etmeye çalışıyoruz. Ancak bunların doğru mudur yanlış mıdır bununda geri dönüşümünü ancak sizlerden alabiliriz.

Ama üç gündür görüyoruz ki çok önem verdiğimiz bu bölge kalkınmasında bir kurum kuruldu hatta tam istediğimiz anlamda da kurulmadı. Ama arzu edilirse yasada ne dediği önemli değil, araç çok iyi kullanılarak istediğimiz şeyi elde etmemiz mümkün olabilirdi. Bunun için biz çabalıyoruz bunun içinde bilgilerimizi sizlerle paylaşmak için davet edildik. Çok teşekkür ediyoruz ama lütfen oturduğumuz yerden ağlamayalım kendimizde birazcık daha fazla çaba sarf edelim. Tabi bu sözlerime muhatap olduğunuz içinde özür diliyorum. Bu sözler aslında gelenler için değil gelmeyenlere.

Bölgenin konumunu biliyorsunuz önemli bir konumda ama vizyonunu siz geliştireceksiniz. Ağırlıklı olarak baktığınızda bölgede turizm, organik tarım, hayvancılık önem taşıyor. Dünyada da organik tarımın katma değeri yüksek olduğu için sık arandığı için önemli bir gelir kaynağı olabilir. Buna bağlı olarak sanayinin gelişimi de bu iskelet çerçevesinde kalkınması sağlanabilir. Ancak bunu da bir bütüncül çerçevede ele alıp mekansal kurguların yapıldığı gibi sorumluluklarında bu anlamda gelişmek adına paylaşılması gerekiyor.”          

Soru cevap bölümünden notlar…

-    Bayburt Ziraat Odası Başkanlığı tarafından Bayburt’un kurtuluşunun Tarım ve Hayvancılıkta olduğunun ve Kalkınma Ajansında önceliğin Tarım ve Hayvancılığa verilmesi istenerek toplu sulama kanallarının yapımına yönelik çalışmalar yapılması istendi.
-    Bayburt Gazeteciler Cemiyeti Başkanlığı tarafından ilin turizm potansiyelinin ortaya çıkarılması adına ve bölge vatandaşlarının eğitimi yönünde  projelerin  üretilmesi istendi…
-    Sanayi Ticaret Bakanlığı ve Devlet Planlama Teşkilatı’ndan alınan ve Bayburt hakkında ön planda olduğu gösterilen sektör sıralamasına katılımcılar tarafından itiraz edilerek, gerçeği yansıtmadı söylendi…
-    Bayburt Mermerciler Derneği tarafından Devlet Planlama Teşkilatının verilerinin gerçeği yansıtmadığına vurgu yapılarak, 2005 yılında Bayburt Valiliği ile Maden Teknik Arama Enstitüsü’nün beraber yapmış olduğu araştırma sonucu 17 milyon metreküp görünür rezervlere sahip doğal taş ve mermer rezervinin tespit edildiğinin altı çizilerek, 2005 yılından bu yana sektörün hızlı bir şekilde atılımlarla geliştiğini ve kalkınma ajansı tarafından desteklenebilecek en önemli sektörlerden biri olduğuna vurgu yapıldı…
-    Bayburt hakkında ön plana çıkacak olan sektörlerin yeniden bir çalışma yapılarak gözden geçirilmesi konusunda çalışma yapılmasına karar verildi.
-    Bayburt’un ulaşım yönündeki zorluklarına vurgu yapılarak özellikle hammaddesi bölgede bulunan sektörlere öncelik verilmesi gerekliliğine değinildi.

 

Yorumlar (5)add comment

halil uysal diyor ki:

Sayın herşeyin en iyisini bilen "emanet"
1-kudaka yeni kuruldu
2-kalkınma ajansları dpt ye bağlıdır, tasfiye edilmek istenen bir kuruma yeni görevler verilir mi?
3-dilerim idareciler senin yazılarını okumazlar zira işin gücün moral bozmak. senin gayen ne? Bayburt kalkınsın mı, kalkınmasın mı? katkın varsa onu söyle
21 Mart 2010

nil yiğit diyor ki:

bu projede büyük emeği olan o dönemin milletvekili şu an öğretim üyesi olan ulaştırma konusunda ülkemizin önde gelen
hocalarımızdan sn ılıcalı nın bu konudaki öncülüğü siyasetcilere örnek olmalıdır. bölgesel kalkınma bu şekilde uzman ekiplerce hazırlanan projeler ve bunlara sahip çıkan yönetimlerce sağlanır. Bu manada bu önemli girişimde emeği olan herkesi kutluyor o bölgenin insanı olup batıda yaşayan kişi olarak bölgenin kalkınma anayasası olan bu çalışmanın uygulamaya geçmesi için ajansa başarılar diliyorum
20 Mart 2010

Bayburt Ahalisi diyor ki:

Emanet kardeş, KUDAKA daha yeni kuruldu. Dur bakalım hele hemen karamsarlığa düşme, çıkmadık candan ümit kesilmez... Bayburtun bu halde olmasının sebebi SİYASİLER... Bak demiryolu havaya uçtu. Bide kalkmış diyorlar ki gümüşhaneyle bayburt arasında kör döğüşü bu iş.
BİZ ADAM GİBİ ADAMLARI SEÇECEĞİZ, partisine bakmadan yapacağız bu işi ki ADAM OLSUN MEMLEKET...
Hala parti, iktidar havalarında gidersek olmaz bu iş...
İŞ YAPACAK ADAMLARI ANKARAYA GÖNDERECEĞİZ...
EDEBİYAT YAPANLARI DEĞİL...
19 Mart 2010

EMANET diyor ki:

"Dar Bölgede Kısa Paslaşmalar"
Bayburt Postası güzel bir başlık atmış..
Bunlar kağıt üzerinde yani hep 'teori'de kalacak; Bayburtlu yine havasını alacak.
Bir kere iktidar Devlet Planlama Teşkilâtı'nı devre dışı bırakmıştır.
Hatta bu kurumu tasviye bile etmeyi düşünüyor. ..
Kudaka neye, hangi başarıya, ne gibi hizmetlere imza atmıştır?
Bunu bilen de yok!...
Yani Bayburt için aynı tas, aynı tarak!...
Sadece boşu boşuna 'konuşak' ve paslaşak...
Sadece, dostlar bizi alış-verişde görsün; hepsi o kadar....
19 Mart 2010

Bayburt Ahalisi diyor ki:

Bu çalışmaları gönülden destekliyorum. Amma velakin Bu çalıştay neden halka haber verilmedi?
En azından Hoparlörlerle duyuru yapılırdı. Hepimizde gelirdik oraya. Ne o Ahaliden Korkan mı var ki?
Bir konu çok güzel gündeme gelmiş, bakanlıkların ve DPT nin yaptığı çalışamların sabunlama olduğu.
Gerçi onlarında suçu yok ki..
Burdakiler adam akıllı bilgi versinler, çalışsınlar , onlarda heralde düzgün yaparlar işlerini...
18 Mart 2010

Yorum yazın.
Yazı alanını daraltın | Yazı alanını genişletin

busy
Son Güncelleme ( Perşembe, 18 Mart 2010 12:27 )  

Reklam

Reklam

Reklam

Reklam

Haber Arama

Sponsor

Anket

Anayasanın bazı maddelerinde öngörülen değişiklik için 12 Eylül 2010 tarihinde yapılacak referandumda ne yönde oy kullanacaksınız?
 
AddThis Social Bookmark Button

Bizi Yazanlar

Bizi Yazanlar

Gündem Özel

 

Keşke tüm çocuklarımız mutlu olsa!

Bayburt’ta 23 Nisan Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramı kutlamaları Atatürk Anıtı’...

 

"Polisin gücü, milletimizin gücüdür"

Türk Emniyet Teşkilatı'nın 165. Kuruluş Yıldönümü nedeniyle Bayburt'ta coşkuyla ...

 

"Çanakkale geçilemez, geçilmemeliydi..."

"Çanakkale geçilemez, geçilmemeliydi..." Bundan tam 95 yıl önce Gelibolu Yarımadası...

 

Bir 29 Ekim'dir, 19 Mayıs'tır Bayburt için 21 Şubat

Bir 29 Ekim, bir 19 Mayıs, bir 10 Kasım, bir 23 Nisandır aynı zamanda 21 Şubat Baybur...

 

Sarıkamış Şehitleri anıldı

Sarıkamış şehitlerinin 95. yılı 'Türkiye Şehitlerine Yürüyor' anma programında ...

 

Gaziler Günü Kutlu Olsun

Genelkurmay Başkanı Orgeneral İlker Başbuğ, Türk Silahlı Kuvvetleri mensuplarının...

 

Bayburt'ta 30 Ağustos Coşkusu

Bayburt Postası - 30 Ağustos Zafer Bayramı ve Türk Silahlı Kuvvetleri Günü, Bayburt...

Bülten Üyeliği

İstatistikler

İçerik Tıklama Görünümü : 790874