Bayburt Postası

Sık Kullanılanlara Ekle Giriş Sayfam Yap E-mail

Content on this page requires a newer version of Adobe Flash Player.

Get Adobe Flash player

Ana Sayfa EKONOMİ Genel Yeni ipek yolu, fırsat dolu

Yeni ipek yolu, fırsat dolu

e-Posta Yazdır PDF

İki ülke arasındaki ticaret hacminin 1,3 milyar dolardan 5 milyar dolara çıkarılması konusunda anlaşma yapılmştı...Bayburt Postası - Türkiye ve Malezya, ticaret ve yatırım alanlarında ve özellikle iki pazar arasında İslami finans sektöründeki bağlarla ilgili daha kapsamlı iş birliğine yöneliyor. Yeni fırsatların izini süren Türk şirketleri, Sahraaltı Afrika’sında, Güney ve Doğu Asya’da ve hatta Latin Amerika’nın uzak noktalarında faal durumda. Süreç tek yönlü değil. Örneğin Türkiye ve Malezya, ticaret ve yatırım alanlarında ve özellikle iki pazar arasında İslami finans sektöründeki bağlarla ilgili daha kapsamlı iş birliğine yöneliyor.

Zaman nasıl da değişiyor. “Avrupa’nın yeni hasta adamları” Yunanistan, Portekiz, İrlanda, İtalya ve muhtemelen İspanya; kendi özel kulüplerini kurabilecek kadar çok sayıdalar.

Öte yandan 2011 yılı GSYİH’sının altı puan daha artması öngörülen Türkiye, ardı ardına üçüncü seçimden de zaferle çıkan Erdoğan hükümetiyle siyasi açıdan kendinden emin bir durumda. Ayrıca geniş ihracat yelpazesi ve güçlü iç talebiyle ekonomik açıdan daha istikrarlı ve 2001 yılında yaşadığı mali krizden gereken dersi çıkarması sebebiyle küresel ekonomik krizi çok daha iyi atlatan bankacılık sektörüyle de övünüyor.

Türkiye ile Malezya arasındaki görece düşük ticaret ve yatırım hacmi, son dönemde büyüme için inanılmaz fırsatlar sunuyor.

Malezya Başbakanı Necip Razak, Türkiye’ye son ziyareti sırasında Türk mevkidaşı Başbakan Recep Tayyip Erdoğan ile iki ülke arasındaki ticaret hacminin 1,3 milyar dolardan 5 milyar dolara çıkarılması konusunda anlaştı.

Türk yatırımcılar ve mali kurumlar, Malezya’yı ASEAN bölgesine erişim için geçiş kapısı olarak kullanabilirken Malezya mali sektörü aynı şekilde, Türkiye’yi Orta Asya ve Avrupa’ya geçiş için kullanabilir.

İki ülkenin hükûû metleri, çifte vergiyi önleme anlaşması ve ikili ticaret anlaşması üzerine çalışma yürütüyor.

Türkiye geleneksel olarak dost Orta Doğu ülkeleriyle güçlü ticari ilişkilere sahip olmakla birlikte, MENA bölgesi dışında kalan kardeş Müslüman ülkelerle ilişkileri ne yazık ki -kısmen AB ve Körfez ülkeleri ile risk içermeyen ilişkileri, kısmen de Türkiye’deki kurulu düzenin AB üyeliği ve Orta Doğu’ya yakınlaşmaya odaklı muhafazakâr ve siyasi ekonomik çıkar gözeten yaklaşımı nedeniyle- göz ardı edilmiş durumda.

Gerek Malezya gerekse Türkiye -her ne kadar Malezya, şeriatın finans sektöründe ve bir dereceye kadar bireysel hukukun icrasında kullanılmasında daha alt seviyede hassasiyet gösterse de-, laik iki ülke.

Orta Doğu’nun Arap ülkelerinin, İslami finans sektöründeki boşluğun hukuken düzenleyici kurallarla giderilmesi konusundaki ataletinden usanan Malezya, kendi başına -kısmen Malezya Uluslararası İslami Finans Merkezi girişimi kapsamında sukuk kredisi merkez üssüne dönüşmeye çalışarak- yeni pazarlar yaratmaya çalışıyor. Malezya’nın İslami finans kurumları, sukuk kredisi temininde atağa kalkan Türk pazarına danışmanlık ve yönetim hizmeti verirken sukuk konusundaki deneyimini aktarmaya meyilliler.

Merkez Bankası Bank Negara Malezya, 2011 Eylülünün son günlerinde İstanbul’a uzanan İslami finans konusunda son derece yerinde bir adla “Malezya ve Türkiye: İslami Finansta Yeni İpek Yolu-İş Birliği Stratejileri” adı altında seminer düzenlerken, aynı seminerde eski Malezya Başbakanı Mahathir Muhammed’in, İslami finansın geleceğine dair konuşmasına yer verildi.

Yeni “İpek Yolu”, sadece geleneksel mal ve hizmetleri içermekle kalmayıp aynı zamanda sanayi ürünleri, teknolojik yenilikler, bilgi paylaşımı, portföy akışı, özel hisse senedi yatırımı ve nitelikli eleman dolaşımını da kapsıyor.

Günümüzde İslami finans ürünleri ve hizmetleri, bu ticarete gerçekten de yeni katkılarda bulunuyor.

Gerçek şu ki Malezya ve Türkiye, bu sürece en son müsait olabilecek iki ülke iken şimdiye kadar çeşitli nedenlerle iki ülke de bu özelliklerini göz ardı etti. Her iki ülke de görece siyasi istikrara sahip, fonksiyonel parlamenter demokrasiyle yönetiliyor.

İki ülke de hükûmetlerin desteğiyle ve parlayan özel sektörleriyle güçlü pazar piyasasına sahip. Bu da ekonomik kalkınmalarının ve ilerlemelerinin temel dayanak noktasını oluşturuyor.

Türk ve Malezyalı pazarların oyuncuları ve kurumları, ortaklaşa yeni pazar araçları ve yatırım enstrümanları geliştirebilirler ve bu unsurlar, İslami finansın gelişimini destekleyebilir.

Kaynak: Arab News
Tercüme: BYEGM

 

Yorumlar (0)add comment

Yorum yazın.
Yazı alanını daraltın | Yazı alanını genişletin

busy
Son Güncelleme ( Cuma, 18 Kasım 2011 17:28 )  

Haber Arama

Online Kişi Sayısı

Şuanda 190 konuk çevrimiçi
AddThis Social Bookmark Button

Ekonomi Özel

 

Kapıda su kıtlığı

Buna paralel olarak gıda talebinin artmasının da beklendiği vurgulanan raporda, dünya...

 

Aşkale’de ev hanımları meslek sahibi oluyor

Erzurum Aşkale Belediyesi, ev hanımlarının aile bütçesine katkıda bulunmaları ve m...

 

67 İlin bütçesi açık verdi

Rekor düzeyde açıkla yıllık hedefin dolduğu yılın ilk iki ayında 81 ilden 67'sini...

 

Bayburt, istihdamda da birinci!

Bayburt Postası - Türkiye Ekonomi  Politikaları Araştırma Vakfı (TEPAV) tarafından...

 

Açlık sınırı açıklandı, dayanma sınırımız kimsenin umurunda değil!

Şubat ayında dört kişilik bir ailenin açlık sınırı 740 TL, yoksulluk sınırı is...

 

1 Milyar dolarlık "Cansuyu" kredisi

İhracatçı KOBİ’lere yönelik “Cansuyu” kredi desteği için başvurular 2 Mart P...

 

Kısa Çalışma Ödeneği yüzde 50 artıyor

Alınan bilgiye göre, kısa çalışma ödeneğiyle ilgili olarak Üçlü Danışma Kurul...

 

Yeni teşvik yasasında Doğu'ya pozitif ayrımcılık

Çağlayan 5084 sayılı mevcut teşvik yasasının ise 2009 sonuna kadar uzatıldığın...

İstatistikler

İçerik Tıklama Görünümü : 3673334

Bizi Yazanlar

Bizi Yazanlar

Anket

Göç ederek gurbete çıkanlar, sıla hasretini nasıl giderebilir?
 

Bülten Üyeliği