Bayburt Postası

Sık Kullanılanlara Ekle Giriş Sayfam Yap E-mail

Content on this page requires a newer version of Adobe Flash Player.

Get Adobe Flash player

Ana Sayfa EĞİTİM Üniversite Bayburt Üniversitesi bir tabela üniversitesi midir?

Bayburt Üniversitesi bir tabela üniversitesi midir?

e-Posta Yazdır PDF

Bayburt Üniversitesi KütüphanesiTürkiye'nin çiçeği burnunda üniversitelerinden olan Bayburt Üniversitesi, iki yılda bilimsel çalışmalarıyla ciddi bir başarıya imza attı. Bayburt Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Murat Mollamahmutoğlu, Bayburt Üniversitesi’nin 31 Mayıs 2008 tarihinde kurulduğunu, faaliyetine ise resmen 15 Eylül 2008 tarihinde başladığını hatırlatarak; gerek fiziksel koşulları, gerek idari ve akademik personeli ve gerekse üniversite olmanın sosyal ve kültürel koşulları bakımından önemli bir gelişim gösterdiğini ifade etti. Rektör Mollamahmutoğlu ayrıca, bilimsel çalışmalarıyla da göz doldurduklarını söyledi. 

Üniversite olarak yurtdışında (SCI veya SSCI) dergilerde 12, uluslararası kongrelerde 6, ulusal kongrelerde 19 ve yurt içi dergilerinde de 7 makale olmak üzere toplam 44 adet yayınları bulunduğunu dile getiren Rektör Mollamahmutoğlu, bazı üniversitelerin yıllarca yapmadıklarını başardıklarını dile getirdi.

Üniversite bünyesinde Mühendislik, Eğitim, İktisadi ve İdari Bilimler Fakülsesi, Meslek ve Sağlık Hizmetleri Meslek Yüksek Okulu ve Fen Bilimleri ile Sosyal Bilimler Enstitüsü bulunduğu belirten Rektör Mollamahmutoğlu, "Bu kapsamda Mühendislik Fakültesi'nde üçü aktif 8 bölüm, Eğitim Fakültesi'nde biri aktif 5 bölüm, İktisadi ve İdari Bilimler Fakültesi'nde ikisi aktif 4 bölüm, Meslek Yüksek Okulu'nda beşi aktif 11 bölüm, Sağlık Hizmetleri Meslek Yüksek Okulu'nda da 1 bölüm açılmıştır. 2008-2009 öğretim yılı sonunda öğrenci sayımız bin 384, idari personel sayımız 8, akademik personel sayımız 37 iken, 2009-2010 öğretim yılı için öğrenci nüfusumuz 2 bin 377'ye, idari personel sayımız 37'ye ve akademik personel sayımız da 66'ya ulaşmıştır. 15 Eylül 2008'de toplam personel sayımız 45 iken, bugün bu sayı 181'e ulaşmıştır." şeklinde konuştu.

Rektör Mollamahmutoğlu, 'Her ilde üniversite mi olur? Bunlar olsa olsa tabela üniversiteleridir. Tatlı hayallerden öteye geçmez." diyenler olduğunu da hatırlatarak, "Bunlara ibret, bizlere güvenip bizi bu göreve layık görenlere ve güzel ülkeme bu çalışmalar armağan olsun." diye sözlerini tamamladı.

 

Yorumlar (13)add comment

erguvan diyor ki:

Allah insani umitsiz birakmasin karamsar bir insan yapmasin yoksa surekli felaket tellalligi yaptiriyor insana!!!!

lutfen akp hukumetini elestiren su insanlarin destekledigi parti birinci olsun ve bu seferde o yonetsin bizi lutfen dua edelim bunun icin:) gecmisinde bizi ismi dahi bilinmeyen bir ulke konumuna getirmis olabilirler ama bir sans daha vermeliyiz bence onlara....

oglunu ABD de okuttu cunku en yakin arkadasi londrada buyuk bir is adami sizinde olsun londrada bir is adami arkadasinizda sizde okutun ne var yani. ki bu adam sadece tayyibin cocuklarini degil sizin dusunemediginiz kadar cok fazla cocuk okutuyordur. kimsenin ne yaptigi kime burs verdigide kimseyi ilgilendirmez!!
18 Nisan 2010

Nuran.bn diyor ki:

Sayın Emanet Hoca'nın görüşlerine ben de katılıyorum... Gazeteci sn. Hakkı Yalçın beyin köşesinde yaptığı şu tesbitler de dikkatimi çekti.
Ne kadar doğru ve ilginç değil mi?
Hakkı Yalçın diyor ki;
"Zavallı Çocuklar!
Yükseköğretime Giriş Sınavı bugün.
Sınava 1 milyon 512 bin aday katılıyor.
Sınavı kazansalar, üniversiteye girseler, okullarını bitirseler ne olacak?
Ülkenin siyaseti üretimi reddedip, hır çıkarmakla, hınç almak arasında sıkışmışken...
Gençler kimin umurunda?
Kendi çocuklarından başkasını düşündüklerini mi sanıyorsunuz?
El üstünde taşıdığınız politikacıların..."

Bugün İstanbul'da sınavların yapıldığı birçok okulun önünde izinsiz olarak stantlar açıldı.
Akepeli siyaset tacirleri sınava giren öğrencileri rahat bırakmadı.
Sözde öğrencilere, velilere kek, meyva suyu ikrâm(!) eden işbirlikçi hainler,
'Açılım Kitapcığı' adını verdikleri ihanet belgesini de dağıttılar....
Padişahlarının köleleri-kulları utanmadan genç beyinleri zehirleyebilmek adına,
propagandalarını sürdürdüler...

İzinsiz açılan bu ihanet stantlarına birçok yerde (örneğin Kadıköy'de) polis göz yumdu.
Ataşehir Prof. Dr. Faik Somer Anadolu Lisesi'nde velilerin tepkisi üzerine stant polis marifetiyle kaldırıldı.

Şimdi düşünün; bugüne kadar hangi parti, hangi örgüt önemli bir sınav gününde gençlerimize ve velilerimize yönelik böyle ucuz, böyle adi bir propaganda eylemine girişmiştir?

Bu propaganda eylemini bir başka örgüt yapmış olsaydı çooktan derdest edilip, parmaklıklar arkasına gönderilmez miydi?...

Sn.Hakkı Yalçın beyin dediği gibi, bunlar hır çıkarmak için ellerinden geleni yapıyorlar...
Bunlara bir şey soran da yok!...

11 Nisan 2010

O.Yusufoğlu diyor ki:

Emanet hocamın düşüncelerine, tesbitlerine katılmamak olası değil.
Doğru söyleyeni, karşı görüş bildireni hemen karalamak bizde marifettir(!) sanki...
Ama yel kayadan ne koparır ki?
Epey zaman geçti. Bir makale okumuştum.
Dünyanın en büyük kömür rezervlerine sahip ülkesi, Kanada'da her yıl üniversitelerden
71 veya 72 Maden Mühendisi mezûn olur. Ve bu mühendislerin tamamının işi hazırdır.
Devlet- üniversite işbirliği sayesinde Üniversiteler asla ihtiyaç fazlası mezun vermezler.
Mezun olanlar da en iyilerdir; not ortalamaları en yüksek olanlardır...
Bizim ülkemize gelince, bizde 1 yılda mezun edilen Maden Mühendislerinin tamamı
beliki de bütün dünya ülkelerinin Maden Mühendisi talebini karşılıyacak düzeydedir.
Şimdi düşünelim: Bizim ülkemizde hem mali kaynaklarımız hem insan kaynaklarımız nasıl harcanıyor?
Emanet hocanın da belirttiği gibi gençlerimizin 4 veya 5 yıllık zamanları, hayatlarından nasıl çalınıyor?
Sonra Fakülte bitince, hiçbir şey olmamış gibi gençlerimiz işsiz olarak sokağa terkediliyorlar...
Bu hangi dine, imana, vicdana sığar?...
Ülkemizde açılan şu Fen-Edebiyat Fakülteleri'nin hali ne olacak?
81 ilde 81 tane dört duvar çevir, al sana fakülte...
Fen-Edebiyat fakülteleri ne yetiştirir?
Sözde bilim adamı!...Hayda!...Ülke prof'dan geçilmiyor!
Şu akademisyenlerin halini bir incelesinler; yarıdan çoğu eş, dost akraba ilişkileriyle üniversitelere kapak atmışlardır.
Alın teri, zekâsı, bileğinin gücü, becerisyle akademisyenliğe layık olan kaç kişi vardır acaba...
Akp iktidarının beyin takımından ve şu an ki bakanlarından birisi (bilim hırsızlığı) suçundan
hakkında dava açılıp "prof" unvanı geri alınmadı mı?....
8 yılda ne yazık ki eğitim sistemimiz cumhuriyet tarihimizin yüz karasıdır...
Atatürk'ün en çok değer verdiği öğretmenlik mesleği, adeta ayaklar altına alınmıştır.
Anadolu Liselerinin orta kısmı kapatılmakla, eğitimde cinayet işlenmniştir....
Hüseyin Çelik, milli eğitim sistemimizin temeline dinamit koyan bölücü, bölgeci, liyakatsız atamalarıyla
en başarısız bakan olarak siyaset tarihinde yerini almıştır.
Bir üniversitenin tabela üniversitesi olup olmadığı mezunlarının nerelerde ve nasıl iş bulabildikleriyle ilgilidir...
Ne yazık ki bu devirde ne kadar iyi yetişmiş, ne kadar iyi eğitim almış olursanız olun,
iktidar partisinin çemberinden geçmedikçe, partili olmadıkça bakan veya milletvekili tanıdığınız yoksa
iş bulmanız çok zordur! Özel sektörde iş bulmanız içinde yine tanıdığınız(!) ve çevreniz(!) olacak....
Netice de iktidar partisinin gündeminde eğitim, üretim, işsizlik sorunları yoktur...
Memleketin dört bir yanında tam bir yobazlık ve zorbalık hüküm sürüyor...
Yobazlığın ve zorbalığın zulüm duvarları yıkılmadıkca, gençler aydınlık yüzü göremezler....
11 Nisan 2010

tufan diyor ki:

atom69 adlı yorumcudan alıntıdır

Kusura bakma ama bu millet kimin ne olduğunu çok iyi biliyor ve milletin adalet terazisinde zerre kadar şaşma yok. Size rağmen!

bence konudan uzaklaşmamk en güzeli fakat yukarıdaki yorumunuzu hiç beğenmiyor ve dahi kabul etmiyorum.Eleştirilere bu kadar kulağını tıkayan partinin tarafı olarak şuan insanların karşısındasınız. AKP neden eleştiriye bu kadar karşı ? Acaba biz yaptık doğrudur mantığının yerleşmesi için mi ? KOnunun dışına çıkılması bence çok iyi değil önümüzdeki acı gerçekleri görememek gibi bir durumla karşılaşabiliriz bu durumda. Milletin adalet terazisine bu kadar güvendiğinizi söylüyorsunuz ama yine lafta kalıyor seçim zamanı o terazide dede mesleği KAYIKÇI olan GEMİCİK sahipleri elbet hakettiklerine kavuşacaklardır .

saygı sevgi hakedenlerin üzerine olsun
10 Nisan 2010

atom69 diyor ki:

VAH VAH VAH!!
Ya EMANET siyaset yapacak bi haber değil bu haber içerikle söylediklerin arasında bağlantı kurmakta inan zorluk çekiyor insan kendini çok zeki zannediyorsun ama kusura bakma Mevlana Hazretlerinin dediği gibi ne kadar bilgili olursan ol anlattığını karşındaki anladığı kadar bilgilisindir.
Bi defa siyasi olarak şimdiki hükümete muhalifsin onu anladıkta kadrolaşma denen bu menem şey yeni olan bişey değilki unuttunmu 5000 kişilik Adalet bakanlığına CHP kadrolarından alındığı günleri ha yaşını bilmiyorum belki küçüktürsün o zamanları bilmezsin şimdi o kadro ve zihniyet iş başında adalet koridorlarında.
Kusura bakma ama bu millet kimin ne olduğunu çok iyi biliyor ve milletin adalet terazisinde zerre kadar şaşma yok. Size rağmen!
10 Nisan 2010

EMANET diyor ki:

BENDEN SÖYLEMESİ!....

Öğretmen açığı 316 bin, İşsiz öğretmen sayısı 327 bin...

Türk Eğitim-Sen'in açıkladığı rakamlar Türkiye'deki eğitim sisteminin çarpıklığını ayna gibi ortaya koyuyor.
Binlerce yeni sınıf yapmakla övünen iktidar, bu sınıflarda çocukları eğitecek
327 bin öğretmeni işsiz-güçsüz bırakmanın da vebalini taşıyor...

Ünİversiteye girmeyi başarıp, en az 4 yıl okuyan öğretmen adayları
' Ne olacak halimiz?...' diye kara kara düşünürken,
eğitim fakülteleri de harıl harıl öğretmen yetiştirmeye devam ediyor.
Bu çelişki ister istemez 'Bu nasıl bir gelecek planlaması?...' diye sorduruyor.

Şu bir gerçektir ki, iktidarın bir Ulusal Meslekî Eğitim Stratejisi de yoktur!...

Her 100 Üniversite Mezûnundan 25' ini işsizliğe, yoksulluğa mahkûm eden akepe iktidarı,
yoksul halkın eğitime ayırdığı hem parasını, hem de gençlerinin zamanlarını heba etmektedir.
Bu yeni açılan üniversitelerde kimlerin çocukları okuyor?
Partili padişah cambazlarının çocukları asla yeni açılan bu Üniversitelerde okumazlar.
Onların yeri, adları 'Vakıf' (!) olan paralı üniversitelerdir.
Bunların çoğu göz nuru, alın teri dökmeden, ahbap-çavuş ilişkisinde bulunduğu
işadamlarının burslarıyla(!) Amerika'da eğitim(!) görürler.
Onların işleri hazırdır! Günümüz siyasetcilerine bir bakın!...
Onların çocukları, damatları, gelinleri nerelerde istihdam edilmiş?...
Meclis'den tutun, kamuya ait şirket ve kurumların yönetim kurullarına, belediyelerin iştiraklerine,
belediyelere kaymaklı maaş ve ücretlerle kimlerin ebleh çocukları yerleştirilmiştir?...

81 ilin 81 Üniversitesi'nde okuyan bu milletin yoksul ve sahipsiz çocukları ne yazık ki,
diplomalarını aldıkları zaman hüsrana uğrayacaklardır....
Belki işlerinden arkası(dayısı) olanlar paçasını kurtaracak; diğerleri cafe köşelerinde ömür tüketeceklerdir.
Türk Milli Eğitim Sistemi'ni 'devlet politikası' olmaktan çıkarıp, 'parti politikasına' dönüştüren akepe zihniyetinin
mutlaka bir bedel ödemesi gerekir...Faillerin ne bu dünyada ne de öbür dünyada yatacak yeri yoktur!

Bu zihniyet, bu anlayış devam ettiği sürece yazık olacak bu gençlere?!...
Benden söylemesi!...
***
EMANET
09 Nisan 2010

hamdi alıç diyor ki:

sayın emanet okumuşsun ancak anlamamak konusundaki israrın seni sadece kitap taşıyan pozisyonunda tutmuş. Ne bu ülkede intiharlar yeni başladı, nede suçladığının bunda sebahattinin işaret ettiği gibi bir ihmali var. ekonomik realiteleri ve buna rağmen türkiyede ümit veren rakamları iyi oku, ideoloji okuyanın gözünü kapatmamalı. vesselam
09 Nisan 2010

EMANET diyor ki:

"SÖYLESEM TESİRİ YOK; SUSSAM GÖNÜL RAZI DEĞİL"

Herkese kendi aklı yüce görünür...
Bu yüzden ne anlatmak istesem de; sen anlamak istediğin kadar anlayacaksın!...
*
Elhak:
"İki parmağının ucunu gözüne koy.
Bir şey görebiliyor musun dünyadan?
Sen göremiyorsun diye bu alem yok değildir.
Görememek ayıbı, göstermemek kusuru, uğursuz nefsin parmağına ait işte..."
*
Bize gelince:
Ne padişah gibi fermanımız var;
Ne de Lokman Hekim gibi dermanımız....
Yalnızca aktan karadan,
Sazdan sözden anlayana mesajımız var...
Her zamanda, her yerde:
Ölmek var da baş eğmek yok namerde...
*
Hepsi bu kadar!...
**
EMANET

08 Nisan 2010

atom69 diyor ki:

EĞİTİM ve SİYASET
Şimdi arkadaşlar henüz yeni doğmuş bir bebekten koşarak yürümesini istiyor TUFAN arkadaşımız. Elbetteki söylediklerine katılmamak elde değil, ancak takdir edersinizki bu bir yeni oluşum ve bu oluşumda birlikte hep beraber fikir fırtınasıyla daha iyi yerlere nasıl gelebilirizin derdin de olmalıyız. Bu başlangıçla birlikte aklıselim davranmalıyız.
EMANET rumuzlu arkadaşımıza tavsiyem odurki Sebahattin ÖNKİBAR gibi tutarsız bir insanın yazısını alıntılamakla konumuzun hiç bir alakası yok o başlı başına siyasi amaçlı yazılmış bir makale bu makalenin buradaki konumuzla alakası olmadığı gibi bunu merkezi yönetime mal etmekte abeste iştigaldir. Kaldıki insanların umudunu kaybettirecek sanki batıyormuşuz gibi korkunç fikirleri empoze etmeye çalışmak bu millete yapılabilecek en büyük kötülüklerdendir. EMANET'e diyeceğim odurki UMUDUNU KAYBEDEN ÖLÜMÜ KAZANMIŞTIR. Selam ve Sevgiyle
08 Nisan 2010

EMANET diyor ki:

~~~~~ EMANET & TANDIRBAŞI YAZILARI ~~~~~~~~


O K U M A K ve Ö Ğ R E N M E K
Bakarız ama göremeyiz.Okuruz ama anlamayız...
Bilgisizlikten kurtulmanın yolu ise okumak, anlamak ve öğrenmekten geçer...

Masamızın üstünde günlerce duran bir kitâbı ya da yeni aldığımız gazeteyi çoğu zaman okumak
zahmetine katlanmayız.Veya öylesine bir göz atar geçeriz."Göz atmak" elbette okumak demek değildir...
Her "okumak"la da öğrenmiş sayılmayız...

Herhangi bir konuda yeterli bilgiye sahip olmayan dostlarımızla tartışırken,
" öğren de gel!... " diye sitem ederiz.
Harcanan zamana rağmen okuyup da hâlâ bir şey öğrenememiş dostlarımız için de,
"bizim oğlan bîna okur,döner döner gene okur" sözünü kullanmaktan asla vazgeçmeyiz...

"Okumak" ve "öğrenmek" eylemleri arasında oldukca fark olduğunu bilmeliyiz.
Bilimsel bir makaleyi, üç-beş dakika içerisinde okuyabiliriz.Güzel bir şiiri de...
Şiiri ezberlemek ya da makalede yazılanları öğrenmek için birkaç saatlik zamana ihtiyaç duyarız.
Bu yüzden "okumak" belki kolay gözükür ama "öğrenmek" zorlu ve çetin bir yoldur...

Okumanın ve öğrenmenin felsefî, psikolojik boyutları farklıdır.
Felsefî açıdan bakıldığı zaman "okumak" eylemi bir araçtır.
"Öğrenmek" ise bir gayedir. Yani öğrenmek için okumak zorundayız...
Psikolojik açıdan bakıldığında "okumak" biraz da zevk işidir.
Fazla düşünmeye, emek harcamaya gerek yoktur.
Hâlbuki "öğrenmek" için beş duyumuzu ve de asıl beynimizi ortaya koymak, zorlamak durumundayız...

Beynimizi zorlamak, acı çekmek demektir...
Ünlü yazar Samuel Smıles de "En çok acı çeken en iyisini yapar." diyor.
Bu yüzden "okumak" eyleminde biraz rehâvet söz konusu olsa da; "öğrenmek" de gayret, emek ve istek vardır...

Bizim üniversitelerimizin birçoğunda "bilgi" okutulur ama öğretilmez.
Evet,sadece okutulur...
Tarih, coğrafya, matematik, fizik, ekonomi, muhasebe v.s. okutulur ama öğretilmez...
Mezûnlarımız bu yüzden iş hayatında zorluk çekerler.
Bu yüzden eğitim ve öğretimde en alt sıralarda olmaya mahkûm oluruz...

Sonuç olarak bireysel anlamda beyinlerini zorlayarak, acı çekerek;
okuyan, anlayan ve öğrenen genç kardeşlerimiz başarıya daha çabuk ulaşacaklardır...

EMANET

***
Not: Sn.Tufan kardeş çok güzel bir noktaya temas etmiş...
Tebrik ederim; eline sağlık....
Emanet
06 Nisan 2010

EMANET diyor ki:

81 İLE 81 ÜNİVERSİTE(!)....
ÜNİVERSİTE'YE GİRMEK BİR DERT,
MEZÛN OLUP, İŞSİZ KALMAK BİN DERT!....
*

İŞTE MANZARA...
Oğlunu ABD’de okutanlar bu intiharı kavrayamaz!
Dramın merkezi Fethiye’dir. Emine Sipahi, oğlu Soner’i dershaneye göndermektedir.
Ne var ki Emine Hanım oğlu için imzaladığı senetleri ekonomik kriz sebebiyle
bir ara işsiz kalan ve bir ara da şoför olarak çalıştığı işyerinden para alamayan kocası ödeyemez.
1 milyarlık dershane ücreti faizle katlanarak bir kaç milyar olur,
konu yargıya intikal edince Emine Hanım iki ay ceza alır ve hapse girer.
Oğul Soner “Annem benim yüzümden hapse girdi” diyerek bunalıma girer ve canına kıyar!..
İşte AKP Türkiye’sinin manzarası budur.
İnsanları işsiz ve yoksul bırakırsan bu dramlar mukadderdir.
Kuşkusuz bu fotoğrafı iş adamı arkadaşları aracılığı ile çocuklarını ABD’de okutanlar
ve yine çocuklarına iş adamı arkadaşlarınca pırlanta mağazası açılanlar anlayamaz...
Vah Soner’im vah!
Sabahattin Önkibar
***
EMANET
06 Nisan 2010

tufan diyor ki:

Bir üniersitenin Tabele üniversitesi olup olmadığı nereden anlaşılır ?
Erzurum Atatürk Üniversitesi İşletme Bölümü mezunu olduğum halde Atatürk üniversitesinin dahi tabela üniversitesi olduğuna inanıyorum neden mi ? 4 yıllık eğitim hayatımız da bizlere bir tane olsun fatura nasıl kesilir öğretilmedi de ondan. Şuan tüm mali müşavirler ve türevleri Bilgisayar ortamında çalışmalarını sürdürüyor Bizlere hiçbir paket programı dahi gösterilmedi bile.Paket programları zamanında kendi imkanlaırmızla özle kurslara giderek karşıladık . Bu anlattıklarımla şuraya varmak istiyorum. Kurulan üniversiteler ile Birçok hayalde inşa ediliyor ama hepsi içi boş bırakılıyor. Söz konusu üniversiteler bulundukları vilayetin dertlerini çözmede ne kadar yardımcı vede yapıcı olabiliyor bunu görmemiz lazım. Kimse kusura bakmasın yok efendim şu kadar makalemiz yayınlandı şu kadar dergide şu kadar yazımız mevcut bu gibi kelimeler resmen fakir fukara edebiyatı . Bulunduğunuz ile önce faydanız olsun sonra bu dedikleriniz siz istemeseniz dahi gelişir gider hatta daha iyisi olur.

Mesela Mühendislik fakültesi kendi alanları itibarı ile Bayburt'umuza ne katkı sağladı hangi projelere ismini yazdı hangi çalışmaları yaptı veya yapacak .İktisadi idari bilimler fakültesi vilayetimizin hangi ekonomik sorununa hangi çözüm önerilerini getirebildi bu saydıklarım varmı YOK YOK YOK OLSAYDI KEŞKE. Acaba iktisadi idari bilimler fakültesinde reel hayatta mali müşavirlerin kullandıkları paket programlar öğretiliyormu ?

Kimse kusura bakmasın oturduğu yerde böyle böyle ettik gibisinden fukara edebiyatını yemeye hiç vaktimiz vede tahammülümüz yoktur. İki binden fazla öğrenci vilayetimizde eğitim alıyor denilmiş ALLAH aşkına bu gençlere ne çğretiliyor bundan bahseden var mı ? yada öğretilen bu gençlere işsizler ordusuna karşı ayakta kalabilecek beceriler sağlayabiliyor mu ? veya söz konusu paket programları vilayetimizde yaşayan ved ebunları öğrenmek isteyen insanlar için kurslar düzenleyebilecekmisiniz ?

uzun oldu siz bu yazımı okuyun belki bazı şeyleri hatırlarsınız.Hakikaten Karşınızdaki insanlara birşey yaptık gibisinden dem vurmak ihtiyacı üzerinize ihtiyaç düşmüş bu farkediliyor . Ama bu insanlar düşünebiliyor gözleri görüyor unutmasanız ah birde sizlerinde gözleri açılsa karşınıda koca dünya var .İnsan yapmaya kalksa 1 dakkası boş kalmayacak işler var .
06 Nisan 2010

atom69 diyor ki:

Gururumuz Bayburt Üniversitesi Rektörüne sonsuz teşekkürlerimi arz ediyorum. Bu müthiş bir heyecen sayın hocamızın bu heyacanına tüm Bayburt'lular olarak ortak olmalı Üniversitemizi geleceğe dair en iyi yerlere taşımalıyız. Haydin gadalar bu yolda Allah yar ve yardımcımız olsun.
05 Nisan 2010

Yorum yazın.
Yazı alanını daraltın | Yazı alanını genişletin

busy
Son Güncelleme ( Pazar, 04 Nisan 2010 13:07 )  

Sponsor

Haber Arama

AddThis Social Bookmark Button

Bülten Üyeliği

İstatistikler

İçerik Tıklama Görünümü : 3077833

Eğitim Özel

 

Küçük Büşra’dan büyük davranış…

Cumhuriyet İlköğretim Okulu 4-B Sınıfı Öğrencisi Büşra Aslan, kumbarasında biri...

 

Dahi kızlar TÜBİTAK'ı fethetti

Milli Eğitim Bakanlığı  Eğitim Araştırma ve Geliştirme Dairesi Başkanlığı ve ...

 

Doğu’nun Eğitim Çınarı

Bayburt Postası - Atatürk Üniversitesi, bünyesinden 6 ayrı üniversite çıkarırken,...

 

Okulsuz kız kalmayana kadar eğitim seferberliği

Aydın doğan Vakfı’nın "Baba Beni Okula Gönder" kampanyası çerçevesinde Kelkit ve...

 

Bayburt Üniversitesi öğrencilerini kim karşılayacak?

Bayburt Postası – Bayburt Üniversitesi’ne kayıt hakkı kazanan öğrenciler ve veli...

 

“Katil poşet” uyarısı

Bayburt Üniversitesi Sınıf Öğretmenliği 2. Sınıf öğrencileri olan Tunahan Filiz,...

 

Yeni polis adayları kep fırlattı

Bayburt Postası - Bayburt Polis Meslek Yüksek Okulu 2008–2009 Eğitim ve Öğretim Yı...

 

Bayburt sokaklarında “karne” heyecanı

2008-2009 eğitim-öğretim yılının ilk dönemi bugün sona erdi. Okul öncesi eğitimd...

Online Kişi Sayısı

Şuanda 245 konuk çevrimiçi

Bizi Yazanlar

Bizi Yazanlar

Anket

Göç ederek gurbete çıkanlar, sıla hasretini nasıl giderebilir?