Bayburt Üniversitesi “Sosyal Dönüşüm Projesi” adı altında farklı mekanlarda, farklı gruplarla bir araya gelmeyi sürdürüyor. Bayburt Öğretmenevinde organize edilen sohbet akşamına üniversite öğrencileri yoğun ilgi gösterdi. Buluşmada Bayburt Üniversitesi’nin fiziki imkanları, esnaf ile ilişkiler ve öğrenci halk kaynaşması en çok konuşulan konular oldu. Sohbet sırasında kış sezonunu hatırlatan Rektör Prof. Dr. Murat Mollamahmutoğlu, “uzun kış gecelerinde daha çok buluşacağız” dedi. Halkın misafirperverliğine değinen Rektör Mollamahmutoğlu, Üniversitenin kuruluşunda emeği geçen herkese teşekkür etti.
Yöresel oyunların oynandığı, patates ve kestane közlenen, Bayburt Ketesi yenilen gecede ayrıca öğrencilerin mini bir konseri yer aldı. Sorunlarını dile getiren öğrenciler, zaman zaman ilginç anekdotlar aktardı. İşte onlardan bazıları:
- Bayburt esnafı eskisine göre daha iyi ve Üniversiteyi daha çok benimsediler.
- Ev kiraları ‘kaç kişi kalacaksınız’ sorusunun ardından belirleniyor. Mesela 3 kişiyse 300 TL, 5 kişiyse 500 TL olabiliyor.
- Lokantada aşçıya “terzi nerede bulabilirim” diye sordum, elinde kepçe ve iş önlüğü ile benimle dışarı çıktı ve terziye kadar götürdü. Benim kendi memleketimde böyle bir şeyin olması imkansız. Bayburt insanı anlatılamayacak kadar misafirperver.
- Ev bulmak için tek tek, mahalle mahalle gezmek zorunda kalıyoruz. Bayburt’a çok acil emlakçı gerekiyor.
- Bayburt’a geldiğimden beri bir tabela görürüm, dolmuşlar her 15 dakikada kalkar diye ama ben daha 15 dakikada geçen hat görmedim.
EDİTÖRÜN NOTU: Bayburt’ta Emlak üzerine bir büro açmak için, Halk Eğitim Merkezi’nde bu konuda verilecek bir kursa katılıp, belge almanız gerekiyor. Fakat Halk Eğitim Merkezi Emlak üzerine bir kurs verilebilmesi için 20 başvuru sayısını şart koşuyor. İlimizde 20 kişinin aynı anda bu işe atılamayacağı varsayılarak, bu sayı konusunun tekrar gözden geçirilmesinde fayda var! 






tufan
diyor ki:
|
Bayburt'ta daha önce üniversite okuyan gençler gibi inşallah şu hataya düşülmez.. Bayburt küçük, insaları soğuk, öğrenciyiz diye yüzümüze somurtuyorlar gibi. Aldığımız eğitim de bir şey değil gibi eleştirileri okul bitmeden önce yaparsalar daha iyi olur. Üniversite okumak için gelen öğrencilerin çoğunun gözünde memleketimiz ve ünivesitemiz cılız duruyor. Yeni gelen öğrenciler ortalamanın bir hayli altında. Neden mi? çünkü ilk yılı olduğu için taban puanlar düşük, normalde bir üniversiteye yerleşemeyecek öğrenciler bile burada eğitim görüyor. Unutmadan sayın rektörün memleketin insanları ile herhangi bir diyaloga girmemesi ve kendisini ayrı bir cumhuriyet gibi benimsemesi memleketimizin aleyhine bir durumdur. Şunuda kabul ediyorum milletvekilleri ve Belediye başkanları kendisinden olmayacak isteklerde bulunmuşlar. Kendiside reddetmiştir, bence çokta iyi etmiştir. Ama 3-5 kişinin yaptıklarını koca memlekete malediyor olması kendisininde en büyük yanlışı olur. Bu memlekette cefa çekilmeden kimse sefaya haliylede saygı ve sevgiye mazhar olamaz. Memlekete biraz daha sıcak davranmaları daha isabetli olacaktır. Unutulmamalıdır ki karşınızdakilerine ne gözle bakarsanız aynı veya misli ile sizlerede davranılacaktır. Diğer üniversitelerin rektörleri halk ile daha bir iç içe ve daha sıcak, acaba onların bildiği ve sayın rektörümüzün bilmediği ne olsa gerek. |
EMANET
diyor ki:
|
~~ TÜRK GENÇLİĞİNE MEKTUP ~~ Gençler, Türkiye’de adet haline gelmiş göstermelik işlerden kaçının, sırf üniversite bitirdi desinler diye, ananız babanız Amerika’da mastır yaptı diye öğünebilsin diyerek yüksek öğrenime gitmeyin. Sonunda ancak kendinizi kandırırsınız. Temel gayeleriniz kendinizin ufak çıkarları ötesinde, kendiniz dışında, bu ülke, bu ulus, Türk Dünyası, Avrasya, insanlık için olsun, yüksek hedefleriniz için çalışın. O zaman kendi durumunuz da kendiliğinden düzelecektir. Maddiyat ve maneviyatı dengeleyin. Formülünüz bilim ” “ gönüldür. Bu iki kanadın biri eksik olursa ne kendinize ne de insanlığa hayrınız dokunur. Gündelik siyaset, çıkar grupları, dışarıdan güdümlü gizli veya açık cemiyetlerden uzak durun. Atatürk’ün dediklerini bol bol okuyun. Onları işte bu günler için demiş, yazmış. Türkiye’nin şerefli, refahlı, itibarlı ve bağımsız geleceği için Atatürk yolumuzu çizmiştir. Dış ülkelerden ve onların yerli kuyruklarından medet ummayın. Gayeleri bize yardımcı olmak değil, Türkün adını tarihten silmektir. Dünyanın neresinde olursanız olun kimliğinizi, Türk dilini, Türk tarih ve kültür bilincini binlerce yıllık geleneğini kaybetmeyin. Dış ülkelerde ne kadar kimliğinizi korursanız yabancılar da size o kadar itibar edecektir. Başkasını taklit etmeyin. Kendi yolunuzu çizip azimle yürüyün. O zaman herkes sonradan sizi taklit edecektir. Eğitimde önce bir meslek, gerçek bir beceri, bir altın bilezik sahibi olmaya bakın. Ne yaparsanız yapın en iyisini yapın. Siyasetçinin, bilimcinin en kötüsü olacağınıza tamircinin parmakla gösterilen en iyisi olmak yeğdir. Bulabilirseniz Türk okuluna, eğitimin Türkçe verildiği okullara gidin. Konulara merak sarın, not için çalışmayın. O meslekte yararlı olacak bir yabancı dil öğrenin. Bülbül gibi konuşup yabancıdan ayırt edilemez hale getirmek hiç şart değil. Unutmayın ki Türk olmak bir kafa, gönül işidir. Türk kültürüyle, diliyle, ata sevgisiyle Türk’tür. Soy sop meselesi karıştırarak o her şeyimizi borçlu olduğumuz şerefli atalarımızı karalamaya çalışan iç düşmanların kitaplarına, yaygaralarına kulak asmayın. Kültür genleri, ırk genlerinden daha önemlidir. Vatanı, milleti için her türlü fedakarlığa hazır bir taban gerekiyor. Bu taban son elli yılda hayli eritilmiş, kafası, gönlü karıştırılmış, birbirine düşen kesimler, dışa bağımlı sahte aydınlar içinde vatanın geleceğini düşünmeyen daha da acısı vurdumduymazlaşmış kalabalıklar oluşturulmuştur. Bu durumda gerçek bir önder çıkabilse bile başarılı olma şansı pek azdır. Şimdi yapılacak iş hızla bu toplumun yeniden kaynaşmasına, bilinçlenmesine vatanını, milletini kendisinden önce düşünen insanların çoğalmasına ön ayak olmaktır. Türkiye’yi tekrar Kuvay-i Milliye ruhu, Atatürk ruhu kurtaracaktır. Prof.Dr.Oktay SİNANOĞLU *** EMANET |
memet
diyor ki:
| rektörün il içerisinde protokol kurallarını ve herkesi yok sayıp, görmezden gelmesini ve kendi ekibimle çalışacağım bahanesi altında trabzonluların üniversitemizi kullanmasını istemiyorum. |
- Rektör Amerika'dan müjdeyle dönecek
- Bir mühendis hayata nasıl hazırlanmalı?
- Prof. Mollamahmutoğlu TRT 2’den seslendi
- Rektör Mollamahmutoğlu, "Köşk"te!








