Gerek ek kontenjan, gerekse bölümsüz öğrenci alma modeli Bayburt Üniversitesi’ne bu yıl öğrenci sayısı bakımından tavan yaptırdı. 2500’e yaklaşan öğrenci sayısı, 2009-2010 Eğitim ve Öğretim yılı öncesinde barınma sorunu yaşattı. Bu sorunu çok kısa sürede çözen Bayburt Üniversitesi, şimdi sorunsuz ve keyifli günleri yaşıyor. Fakat barınma sorunun yaşandığı hafta Bayburt’ta neler yaşandı? “Üniversitenin görevi öğrenciyi barındırmak değil eğitimini vermektir.” dese de sorunun üzerine giden ve çözüme ulaştıran Bayburt Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Murat Mollamahmutoğlu, o hafta yaşananları anlattı ve çok çarpıcı açıklamalarda bulundu:
“Ek kontenjanla şehre yığılma olunca hemen hemen herkes panikledi. Barınma problemi olduğu konuşuldu. Hatta sizlerde bu konuda haberler yaptınız. Hani kış, zamansız bastırınca araçlar yolda kalır, yakacak ihtiyacı olur, telaş oluşur, burada da aynen öyle oldu. Aslında bizler bu ihtiyacı çok önceden telaffuz ettik. Hedefimiz olan 2.500 öğrenci sayısını düşünerek Kredi Yurtlar Kurumu’ndan istekte bulunduk.
Bu anlamda Kredi Yurtlar Kurumu Bölge Müdürünün keyfi davranışı hiç hoş değildi. Müdür Bey, Bayburt’a gelmiş ama bizlerle görüşememiş! Geçerken size uğrayayım derseniz uygun olmayabiliriz! O günlerde Ankara’daydım. Arkadaşlar arayarak, bilgi verdiler. Hemen Kredi Yurtlar Genel Müdürü’yle görüştük ve o gün kapasiteyi 176 öğrenci daha ilave edecek şekilde dizayn ettirdik. O kargaşa ve sıkışıklıkta Üniversite’den arkadaşlarımız güzel bir dayanışma örneği sergilediler. Sağolsunlar, otogardan dönmek üzere olan öğrencileri alarak evlerinde, ailelerinin yanında kısa süreliğine misafir ettiler. Bu sırada halkımızdan da çok güzel teklifler aldık. Evlerini açabileceğini söyleyen vatandaşlarımız oldu. Mesela bir taksici arkadaş ve güvenlik görevlilerimizden Erdal bey, evinin anahtarını bırakıp, istedikleri kadar kalabilirler dediler. Bu güzellikleri ve dayanışmayı görünce her problemi aşabileceğimizi, düşündük.
Ama burada bazı yöneticilerin kalkıp, ‘bu bizim sorunumuz değil, gidin üniversitenin bahçesinde çadır kurun’ demesi çok üzücü ve düşündürücüydü. Yani hiç hoş değildi! Üniversitenin görevi öğrenciyi barındırmak değil eğitimini vermektir. Bu görev, Kredi Yurtlar Genel Müdürlüğü’nün görevidir.
Ama bu sinerji ve sıcak ilgiyi üniversitemiz hemen o gün, o anda gösterdi. Gerek vatandaşlarımız, gerekse Üniversitemiz öğrencide ilk anda oluşan negatif intibayı kısa sürede bertaraf etti. Bugün gelinen konumda, Kredi Yurtlar Kurumuna bağlı iki yurdumuzda 111 tane açık var. 86 bayan, 25 erkek olmak üzere 111 açık var ve başvuru da yok.
Anket düzenledik. Sorunları, problemleri sorduk. Bugün gelinen noktada Bayburt’tan veya yerleşik düzenden şikayetçi olan öğrencimiz yok. Vatandaş duyarlı, herkes bu noktada alabildiğince öğrencilerimize yardım ediyor ve her şey yolunda gidiyor.”
İlkler yaşanıyor olacaktır, sıkıntılarımız da olacaktır. Bu böyle başlayacaktır. Kabahat aramayı bırakıp, çözüm yollarını arayıp sunmalıyız. Bugün çok şükür öğrencilerimiz açıkta değil. Eğitimlerine devam ediyorlar. Hele hele, yapılaşmaya hayran kalan öğrencilerimiz var. Vatandaşlarımızdan aracını park edip, üniversiteyi seyreden ve ‘hocam biz bu zamanda bu kadar gelişme beklemiyorduk’ diyenler var. Çok kısa zamanda her şeyiyle tamamlanmış kampüsümüzü hep beraber, halkla birlikte davul – zurnayla açacağız.”

EMANET
diyor ki:
|
YURT-KUR PARTİZANCA YÖNETİLİYOR!... Yurt-Kur son 7 yılda tamamen siyasallaşmıştır. Kredilerin geri dönüşümünde bile partizanlık vardır! Hemşehrilerim gayet iyi hatırlarlar; Yurt-Kur Genel müdürlüğü görevini değerli Halim Küçük abimiz başarıyla yürüttü. Sn.Halim Küçük emekli olup ayrıldıktan sonra, akepe militanı bir yurt müdürü genel müdür oldu!... Halim Abiyi tanıyanlara özellikle Bayburtlu hemşehrilerimize olumsuz tavırlar sergilenmeye başlandı. Söz gelimi lisans eğitimi için kredi kullanmış bir öğrenciye; bir yandan yüksek lisans eğitimi için kredi verilirken; öbür yandan süresi dolmadan lisans kredi borcunu aylık yüzde 2,5 faizle talep edilmiş ve tahsil edilmiştir... Hem de bankalardan tüketici kredisi alınması tavsiye edilerek... Düşünün Yurt-Kur, gecikmiş alacakalarına aylık yüzde 2.5 faiz uyguluyor!... Bugün bile bankaların tüketici kredi faizleri bu oranın çok altındadır!... Yurt-Kur bir tefeci gibi faiz almaktadır. Yurt-Kur Üniveriste bitirmiş ancak doğru-dürüst işi bile olmayan gençlerimize kan kusturmaktadır! Sosyal dayanışma fonları ve belediyeler aracılığıyla yandaşlarına milyonlar aktaran akepe, Yurt-Kur marifetiyle adeta bu vatanın evlatlarını soyup soğana çevirmektedir... Kredilerin geri dönüşümünü-tahsilatını yapan birimdeki insiyatif kullanmakla yetkili kılınmış müdürler, keyfi kararlar verebilmektedirler... Akepe yanlısı ve referanslı öğrencilere her türlü faiz indirimi ve kolaylıklar gösterilirken; başkalarına ise tam tersi davranışlar sergiliyebilmektedirler... Sözün özü bu kurum tamamen partizanca yönetilmektedir.... Partizanca yürütülen bir kurumun da amaçları doğrultusunda başarıya ulaşması mümkün değildir! Bu yüzden sayın rektörümüz, yerden göğe kadar haklıdır!.... EMANET |
gürsel karapınar
diyor ki:
| bu vesileyle, fahiş fiyatla evlerini kiralamak isteyenleri kınıyorum... bunlara bayburtlu diyemiyor... faruk nafiz beye aşağıdaki yorumundan dolayı teşekkür ve paylaşıyorum... |
bekir şahinal
diyor ki:
| Sayın rektör her zaman zoru aşmayı bilen bir insandır. Kendini bilen yürekli bir akedemisyendir. Yurtkur Bölge müdürününde seviyesine düşecek bir insan değildir. Demekki çok kızdırılmış. Sayın saygı değer Kredi Yurtlar Kurumu Genel müdürünü göreve davet ediyorum. Böyle bilinçsiz ve sorumsuzca davranan Bölge müdürünü derhal görevden almalıdır. Ne demek gidin üniversite bahçesinde çadır kurun veya barınma problemi bizim problemimiz değil demek. hangi ülkede yaşıyorsun bölge müdürü sen kendi evladına söyle git çadırda kal diye ben evladımı ta ankaradan gönderdim okuması için çadırlarda barınaklarda kalması için değil. |
mehmet ali kocaağa
diyor ki:
|
bayburt lu hemşerilerimin öğrencileri bu denli benimsemeleri bağırlarına basmaları, bir öğrenci olarak beni çok mutlu etti... bende başka bir yerde öğrenciyim üniversite çok köklü olmasına karşın il insanı o kadar öğrenciye yakın değil... öğrencileri ayaklı dolar olarak görüyorlar:D teşekkürler bayburt... her nerede yaşanıyor vede yaşatılıyorsan... |
Faruk Nafiz KILIÇALAN
diyor ki:
|
Yurtkur Bölge Müdürünün Sayın Rektör Bey'e karşı sorumsuz davranışı tabii ki çok hoş olmayan, hatta görevini ihmaldir. Mamafih, gelin görün ki, Sayın Yurtkur Bölge Müdürünü tanıyanlar bu haberi okuyunca mutlaka benim yaptığım gibi gülmüştürler. Gülmüştürler, çünkü; Yurtkur Bölge Müdürü aynen tabiatının gereğini yapmıştır. Yurtkur genel olarak son 7 yıllık süreç içinde tam bir aymazlık, sorumsuzluk, partizanlık, kayırmacılık ve keyfilikle yönetilmektedir. Dolayısı ile sayın Rektör beye bir ön bilgi olsun ve bundan sonra Yurtkur ile ilgili meseleleri daha net ve açık bir şekilde hele hele Ünivesitenin olmazsa olmazı olan barınma problemini şu andaki Yurtkur Bölge yönetimine emanet etmemesidir. Bizden söylemesi. |
- “Devlet adamı değil, bilim adamıyım”
- “Açılış programının eksikleri olabilir”
- Bayburt Üniversitesi’nde “Dede Korkut”lu günler
- Sabancı Üniversitesi bize rakip olamaz
- 20 Yıl sonrasının Bayburt Üniversitesi nasıl olacak?








