Bayburt Postası

Sık Kullanılanlara Ekle Giriş Sayfam Yap E-mail

Content on this page requires a newer version of Adobe Flash Player.

Get Adobe Flash player

Ana Sayfa EĞİTİM Üniversite Nevval Sevindi Bayburt Üniversitesi'ndeydi

Nevval Sevindi Bayburt Üniversitesi'ndeydi

e-Posta Yazdır PDF

Gazeteci Yazar Nevval SevindiBayburt Üniversitesi’nin davetlisi olarak Bayburt’a gelen ve burada Bayburt Üniversitesi öğrencileri ile bir söyleşi gerçekleştiren Gazeteci Yazar Nevval Sevindi, “Bayburt Üniversitesi entelektüel sermayeye yatırım yapılmış bir sermayedir. Entelektüel sermaye insana yapılan sermaye demektir.” Dedi. Üniversite diploması alacak olan gençlere seslenen Sevindi, “Diploma almak okumak değildir, Bayburt taşı olmaktır önemli olan, Türkiye’nin bayrağı olmaktır, marka olmaktır, farklı olmaktır, kendin olmaktır. Türk olmak ve kendi varlığından utanmamaktır. Ne zamanki kendiniz olursanız fark yaratırsınız. Kendi olmayan hiçbir şey uluslar arası marka olmamıştır” dedi.

Prof. Dr. Murat MollamahmutoğluBayburt Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Murat Mollamahmutoğlu, programda yaptığı konuşmada “Bayburt Üniversitesi bir 21. yüzyıl üniversitesinin temelidir. Yani üçüncü nesil diye adlandırılan bir üniversite. Eğitim ve öğretimin yanında bilgi üreten, bilgiyi de teknolojik oluşumlar vasıtasıyla toplum yararına sunacak bir üniversite temelidir” dedi.  

“Sosyal Dayanışma ve Birlik Projesi” kapsamında özel davetli olarak Bayburt’a gelen Nevval Sevindi, Bayburt’un sürekli göç veren bir il olduğunu bildiğini, “sanırım kimse Bayburt Üniversitesi’nden bu başarıyı beklemiyordu” dedi.

Sevindi, sözlerini şöyle sürdürdü:

“Göç veren bir yer olarak bir buçuk yıl gibi inanılmaz bir sürede üniversiteyi bu seviyeye getirmek çok büyük başarı. Çünkü Hani ‘Bayburt Bayburt olalı böyle zulüm görmedi’ sözü ünlüdür ya, herhalde buraya binaları yaparlar üç beş yıl sonra da üniversiteyi kurarlar diye düşünmüşlerdir Bayburtlular. Ama herhalde Bayburt Bayburt olalı böyle bir hız görmedi.

Rektörümüz yaptığı konuşmada ‘21. yüzyılın üniversitesinin temelini attım’ derken bu bir buçuk yıl işte bu sözün teminatıdır. Çünkü 21. yüzyıl bir hız çağıdır. 20. yüzyıla kadar değişmeyen şey nedir biliyor musunuz?  21. yüzyılı 21. yüzyıl yapan hız kavramının değişimidir. Ben bugün burada bir bilgisayarın tuşlarına basarak Çin’le ithalat ihracat yapabilirim, Amerika’daki arkadaşımla konuşabilir, birçok işi burada oturduğum yerde ve çok kısa saniyeler, saliseler içerisinde yapabilirim. İşte değişen budur.”

Üniversiteyi dört duvar, dört kapı olarak hala düşünen kafaların 20 yüzyıldır değişmeyen zihniyetin devamını gösterdiğini ifade eden Sevindi, “Bir buçuk yılda bir hayal gerçekleşmiş. Yine Rektörümüz konuşmasında toplum üniversitesi dedi, buda çok önemli bir kavram. Toplumla bütünleşen, topluma fayda sağlayan ve kültür alışverişinde bulunan, hem veren hem alan bir mekan olarak tasavvur olur. Buda 21. yüzyılla uyumlu bir kavram. Sivil toplumlarla bağ kurmak yine öyle, içe kapalı, yüksek lise düzeyinde öğrenim görülen yere üniversite denilmez. Sivil toplumla iç içe geçmiş ve bunun sorunlarıyla da uğraşan veya onun ihtiyaçlarına cevap veren bir ilişki kurmalı” dedi. 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

Sevindi, Granada Üniversitesi’nin dört yüzüncü yılı kutlamalarında konferans veren Ortega’nın, ‘Bu üniversiteyi üniversite yapan şey Granada’da olması değil, İspanyol olmasıdır’ dediğini hatırlatan Sevindi, konuşmasını şöyle sürdürdü:

“Bayburt Üniversitesi’ni de Üniversite yapan şey Bayburt’ta olması değil, Türkiye’de olmasıdır. O yüzden Türkiye’nin bu parçasında da bir üniversitemiz var, Bayburt Üniversitesi var. Bir buçuk yıl gibi kısa sürede sadece fiziksel alanlar yapmakla kalmamış aynı zamanda 44 yayım gerçekleştirmiş. Bu yayımların 12’si yurt dışında bilimsel dergilerde yayımlanmış yayınlar. Bir çök yeni üniversitemiz hiç yayım yapmamış ya da çok çok az yayımla hiçbir bilimsel dergiye girmeyen üniversiteler bile var, öğrenime ağırlık veriyorlar. Ama sadece öğrenim değildir eğitimi tamamlayan, bu bilimsel farklardır. Bayburt Üniversitesi entelektüel sermayeye yatırım yapılmış bir sermayedir. Entelektüel sermaye insana yapılan sermaye demektir. Diploma almak okumak değildir, kendin bilmektir. Bayburt taşı olmaktır, Türkiye’nin bayrağı olmaktır, marka olmaktır, farklı olmaktır, kendin olmaktır. Türk olmaktır, kendi varlığından utanmamaktır. Ne zamanki kendiniz olursunuz fark yaratırsınız. Kendi olmayan hiçbir şey uluslar arası marka olmamıştır bugüne kadar. Biz kendimizi bilmek için hem okumak, hem taşın altına elimizi koymaya, kendin olmaya evet diyebilme iradesini göstermek zorundayız.”

Şair Zihni Kültür Merkezi’nde gerçekleşen programın sonunda Gazeteci Yazar Nevval Sevindi, öğrencilerin sorularını yanıtladı. Gazeteci Yazar Nevval Sevindi’ye, Bayburt Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Murat Mollamahmutoğlu tarafından plaket verildi.

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

Yorumlar (5)add comment

DÜŞLER ve GERÇEKLER diyor ki:

***** EMANET & YADIMA DÜŞENLER *****


DÜŞLER ve GERÇEKLER

1981'de bitirince liseyi,
Kafaya koymuş idim ben Hukuk'a girmeyi.
*
Hayaller gerçek oldu yazıldım fakülteye,
Ya savcı ya hakimdim, bilmem hangi ilçeye.
*
Dediler: Sen lisede bu sene birincisin,
Kaymakam ol, ilçenin idealist gencisin.
*
İnandım bu sözlere yazıldım SBF'ye,
Kaymakam olup da dönecektim ben Köye.
*
Bitirdim 85'te Kamu Yönetimini,
Çektiler o sırada sınavların pimini.
*
Kaymakamlık, Uzmanlık, Müfettişlik peş peşe,
Büyük bir heyecanla başlamıştım bu işe.
*
Kazandım her sınavı, takıldım mülâkata,
Oysa yaşam boyunca yapmamıştım hiç hata.
*
Anladım ki bu işler, desteksiz olmuyordu,
Ağzıyla kuş tutsa da fakirler gülmüyordu.
*
Gittim can bir Vekil'e, dikildim karşısında,
Bir kısmet arıyordum ben Devlet Kapısı'nda.
*
Geçtim kaymakamlıktan, ne olur bir iş dedim,
Sınav sınav koşarken ailemin rızkın yedim.
*
'Burası babamın çiftliği değil!' dedi,
'Yıkıl git karşımdan, dikilme eğil!' dedi.
*
Çaresizdim ayrıldım Vekil'in odasından,
Meğer çiftlik kalmamış onun da babasından.
*
Artık Devlet Kapısı yüzüme kapanmıştı,
Silmişti göz yaşlarım, suratım yıkanmıştı.
*
Vardım eve ailem umutla beni bekler,
Amacımız ekmekti, ne pastalar, ne kekler!
*
Bu kez karar vermiştim serbest çalışacaktım,
Mali Müşavir olup bir büro açacaktım.
*
Ama bunun için de bir iş yeri gerekti,
Bizdekiyse sadece yaralı bir yürekti.
*
Rahmetli Mükremin Bey: 'Çok düşünme gel!'dedi,
'Dilediğin sürece sen büromda kal!' dedi.
*
Yer sorunu kalkınca açtık biz de büroyu,
Kurmuştuk değirmeni gelirdi elbet suyu.
*
Çok geçmedi dostlarım büronun suyu çıktı,
Kırk bin lira brüte, üç milyon vergi çıktı.
*
Boşuna beklemiştik değirmene biz suyu,
Hayatın standardı yolumda dipsiz kuyu.
*
Baktım ki olmayacak, bıraktım özel işi,
Kazançsız vergilere yetmedi baba maaşı.
*
1990'da oldum Kontrol Memuru,
Öyle yabana atma memurların amiri.
*
Paramız iyiydi ilk işe girdiğimde,
İmrenmiyordum artık vitrinde gördüğümde.
*
Birkaç yıl çalışınca bu kez Denetmen olduk,
Maaşlar kuşa döndü, sefil perişan olduk.
*
Maliyenin bizlere sanırım ihtiyacı yok(!)
Artık çalışmanın da bence bir anlamı yok.
*
Olsaydım belki Vali alınırdım Merkeze,
Yaşadığım acılar ibret olsun herkese!..

Arif Gölge
*****
EMANET
20 Ocak 2010

koray diyor ki:

bir gazeteci bir konferans veriyor, haydi bayburt'u falancı kurtaracak, falancı vali olsaydı bayburt şöyle kurtulurdu, biraz kendimize güvenelim, akıllı hareket edelim, sevgili hemşehrilerim bize ne oldu, birilerinin gelip bizi kurtarmasını mı bekliyoruz, nerde bizim insanlarımız... nerdeler?
19 Ocak 2010

zihni albayrak diyor ki:

Sayın yazarımıza ve Rektörümüze çok ama çok teşekkürler ederiz.çok memnun olduk.haydi Rektör bayburtu bayburt sen yapacaksın inşeallah.Bayburta ne bayburtlu iş adamlarından nede bayburtlu siyasilerden fayda var.fayda doğru insanda çalışkan insanda var.
19 Ocak 2010

barın diyor ki:

ilerki yıllarda daha iyi olacağız inşallah hep beraber
19 Ocak 2010

EMANET diyor ki:

GELECEĞİMİZ GENÇLERİMİZ!...

Bunlar bizim gençlerimiz!...
Bu düzende yüzlerine ne talih güldü, ne de politikacılarımız?...
Aldıkları diplomalar, okudukları kitaplar, seminerler, kurslar işe yaramayacak...
İki, üç diplomalı hatta yüksek lisanslı nice gençler tanırım; çoğu işsiz!
Günde 24 saat düş kırıklığı içerisinde hayata küsmüşler...
*
Gençlerimiz ne kadar donanımlı olurlarsa olsunlar iş bulabilmeleri için,
ya iktidar erkini elinde tutan siyasilerin -deyim yerindeyse- çemberinden geçecekler;
ya da KPSS denen ucûbe bir sınavıın adaletsiz, tutarsız sorularına yanıt vermek zorunda kalacaklar...
Öyle bir sınav ki, Matematik Öğretmenine Biyoloji sorularının sorulduğu tutarsız bir sınav...
*
"Öğretmenlik Mesleği" nden söz açılmışken siyasi iktidarın 7 yılda bu mesleği nasıl yıprattığını;
Milli Eğitim Politikasını "devlet" politikası olmaktan çıkarıp, "parti" politikasına nasıl dönüştürdüğünü unutmamak gerekir.
OECD ülkeleri baz alındığında ülkemizin; İlköğretimde 216 bin 52, Ortaöğretimde 98 bin 453 öğretmene ihtiyacı var...
Siyasi iktidarın aymaz tutumu bir tarafa; "Fen Bilgisi" alanında AB ülkelerinden çok geride kaldığımız gerçeğini de göz ardı etmememiz gerkir.
Siyasi iktidarın 7 yılda Öğretmenlerimizi nasıl sınıflara böldüğünü, adaletsiz, hukuksuz, mesnetsiz uygulamalar içerisinde olduğunu, bütün eğitimciler (uzmanlar) durmadan vurguluyorlar...
Ne yazık ki genç-dinamik, birçoğu yüksek lisanslı binlerce öğretmen, cafelerde yıllardır ömür tüketiyor; aş-iş istiyor, atama bekliyor...Ama kimin umurunda?...Kulaklar sağır, yürekler taş kesilmiş!...
*
"Öğretmenlik Mesleği" nin düşürüldüğü ayırımcı pozisyonlara bakar mısınız?
-Kadrolu Öğretmen,
-Sözleşmeli Öğretmen,
-Ücretli Öğretmen,
-Dershane Öğretmenleri,
-İşsiz Öğetmenler!...
*
IMF Politikalarının verdiği zararlar bir yana, siyasi iktidarın kamu kesiminde istihdamı daraltması ülkemizde işsizliğin artmasına neden olmuştur. Aslına bakarsanız siyasi iktidarın gündeminde "Ulusal İstihdam Politikaları" yoktur. Üretim ve istihdam için kamusal planlama rafa kaldırılmıştır. Gündemi işgal eden konular- dış güçlerin etkisiyle- tamamen siyasi olup; ekonomiye, paraya taalluk etmeyen popülist yaklaşımlardan ibarettir...
*
Sonuçda gençlerimizin emeklerini zâyi, umutlarını boşa çıkaran aymaz siyasetcilerden hesap sormanın
ve de bunlardan "demokratik yollardan" kurtulmanın bilincinde olmalıyız!...
Unutmayalım ki, aymaz ve de ahlâksız siyasetcileri dokunulmazlık zırhına büründürerek;
erişilmez putlara çevirdiğimiz zaman, gençlerimizden daha çook kurban talep edeceklerdir...
*
Bütün bu olumsuzluklara ve olanaksızlara rağmen gençlerimiz bilmeliler ki;

"Bilim öğrenmeyi ar bilen herkes;
Dünyada marifet kazana bilmez."

Ve son olarak umutsuzluğa kapılmadan, şu güzel öğüte odaklanmamız gerektiğini unutmayalım:

"Bir bilim öğrenmek istedikte sen
Çalış ki, her şeyi kâmil bilesen
Kâmil bir palancı olsa da insan
İyidir yarımçık şapkacılıktan."
(Nizamî Gencevî)

*
Yaşamın bilincine varıp; işini tam yapanlara ne mutlu!...

EMANET
18 Ocak 2010

Yorum yazın.
Yazı alanını daraltın | Yazı alanını genişletin

busy
Son Güncelleme ( Pazartesi, 18 Ocak 2010 16:22 )  

Sponsor

Haber Arama

Bülten Üyeliği

İstatistikler

İçerik Tıklama Görünümü : 3071295

Eğitim Özel

 

Küçük Büşra’dan büyük davranış…

Cumhuriyet İlköğretim Okulu 4-B Sınıfı Öğrencisi Büşra Aslan, kumbarasında biri...

 

Dahi kızlar TÜBİTAK'ı fethetti

Milli Eğitim Bakanlığı  Eğitim Araştırma ve Geliştirme Dairesi Başkanlığı ve ...

 

Doğu’nun Eğitim Çınarı

Bayburt Postası - Atatürk Üniversitesi, bünyesinden 6 ayrı üniversite çıkarırken,...

 

Okulsuz kız kalmayana kadar eğitim seferberliği

Aydın doğan Vakfı’nın "Baba Beni Okula Gönder" kampanyası çerçevesinde Kelkit ve...

 

Bayburt Üniversitesi öğrencilerini kim karşılayacak?

Bayburt Postası – Bayburt Üniversitesi’ne kayıt hakkı kazanan öğrenciler ve veli...

 

“Katil poşet” uyarısı

Bayburt Üniversitesi Sınıf Öğretmenliği 2. Sınıf öğrencileri olan Tunahan Filiz,...

 

Yeni polis adayları kep fırlattı

Bayburt Postası - Bayburt Polis Meslek Yüksek Okulu 2008–2009 Eğitim ve Öğretim Yı...

 

Bayburt sokaklarında “karne” heyecanı

2008-2009 eğitim-öğretim yılının ilk dönemi bugün sona erdi. Okul öncesi eğitimd...

Online Kişi Sayısı

Şuanda 305 konuk çevrimiçi

Bizi Yazanlar

Bizi Yazanlar

Anket

Göç ederek gurbete çıkanlar, sıla hasretini nasıl giderebilir?