Geçtiğimiz günlerde Bayburt Üniversitesi Rektörlüğü tarafından düzenlenen Dede Korkut Kampüsü’nun açılış programı ve sonrasında yaşanan olaylar ile ilgili bir basın toplantısı düzenleyen Bayburt Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Murat Mollamahmutoğlu gazetecilerin sorularını cevapladı. Toplantı öncesi Bayburt Üniversitesi yapılaşması hakkında bir sinevizyon gösterisi sunuldu. Sunumda fotoğraflar eşliğinde Bayburt Üniversitesi’nin dünü ve bugünü anlatıldı. Daha sonra açılış programını değerlendiren Mollamahmutoğlu, konuşmasında şu ifadelere yer verdi:
“DAVULLU ZURNALI AÇMAK İSTERDİK AMA ACIMIZ VARDI”
“Biliyorsunuz 10.12.2009 tarihinde Dede Korkut Kampüsü’nün açılışını gerçekleştirdik. Açılışa büyük ilgi vardı. Devlet Bakanımız Faruk Nafiz Özak, YÖK Başkanımız Prof. Dr. Yusuf Ziya Özcan, Milletvekillerimiz, Valimiz, Gümüşhane Valisi, Üniversite rektörleri, Bayburt ili içerisinde bulunan kamu ve özel kuruluşların temsilcileri, en üst bürokrattan, en alttaki memura kadar ve vatandaşlarımızla birlikte yaptık açılışımızı. Tabi ki davulla zurnayla yapmak isterdik ama ne yazık ki biliyorsunuz, o günlerde yaşadığımız büyük bir acı vardı. 7 askerimiz şehit edilmişti. O nedenle sessiz ama gururlu bir açılış yaptık. Kampüsümüzü hem güzel ülkemize hem de şehitlerimize armağan etmiş olduk.”
“AÇILIŞ PROGRAMININ EKSİKLERİ OLABİLİR”
“Bazı değerlendirmeleri hep beraber yapacağız. Açılış programımızın eksiklikleri olmuş olabilir. Açılış esnasında misafirlerimize yeterince ilgi gösterilmemiş olabilir. Ama takdir edersiniz ki çok büyük bir telaş ve yoğunluk yaşadık. Bu nedenle olmuşsa eksiklerimiz, mazur görülmesini istiyorum.
Tabi ki her şeyi biz yapmadık. Ya da tek başına birileri yapmadı. Az önce izlediğimiz sinevizyonda nereden nereye geldiğimiz çok net görülüyor. Kampüsün yapılaşmasında hiç şüphesiz bu ilin vekillerinin, valisinin, işadamlarının, Bayburt halkının ve hayırseverlerin katkısı olmuştur. Bu yapılaşmada emeği geçen, katkısı olan her bir bireye ayrı ayrı teşekkür ediyorum. Basına da ayrıca teşekkür ediyorum, bugün olduğu gibi her aşamada bizim sesimiz oldunuz. O nedenle özel bir teşekkür sunuyorum.
Yine kampüsümüzün yapılanmasında teşekkürü hak eden Beyaz Kardelenlerim, İdari ve Akademik personelim, olağanüstü çaba ve gayretle 21. yüzyılın üniversitesi olacak üniversitemizin temelini atmış oldular. Onları da ayrıca kutluyorum. Başarılarının ve çalışmalarının devamını diliyorum.”
“İSİM KONUSUNUN MUHATABI ÜNİVERSİTEDİR”
“Bahsedilen konuyu ve konuşmaları bizlerde gazetelerden takip ettik. Bir kişinin isminin üniversite birimlerine verilmesi konusunda muhatap, üniversitedir.
Aslında o soruyu soran arkadaşımız bir bankanın Genel Müdür Yardımcısı. Bu arkadaşımız Valiliğe değilde bize sormuş olsaydı, binaya söz konusu kişinin isminin neden verilmediğini söylemiş olurduk. Bu konudaki muhatabının kim olduğunu bilmemesi üzdü bizleri. Yani Vali beye orada sorarak, zan altında bırakması doğru değildi. Bu konunun muhatabı Valilik değil, tek otorite, ne yazık ki Rektörlük!
Gidelim biraz gerilere... Bir kampus yapılaşmasına başlandı. (2008 Eylül) Kasım ayında milletvekillerimiz Ülkü Bey ve Fetani Beyle birlikte İstanbul’a gittik. Orada Kazım Beyle görüştük. Kazım bey bize o binayı mutlaka bitireceğini söylemişti. İlk konuşmamızda bir ay sonra başlayacağını, daha sonraki görüşmelerimizde ise nisan ayında başlayabileceğini söyledi. Derken yaz sezonu geldi. Gecikme konusunda çeşitli nedenleri olabilir. Yine de Kazım Bey, büyük bir özveriyle bu sözü verdi. Fakat sıkıntılar yaşamış. Hatta, o dönemde kardeşi hastalanmıştı. Ekonomik krizde etkilemiş olabilir. Bir şekilde tamamlayamadı.
Eğer tamamlayabilmiş olsaydı, prosüdür şudur: Bir üniversitenin herhangi bir birimine isim vermek yasaya bağlıdır. Üniversitenin senatosu bir karar alır, bu kararı YÖK Başkanlığına ulaştırır. Ve aynı karar gerek Üniversite, gerekse YÖK Başkanlığı tarafından Bakanlar Kuruluna teklif edilir. Bakanlar Kuruluda onayladığı taktirde birim binasına bu isim koyulur veya mevcut isim değiştirilir.
Bütün bunlar uygulanırken tek bir koşul vardır. İsmi konulması istenen kişi, yapıyı tamamen, anahtar teslim bitirmiş olmalıdır.
Kazım Beyin katkılarını asla inkar etmiyoruz. Bu binanın içinde yapılacak daha çok iş ve eksik var. Kazım Bey, bunları tamamlıyorum derse bizlerde seve seve senato kararı alır ve bunu YÖK’e iletiriz. Oradan da Bakanlar kuruluna iletilir. Sanırım orda da bir problem olmaz. Böylece arzu edilen isimde verilmiş olur.
Biz bunun olmasını isteriz, çünkü bu hemşehrimiz önemli ve hayırlı bir girişimde bulunmuştur. Fakat prosedür bu. Kazım bey şehrimize geldiğinde bizler kendisine teşekkür plaketi sunacağız. Arzu ettiği takdirde bina içerisinde başka bir birimede adını verebiliriz. Bundan da gurur duyarız. Herhangi bir problem yok bu anlamda. Bizler her seferinde kendisine müteşekkir olduğumuzu belirttik. Bizim için yaptıkları önemlidir. Kendisi önemli bir değerimizdir.”
BAYBURT ÜNİVERSİTESİ REKTÖRÜ PROF. DR. MURAT MOLLAMAHMUTOĞLU, BAYBURT VALİSİ KEREM AL'IN YAPTIĞI "SIFIR DİYALOG" AÇIKLAMASINA ve AÇILIŞTA SÖYLENDİĞİ İDDİA EDİLEN “Rektör ne zaman devlet adamı olmayı öğrenirse, Sayın Vali o zaman konuşur.” SÖZLERİNEDE YANIT VERDİ: "DEVLET ADAMI DEĞİL, BİLİM ADAMIYIM."


Saffet Bulutoğlu
diyor ki:
| şimdi birileri çıkmış rektör beyi suçluyor.. tabi daha önce bayburt'ta rektör olmadığı için rektörün konumu nedir, bir rektör nasıl olmalıdır bilen yok.. o yüzden çıkıyor aslında bütün kargaşa da.. bayburt'ta yaşayan kendini kalburüstü görenler şimdi istiyor ki, rektöre her dediklerini yaptırsınlar, rektörü bir memur pozisyonuna getirsinler. ama olmuyor işler öyle yürümüyor.. düzen değişiecek.. ya düzen değişiecek ya değişecek.. yoksa biz bu düzenin çarkalarının bir dişlisi olmak istemiyoruz.. siyasiler çekin elinizi bayburt''ün üstünden... |
Soner
diyor ki:
| Sanki Vali rektörü üniversitenin açılışında niye davul zurna çalınmadı, niye halay çekilmedi diye eleştirdi. Sanki olay bu.. Bu ne alakasızlıktır. Bu nasıl bir politikadır? Bu nasıl bir saptırmadır? Rektöre hayret ediyorum. |
MUSTAFA ÇİFTÇİ
diyor ki:
|
uğraştığınız şeye bakın, neymiş onun adı bunun adı, onun ismi bunun ismi konmamış, varsın olsun konmasın. önemli olan hizmet değilmi insanlara faydalı olmak değilmi birşeyler illaki birilerini içinmi yapılmalı. Bayburt bölge milletvekillerine bunun cevabını seçimlerde verecektir. |
Semih MERTCAN
diyor ki:
| alıştınız ya davullu zurnalı açılışlara önünüzde el pençe duranlara olmadı istediğiniz gibi davul zurnada çalınamadı çok içerlemişsiniz anlaşılan. İşine bak efendi işine. Ne istiyorsunuz Rektörden? |
kaya
diyor ki:
| Bayburt üNİVERSİTESİNİN internet sitesinde ve son dağıtılan davetiyelerde çok sık tekrarlanan imla hataları var. Bayburtlular anlamazmı sanılıyor? |
Selim Durmaz
diyor ki:
| REKTÖR BEYİ CANİ GÖNÜLDEN KUTLUYORUM GERÇEKTEN ÇALIŞIYOR HİZMET EDİYOR. YETER ARTIK. NEDİR BU MİLLETİN BÜROKRASİDEN SİYASETÇİDEN ÇEKTİĞİ. SİYASİLER ARTIK LÜTFEN ELİNİZİ KOLUNUZU BİRAZ ÇEKİN. |
Alper Tunga
diyor ki:
| ŞU ÜNİVERSİTE NE GÜZEL OLDU AH BİDE O ÜNİVERSİTEYİ ŞEHİR DIŞINA KURABİLSEYDİK İŞTE O ZAMAN HERŞEY DAHA MÜKEMMEL OLACAKTI... SAKARYA ÜNİVERSİTESİ ÖRNEGİ VEREREK SÖYLÜYORUM DAĞIN TEPESİNE KURDUKLARI ÜNİVERSİTE O KADAR OTURMUŞKİ İL MERKEZİNDEN 10 KM UZAKLIKTA BİR ÜNİVERSİTE SAKARYA VİLAYETİ ARTIK ŞEHRİN İÇİNE DEĞİL ÜNİVERSİTENİN ORAYA DOĞRU GENİŞLEMİŞ... |
- Rektör Mollamahmutoğlu, "Köşk"te!
- Öğrencilerden Bayburt izlenimleri
- Nevval Sevindi Bayburt Üniversitesi'ndeydi
- 60 Üniversite arasında ikinci oldular
- “Devlet adamı değil, bilim adamıyım”







