banner164

Türkçe Olimpiyatları markalaşırken

Türkçe, gerek Çin kaynaklarındaki bilgilerden, gerekse oluşum seyri açısından geçmişi Milat'tan önceye kadar uzanan köklü bir dildir. Çin kaynaklarındaki Hun Türklerine ait kişi ve yer adları, bunun en güçlü delilidir. Elimizde belgeleri bulunan ilk Türk yazı dili, Orhun Bengü Taşları'nda kullanılmıştır. Göktürk Hakanlığı (552-744) dönemindeki bu yazı dili, 745'te Uygurların hâkimiyeti ele geçirmeleriyle bazı küçük farklarla devam etmiştir. Türklerin gruplar hâlinde Müslüman olduğu Karahanlılar devrinde müşterek bir Türk yazı dili oluşmuştur. 13. yüzyıla kadar tek bir kol hâlinde devam edegelen bu Türk yazı dili, 13. yüzyıldan sonra iki büyük yazı diline -Doğu ve Batı Türkçesi- ayrılmış ve 20. yüzyılın başlarına kadar -hemen hemen- bütün Türkler, bu iki yazı dilini kullanmışlardır.

Türkçe Olimpiyatları markalaşırken

Türkçe Olimpiyatları her geçen yıl daha da büyüyorTürkçe, gerek Çin kaynaklarındaki bilgilerden, gerekse oluşum seyri açısından geçmişi Milat'tan önceye kadar uzanan köklü bir dildir. Çin kaynaklarındaki Hun Türklerine ait kişi ve yer adları, bunun en güçlü delilidir. Elimizde belgeleri bulunan ilk Türk yazı dili, Orhun Bengü Taşları'nda kullanılmıştır. Göktürk Hakanlığı (552-744) dönemindeki bu yazı dili, 745'te Uygurların hâkimiyeti ele geçirmeleriyle bazı küçük farklarla devam etmiştir. Türklerin gruplar hâlinde Müslüman olduğu Karahanlılar devrinde müşterek bir Türk yazı dili oluşmuştur. 13. yüzyıla kadar tek bir kol hâlinde devam edegelen bu Türk yazı dili, 13. yüzyıldan sonra iki büyük yazı diline -Doğu ve Batı Türkçesi- ayrılmış ve 20. yüzyılın başlarına kadar -hemen hemen- bütün Türkler, bu iki yazı dilini kullanmışlardır.

[Yorum – Doç. Dr. Ertuğrul Yaman]

Türk dili ve kültürü, bütün dünyaya ilkin Kâşgarlı Mahmud aracılığı ile tanıtıldı. Türkçenin kullanım alanını genişleten iki âlimden birisi Kâşgarlı Mahmud, diğeri Karahanlı Devleti'nin bir başka mensubu Yusuf Has Hâcib'dir. Kâşgarlı Mahmud; Dîvânü Lugati't-Türk, Yusuf Has Hâcib ise Kutadgu Bilig adlı eserleri ile Türk dil birliğinin temellerini attılar. O temel, asırları aşıp günümüze ulaştı. Batı ucunu Adriyatik Denizi'ne kadar uzatabileceğimiz İpek Yolu boyunca ve çevresinde Çin Seddi'ne kadar seyâhat eden ve Türkçe bilen bir kimse, tercümana ihtiyaç hissetmeden meramını bu dille anlatabilir. Bu başarı, Kâşgarlı Mahmud ile Yusuf Has Hâcib'in, Türk milletine armağanıdır.

Türkçe Olimpiyatlarından bir kare...Kâşgarlı Mahmud, bizlere asırlar öncesinden seslenmekte ve bizleri bilinçli olmaya çağırmaktadır. Türkçenin bilimsel temellerini atan ve doğumunun 1.000. yılını kutladığımız Kâşgarlı Mahmud, Divanü Lugati't-Türk'te, "Bize ad olarak Türk adını Ulu Tanrı vermiştir." der ve şu bilgileri de ekler: "Türkler aslında yirmi boydur. Boyların hepsi, Tanrı kutsal kılası, Peygamber Nuh'un oğlu "Yafes", "Yafes"in oğlu "Türk"e kadar ulaşır..." Kâşgarlı Mahmud, eserini Araplara kabul ettirmek için, delil olarak Türkler ve Türkçe ile ilgili iki de hadis zikreder.
Dünyaya açIlan Türkçe

Türkçe bilincinin belki ilk halkası Bilge Kağan kabul edilse bile, Kâşgarlı Mahmud, bu bilinci muazzam bir eserle somutlaştırmış; Karamanoğlu Mehmet Bey'e, Ali Şîr Nevâyî'ye, Âşık Paşa'ya, Aydınlı Visalî'ye, Tatavlalı Mahremî'ye, Edirneli Nazmî'ye, Şinasî'ye, Gaspıralı İsmail'e, Ömer Seyfeddin'e, Ziya Gökalp'e ve nihayet Atatürk'e kadar birçok Türkçe sevdalısına ilham kaynağı olmuştur.

20. yüzyıl sonlarında, Türkçe bayrağını devralan adsız sansız bir kısım Anadolu yiğitleri, tıpkı Ahmed Yesevî erenleri gibi, gönüllerinde insanlık sevgisi, dillerinde Türkçe ile dünyanın dört bir yanına dağıldılar. Her biri, hizmet aşkıyla gittiği gurbet ellerinde bağırlarına taş basarak aziz milletimizin bütün dünyayı kuşatan hoşgörü ve insaniyet duygularını zirveye çıkardılar. Gece gündüz demeden, kırık dökük gönülleri onardılar. Çorak topraklara, uçsuz bucaksız çöllere sevgi tohumlarından fidanlar diktiler. Bin bir zahmetle yetiştirilen o fidanlar artık meyveye durdu.

Türk kültürünün dünyaya tanıtıldığı Türkçe Olimpiyatları, son birkaç yıldır mayıs ayı sonu, haziran başı itibarıyla Türkiye'ye olağanüstü güzellikler yaşatmaktadır. 2008 yılı itibarıyla 110 ülkeden 500'den fazla katılımcıyla gerçekleşen kapsamı itibarıyla dünyanın en muhteşem etkinliği, kendini bu millete ait hisseden herkese tadına doyulmaz hazlar yaşattı. Haritada yerini bulmakta zorlandığımız ülkelerden gelen renk cümbüşü, tomurcuk misali yavrucakların dillerinden şarkılarımızı, şiirlerimizi ses bayrağımız Türkçe ile dinlemek ne büyük mutluluk!

Düşünebiliyor musunuz; kimi sömürgeci milletlerin silah zoruyla ve asırlarca uğraşarak başaramadığı "dünya dili" olma hedefini, bizim pek hamiyetperver halkımızın adsız sansız evlatları, sevgi ve gönül diliyle kısa zamanda gerçekleştirdiler. Onlara hak ettikleri her türlü övgüyü izhar ederken ve güzel Türkçemiz emin adımlarla dünya dili olma yolunda ilerlerken Türkiye'nin yabancı dillerin istilasına uğramasına çanak tutan aymazlara ne demeli! Herkes bizim o muhteşem, o duygu yüklü dilimize hayranken bizim duyarsızlığımız nasıl izah edilmeli?!.

İNSANLIK ADINA SAHİP ÇIKMAK

Türkçenin dünyanın dört bir köşesine yelken açtığı günümüz şartlarında, her şeyden önce, ilk adım olarak Türkçenin farklı lehçe ve ağızlarını konuşanların daha sağlam ve bilimsel bir zeminde ortaklaştırılması gerekmektedir. Türk dünyasındaki her türlü ilişki ve iletişim için, "ortak iletişim dili"ne ihtiyaç duyulmaktadır. Türk milletinin varlığını sürdürebilmesi, Türk dünyasının dirlik ve birliği için, en önemli ön şartlardan birisi, belki en başta geleni, iletişim dili olarak "Ortak Türkçe"nin oluşması/oluşturulmasıdır. Parça parça edilmiş güzel Türkçemizin kollarını bir araya getirmeden, ortak edebî bir Türkçe oluşturmadan dünyaya sevgimizi yaymak çok zor olacaktır!

Her dil, kendi kültür zemininde hayat bulur. Bir milletin kültür dünyasında ne varsa, dilinde onun yansımaları görülür. Türkçe, Türk milletinin zengin duygu, düşünce ve hayal dünyasının ortak bir ürünüdür. Sevecen, hoşgörülü, yardımsever milletimizin bu özellikleri diline ve davranışlarına da yansımıştır. Türkçe, Türk milletinin özündeki bu sevgi hazinesini dünyaya yansıtan bir ayna gibidir. Milletimizin asırlar boyunca kardeşçe yaşadığı farklı kültürlerdeki insanlarla birlikte oluşturduğu okyanus misali zengin kültür birikimine sahip olan Türkçe, çoktan kendi sınırlarını aşarak bütün dünyaya bu büyük milletin iç dünyasındaki güzellikleri sergilemiştir. Türkçe Olimpiyatları, Türkçenin aynı zamanda bir "sevgi dili" olduğunu da bütün dünyaya göstermiş oldu.

Baht ki ne baht! Ecdadının vakarını hâlâ muhafaza ederek bir büyük ülkünün, kutsal bir dava uğruna okyanus ötesi, kıtalar arası mesafeleri hiçe sayarak dünyaya yelken açıp inanılmaz zorlukları aşıp Türk milletinin engin hoşgörüsünü, payansız insanlık sevgisini dünyanın neredeyse bütün kalelerini sevgi burcuna dönüştürenleri izledikçe ruhum kanatlanıyor. Ne mutlu Türkçeyi dünyaya yayma yolundaki bu kutlu çabanın içinde olanlara!

Bu yıl, 115 ülkeden on binlerce genç arasından seçilerek gelen 700 civarında adayın yarışacağı Türkçe Olimpiyatları, artık markalaşma yolundadır. Bu muhteşem organizasyon, dünya barışı adına birçok ülke ve millete örnek olabilecek çapta çok önemli bir misyonu da üstlenmiş görünmektedir. Böylesine geniş bir katılımla yapılacak olan Türkçe Olimpiyatları, hem milletimizin dünyada doğru algılanması hem de dünya çocuklarının gelecek adına barışçıl bir anlayışa kavuşturulması için büyük önem taşımaktadır. Bu tür uluslararası tanışma ve kaynaşma organizasyonlarının, gelecekte, dünya çapında birçok somut sosyal, kültürel ve ekonomik açılımları olacağı kesindir.

Yalnızca Türkçeyi değil, bütünüyle kültürümüzü, insanlığımızı dünyaya tanıtmakla kalmayarak dünya barışına çok büyük bir katkıda bulunan bu muhteşem sevgi şöleninin 2009 finalleri, Ankara'da yapılacak. Bu geniş ufuklu olimpiyatların düzenlenmesinde emeği geçen başta Prof. Dr. Mehmet Sağlam olmak üzere, herkese; görünen görünmeyen bütün kahramanlara, milletimiz ve insanlık ailesi adına en içten şükran ve muhabbetlerimizi sunmak, hepimizin en önemli görevi olmalıdır...

 

Misafir Avatar
İsim
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.