Küresel ısınma Bayburt için bir fırsat mı?

Tüm dünyayı etkisi altına alan küresel ısınmanın yol açacağı iklim değişikliği Bayburt’un da geleceğini etkiliyor. Birçok bilim adamı tarafından dile getirilen bilimsel senaryolara göre, tarih 2050 yılını gösterdiğinde Türkiye’nin değişik bölgelerinde kentler sular altında kalmış olacak ve buna bağlı olarak da kuraklık artacak.

Küresel ısınma Bayburt için bir fırsat mı?

Bayburt Postası - Tüm dünyayı etkisi altına alan küresel ısınmanın yol açacağı iklim değişikliği Bayburt’un da geleceğini etkiliyor. Birçok bilim adamı tarafından dile getirilen bilimsel senaryolara göre, tarih 2050 yılını gösterdiğinde Türkiye’nin değişik bölgelerinde kentler sular altında kalmış olacak ve buna bağlı olarak da kuraklık artacak.

Tüm dünya genelinde endişe verici bir gelişme olarak nitelenen aynı öngörülere göre küresel ısınmanın tam anlamıyla etkili olmaya başlayacağı 2050 yılından çok daha öncesinde ise yüksek kesimlere doğru önlenemez bir göç yaşanacak.

Çünkü küresel ısınmanın artmaya başladığı andan itibaren yüksek kesimler, bir doğa zenginliği olarak öne çıkacak! Afet bilimleri alanında uzman olan Prof. Dr. Mikdat Kadıoğlu’na göre Bayburt da bu bölgeler arasında yer alıyor. Konuyu Hürriyet Gazetesi’ndeki köşesine taşıyan Prof. Kadıoğlu, Bayburt’un iklimiyle beraber ilerleyen yıllarda bir cazibe merkezi haline geleceğini söylüyor.

"Bir atmosfer bilimci olarak düşününce küresel iklim değişikliği ile beraber Bayburt’un geleceğinde su, kar ve dağların çok önemli rol oynayabileceğini gördüm.“ diyen Prof. Kadıoğlu, unutulmuş bir şehir olan Bayburt’un doğasıyla birlikte öne çıkacağını vurguluyor.

Anadolu’nun kuzey doğusunda Çoruh Nehri kenarında ve denizden ortalama 1,550 metre yükseklikte kurulmuş olan bir kentin gelecek adına bir doğa zenginliğine sahip olduğunu vurgulayan Prof. Kadıoğlu, bu duruma şu ifadelerle dikkat çekiyor:

“Bayburt’un sahip olduğu zenginliğe ovası, akarsuları, vadileri, etrafını çevreleyen yüksek ve karlı dağları gibi her yere nasip olmayan çok önemli zenginlikleri var” 

Prof. Kadıoğlu, Bayburt ekonomisinin coğrafi şartlara bağlı olarak tarım ve hayvancılığa dayalı olduğunu ve değişmeyen bu temel özelliği küresel iklim değişiminin değiştirebileceğini de ifade ediyor.

Dünyada gündem konusu olan küresel iklim değişikliği senaryolarına göre, özellikle Batı ve Güney illerimizde yaz aylarında hava sıcaklıklarındaki artışın kuvvetli olacağını belirten Kadıoğlu, böyle bir durumda insanların Ege ve Akdeniz sahilleri yerine, sağlıklarını korumak için daha serin olan kuzeydeki yüksek kesimlere gideceklerini ifade ederek, Türkiye’de en fazla yaylaya sahip illerden biri olan Bayburt’ta da yazın yayla turizminin büyük bir ekonomik sektör olabileceğine değiniyor.

Bayburt Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Murat Mollamahmutoğlu tarafından da dile getirilen Bayburt’un kış turizmi potansiyeline değinen Prof. Kadıoğlu, “Dünya 1500 metre irtifanın altındaki kış turizmi tesislerini gözden çıkartmış, 1500-2500 metre arası için de riskler görürken Bayburt’un Kop Dağı gibi 2500 metrenin üzerindeki dağları kış turizmi bakımından çok önemli avantajlara sahip” görüşlerine yer veriyor.

Yazısında, Bayburt’un linyit termik santralı gibi kirli bir sanayisinin olmaması nedeniyle, temiz topraklarında organik tarım yapılma potansiyelinin de yüksek olduğunu ifade eden Kadıoğlu, Bayburt’ta kalkınma hamlesi yaşanırken doğanın korunması gerektiğini vurguluyor.

2008 yılında da yazmıştı...

Kadıoğlu, Bayburt’ta doğal yapı korunarak alt yapı oluşturulursa eğer; botanik, dağcılık, gençlik, golf, inanç, kongre, kuş gözlemi, mağara, rafting, sağlık ve yayla turizminin gelişebileceğine dikkat çektiği yazısında, şu ifadelere yer veriyor: “Ayrıca yumuşak hatlı arazisi yelken paraşüt gibi havacılık sporu yapmaya da çok elverişli. Yani sözün özü, her şeyden bir şeyler olsun şeklinde gündelik çıkarları tatmin etmeye yönelik girişimlerle su kaynaklarının, tarım alanlarının, toprağın, dağ ve yaylaların tahrip eden rastgele bir kalkınma çabası olmazsa uzun vadede Bayburt doğası ile öne çıkabilir” 

Zaman zaman Bayburt Postası’nın da gündeme getirdiği bu konu hakkında Prof. Kadıoğlu benzer ifadeleri daha önce 2008 yılında da kaleme almıştı. Bayburt'un geleceği için çok önemli olan fakat cevap noktasında herhangi bir ilgilinin dikkatini çekmeyen konuyu, Prof. Kadıoğlu bu defa Hürriyet Gazetesi’ndeki köşesinden duyurdu…

İşte o yazı: Şen ol Bayburt, şen ol sende “nem” kaldı…

 

Misafir Avatar
İsim
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

banner268