Bayburt Postası

Sık Kullanılanlara Ekle Giriş Sayfam Yap E-mail

Content on this page requires a newer version of Adobe Flash Player.

Get Adobe Flash player

Ana Sayfa DOSYA Dosya Özel MTA Raporuna göre Bayburt taş cenneti

MTA Raporuna göre Bayburt taş cenneti

e-Posta Yazdır PDF

Cihangir YıldızBir şehir “meşhur” öğeleriyle öne çıkar. Sanayi, tarım, kültür, spor, turizm veya çevre… Bu soru, Türkiye’nin bir çok yöresinde cevabını bulur. Peki Bayburt? Cirit, Çoruh, folklor veya bal, kete! Örnekleri sıralayıp, çoğaltabiliriz. Hangisi? Hepsi yarım, hiç biri tam değildir. Sözü sıralanacak diğer bir değere getirmeye çalışıyoruz, Bayburt taşına ve tabi ki bir tek Bayburt’ta ünü olmayan Bayburtlu taş ustalarına! Öyle bir ünü vardır ki Bayburt taşı ve Bayburt ustasının, tüm dünyada bir çok tarihi eserin yardımına yetişir ama misal Tarihi Bayburt Saat Kulesi’nin bile çevresi Ankara taşından yapıldığı iddia edilir!

 

Zaman zaman kapısını çalarız Ömer ustanın… Eli ve ustalığı Balkanlara kadar, Mostar’a kadar uzanmıştır ama Bayburt’ta yaşadığı halde henüz Çoruh üzerinde hiç bir köprüye dokunamamıştır… Ama her şey bu kadar karanlık değil!

Bayburt taşının ve taş ustasını önü açılacak gibi!
Çünkü birileri bu konuda gayretli, iddialı, istekli…

Misal, geçtiğimiz günlerde Bayburt’ta toplanan “KUDAKA Çalıştayı”nda söz Bayburt’un öncelikli sektörlerine geldiğinde yapılan sıralamaya itiraz eden Cihangir Yıldız… Sunduğu verilerle Bayburt’ta var olan doğal taş rezervini bir anda ilgi odağı haline getiren Bayburt Mermerciler Derneği Başkanı Cihangir Yıldız, sorularımızı cevapladı.

- Evet, iddialı olmalıyız ama biraz açalım…

Cihangir Yıldız 1967 yılı Bayburt doğumlu. Yıldız Teknik Üniversitesi mezunu… İnşaat Mühendisi. 2006 yılından itibaren Bayburt’ta Doğal Taş ve Mermer konusunda kurulan derneklere başkanlık yapıyor. İşte o sorular ve Cihangir Yıldız’ın ağzından cevapları…

- Derneğin faaliyetlerinden biraz bahseder misiniz?

İlk olarak 2006 Bayburt Mermerciler ve Madenciler derneği adı altında kuruldu.  Fakat Madencilik sektörünün geniş kapsamlı olmasından dolayı bu derneği kapatarak 2007 yılında Bayburt Mermerciler Derneği olarak yeni bir oluşuma girdik. Derneğimiz bünyesinde ocak ve atölyecilik sektöründe faaliyet gösteren üyelerimizin resmi prosödürlerini, resmi dairelerden takip ederek işlemlerini yapıyoruz. Yöremizde ocaklarla, doğal taşlarla ilgilenen firmalara danışmanlık hizmetinde bulunuyoruz.

- Bu hizmetler ilk meyvesini ne zaman vermeye başladı?

Bayburt’tan ilk sevkiyatımız 2006 yılında gerçekleşmişti. Bu sevkiyatta Trabzon Limanı’nda büyük sıkıntılar yaşamıştık. Dernek olarak Trabzon Limanı’ndaki işletmecilerle, armatörlerle, gümrük firmalarıyla görüşmeler yaptık, bu sıkıntıları da aştık. Derneğimiz 2007 yılından itibaren sektöre yönelik bir çok rapor çıkardı. Bunları çeşitli resmi kurumlara ilettik. 2008 yılı başında da Avrupa Birliği desteklerinden faydalanmak için Sanayi Ticaret Bakanlığı çerçevesinde Türkiye genelinde düzenlenen projeye katıldık. İl Özel İdaresi ile birlikte, 21 Şubat Sanayi Sitesini ortak olarak aldık. Proje Türkiye genelinden gelen 530 proje arasında ilk 25’in içerisine girdi. 5 milyon euro bütçeye sahip bir proje. Bununla alakalı faaliyetlerimiz devam ediyor.

- Bayburt Üniversitesi ile de sanırız çalışmalar yapıldı…

Evet, Bayburt Üniversitesi Rektörümüz Murat Mollamahmutoğlu’nun daveti üzerine bir araya geldik. Bayburt Üniversitesi bünyesinde Doğal Taş bölümü açılması yönünde bazı hazırlıklar var. Nasip olursa bu yıl faaliyete geçecek. O bölümün eğitim yapılanması aşamasında danışmanlık hizmeti vereceğiz. Hedefimiz Bayburt’ta güzel bir şey oluşturmak ve Bayburt’u eski güzel günlerdeki haline kavuşturmak.

- Bayburt’taki doğal taş rezervi hakkında bir araştırmanız var mı? Bayburt’a ekonomik katkısı ne kadar olacaktır?

Bayburt’ta bu konuda çok çalışma yapılmış. 30, 40 yıl öncesinde KTÜ Üniversitesi tarafından yapılmış çalışmalar var. Üniversite arşivinde bunlar mevcut. Yine 2000 yılında Devlet Planlama Teşkilatının Doğu Anadolu Projesi kapsamında Bayburt taşı ile alakalı bir işletmenin fizibilite analizi gerçekleştirilmiş. Bu fizibilite analizinde rantabl olduğuna karar verilmiş. Fakat reel anlamda ilk çalışma Bayburt Valiliği tarafından MTA’ya 2005 yılında yaptırılmış. Bu analizler sonucu 400 sayfalık bir rapor oluşturulmuş. O rapor hazırlanırken, bizden arkadaşlarda bizzat bu çalışmanın içinde yer aldı. Çıkan sonuçlar çok ilginç. Şöyle ki, raporda aynen şu ifadeler yer alıyor:

“Bayburt’taki doğal taş rezervleri, yıllık 15 bin ton üretin yapan 10 adet işletmeyi 20 yıl boyunca besleyecek potansiyele sahiptir.”

Bayburt’un Doğu ve Güneydoğu Anadolu’nun en büyük travertenlerine sahip olduğu bu raporda belgelenmiştir. Bu çalışma devam ederken 2005 yılında Birleşmiş Milletlerin DAKA kalkınma planı çerçevesinde Bayburt’ta Girişimciliği Destekleme Merkezi’nin şubesi açıldı. Bu Doğal Taş ve Mermer sektörünün asıl zıplama rampasıdır bu çalışma. Bu çerçevede Dokuz Eylül Teknik Üniversitesi’nden danışmalar Bayburt’a getirildi. Danışmanlarla beraber MTA’nın ekibi Bayburt yöresinde çalışan tüm ocakları dolaştı. Çeşitli analizler yapılarak atölyecilere gidildi. Sektörün sorunları ve çözüm yolları hakkında çok güzel bir rapor oluşturuldu. Zaten bu rapor derneğimizin tüm çalışmalarında bir mihenk taşı.

Bu rapor çerçevesinde 2006 yılında Bayburt’taki Doğal Taş üreticileri İzmir fuarına hep beraber gittik. Güzel bir standımız vardı ve fuar, çok olumlu geçti.

“Kente Kimliğini veren taş: Bayburt Taşı” adı altında, 2007 yılında Ticaret ve Sanayi Odası yine Avrupa Birliği’ne proje hazırladı. Proje ve imkanları kısıtlıydı. Sadece klasik “Bayburt Taşı” adını verdiğimiz tüflerin el işlemeciliğinde kullanılmasına istihdam yaratması konusunda bir projeydi. 2007 yılında tekrar o proje kapsamında Doğal Taş üreticileri İzmir Fuarı’na gittiler. Yine çok olumlu geçti. Blok satışlar başladı. 2008 yılında Bayburt’taki bu atılım 3 tane firmanın ayrı bir şekilde kendi bünyelerinde İzmir fuarına katılmasıyla gerçekleşti. İstanbul ve Avrupa’daki fuarlarla bu faaliyetlerimiz devam ediyor.

- Doğal Taş Sektörünün Bayburt’a getirisi ne olacaktır, kaç işçi çalışacak ve yıllık ne kadar bir gelir elde edilecek?

Şu an ki durumda bizim ocakçılarımız yaklaşık 6 bin ton taş işliyor. Biz raporla şu anki reel durumu karşılaştırarak hareket edecek olursak, raporda deniliyor ki 15 bin ton üretim yapan 10 tane firmayı 20 yıl boyunca besleyecek bir rezerv var. Bu da demektir ki yıllık olarak 150 bin ton malzeme var. Şu an ki rayiçlere baktığımızda bu taşın hepsinin ihracat yapıldığını düşünecek olursak, en kötü rakam 200 dolardan tonunu hesap edecek olursak, yıllık 30 milyon dolar civarında bir rakamın Bayburt’a dönmesi demektir.

Göz ardı edilecek bir rakam değil. 30 milyon doların bu sektörde sadece ocaklardan yapılacak satışların karşılığıdır. Bunun sadece yerli piyasaya verildiğini düşünsek, tonu 150 dolar civarında verilse, bu seferde 22.5 milyon dolar eder. Bunun atölyelerde işlenme, ihracat yapma çalışmalarını yaptığımızda da rakamlar 50 – 60 bin dolara vuruyor. Bayburt’a yıllık giren para belli!.. Esnafın, çalışanların hali ortada… Bu olayın sadece parasal boyutu. Şimdi istihdam yönüne gelecek olursak, normalde yılda 150 bin ton malzeme elde ettiğimizde ve bu blok olan ham malzemeyi işlediğimizde yaklaşık 1.5 milyon m2 kesilmiş ürün elde edilebiliyor. 1.5 milyon m2’yi işleyecek olan tesisin kapasitesine göre 25 -30 kişinin çalışması gerekir. Ve bunu 10’la çarpıyoruz. Bu da yıllık 250 ile 300 kişinin istihdamı demektir. Ve bu rakama sadece kesimhane, fabrika ve atölyede olacak olan rakam.

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

“Kısacası istihdam alanıyla bu sektör en kötü ihtimalle yıllık olarak 300 ile 500 kişinin istihdam edileceği bir alandır.”

Ocak açısından baktığınızda ise şu an ki ocaklar ortalama olarak sezonda 5-6 bin m3 mal üretiyorlar. 7 ile 10 kişi arasında istihdamları değişiyor. 6 bin ton üreten bir tesisin 15 bin ton üretebilmesi için yaklaşık 2.5 katı gibi bir kapasite artırımı yapması lazım. Bu da demektir ki, 17-20 kişi kadar istihdam gerektirir. Bunu 10 işletmeye vurduğunuzda 170-200 kişi eder. Kısacası istihdam alanıyla bu sektör en kötü ihtimalle yıllık olarak 300 ile 500 kişinin istihdam edileceği bir alandır. Bu sektör tam kapasiteyle işlem yapacak hale getirilirse 1500–2000 kişinin çalışacağı alan olur. Bunlar göz önündeyken bu sektörün Bayburt için ne kadar önemli olduğunu görmek zor değil.

- Doğal taş rezervi Bayburt’ta neden hiç ön plana gelmedi, eksikli neydi?

O konuda en büyük sıkıntılardan bir tanesi Bayburt’ta yer almış olan kurum ve kuruluşların görevlerinde aksamalar yapmalarından kaynaklanıyor. Şimdi bizim yöremizdeki taş yıllardır işleniyor. Bayburt Kalesi’ni bile incelediğinizde traverten ve bejlerden yapıldığını görebilirsiniz. Fakat son yıllardaki yapılmış olan restorasyonlardaki hatalı çalışmalar, Bayburt’ta sadece sarı taşın kullanıldığı yönünde bir imaj oluşturmuş. Yöremizde sadece tüfler işlenmiş. İnsanımız biraz işin kolayına kaçıyor. Tüf dediğimiz taşlar el sanatında çok rahat işlenen taşlardır. Birde kurum ve kuruluşların bu işin üzerinde tam reel olarak durmaması var. İşin nasıl yapılacağının profesyonel manada incelenmemesi sonucu ne yazık ki bizim bu taş sektörümüz geri kalmış durumda.

- Ocakları dolaştık, dikkatimizi çeken ocaklarda çalışan insanların yabancı oluşuydu, bunun sebebi nedir?

Türkiye’de genel konjektörde ocakçılık sektörü Sinopluların egemenliği altında. Yani alaylı tabir ettiğimiz insanlar bu sektörün içine girmişler ve Sinop camiasının bu konuda bir ağırlığı var. Fakat o ağırlık kırılıyor yavaş yavaş. Her ne kadar hızlı gitmese de bu böyle... İstihdam anlamında bu proje inşallah ocak personeli olarak Bayburtluların yetiştirilmesine katkı sağlayacak.

- Bayburt’ta var olduğunu düşündüğümüz Doğal Taş sektörünün, Türkiye veya Dünya ne kadar farkında?

Çalışmaların semeresini almaya başladık. 2006’daki fuardan sonra yöremizde ilk defa Çinli’leri ağırladık. Her ne kadar ilk ihracat İspanya’ya yapılsa da Çin’den de müşteriler geldi. 2007-2008-2009 yıllarında müşteri potansiyelimiz genişledi. Çin’in yanı sıra İtalya, Yunanistan, Bulgaristan, İspanya gibi ülkelerden de ihracat yapan firmalar geldiler ve gelmeye de devam ediyorlar. 2009 biraz sıkıntılı geçti sektör olarak ama şu an fuardan aldığımız bilgilere göre gelişmeler çok güzel. Türk Cumhuriyetleri piyasasına girmeyi düşünüyoruz. Körfez ülkeleri piyasası da bizim için önemli yerlerden bir tanesi. Bunun içinde dernek olarak fizibilite çalışmaları yapıyoruz.

- Özetle, Bayburt’un ekonomik olarak kurtuluş reçetelerinden biri doğal taş sektörü olabilir mi?

Söylediklerinize az bile diyebiliriz. Rakamlar ortadadır. Bir blok satışının bile 30 milyon dolar gibi bir girdiyi getireceğini çok rahat görebiliyoruz. Burada dikkat edeceğimiz bir kaç tane nokta var. Bunlardan bir tanesi sabırlı olmak! Çünkü ocakçılık kolay bir iş değil. Pazarlama faaliyetlerini iyi yapmamız gerekiyor. Malımızın kıymetini düşürmeden fiyatlarımızı sabit tutarak, rantabl bir şekilde pazarda bulunmamız gerekiyor. Bu noktalara dikkat edersek 30 milyon dolar değil 60 milyon dolar bile gireceğine inanırım.

- Böyle bir sektör varlığının yanı sıra, bir de Bayburt’ta sanayi olmaz diye bir düşünce var, bu düşünce için neler söyleyeceksiniz?

Eğer insanlar planlı bir şekilde yaşamazlarsa, bazı korku ve endişelerinden dolayı çalışmazlarsa, bu sözler çok rahat bir şekilde söylenebilir. Fakat ben bu sözleri protesto ediyor ve kınıyorum. Gerekli mercilere ilettim bu sözümü. Bayburt’ta geçmiş yıllarda sanayileşme adına yapılanlar ortadadır. Belki bir fabrika vesaire kurulamadı ama bu da büyük dediğimiz insanlarımızın üreticilerin elinden tutmadığından kaynaklandı. Basit bir örnekle açıklamak istiyorum. Mesela Devlet Planlama Teşkilatı’nın, Sanayi Ticaret Bakanlığı’nın çeşitli raporları var elimizde. Bunlar masa başında oturulup yazılan raporlar değil. İl ve ilçelerin resmi kurumlarından giden verilen sonucu hazırlanmış raporlar. 2005 yılında Sanayi Ticaret Bakanlığı’nın Bayburt’ta yatırım yapılabilecek ortam araştırmasında resmen komedi ifadeler yer alıyor. Öncelikli sektör olarak gösterilen plastik sektörü, tam bir komedidir. En son güncel olarak 2007 yılında hazırlanan bölgesel rekabet edebilirlik illerdeki desteklenecek öncelikli sektörler var. Bayburt’a baktığımızda birinci sırada yine plastik sektörü, ikinci gıda ve içecek, üçüncü mermer ve doğaltaş… KUDAKA çalıştayında bu konuyu gündeme getirdik. Evet, plastik sektöründe faaliyet yapan firmalar var Bayburt’ta. Biz bunu inkar etmiyoruz. Ama ekonominin realist kavramlarına baktığımızda hammadde neredeyse, o hammaddeye yönelik olarak tesisler kurulabilir. Buradaki plastik sektöründe faaliyet gösteren hemşerilerimizi bir kenara atmıyoruz bu düşünceyle. Yanlış anlaşılmasın lütfen, ancak öncelikli sektör bunlar olmamalı. Onları alt birimlerde sergileyebilirsiniz. Bu sektörlerle ilgilenen hemşerilerimizde çok büyük fedakarlıklarla Bayburt’ta çalışıyorlar. Ama asıl hazineyi bir kenara bırakıp, diğer konularla uğraşırsanız, Bayburt’un bu durumu ortaya çıkar. Bayburt’ta sanayileşme ile kalkınma olacaktır. Biz buna inanıyoruz. Ve bunun başındaki öncelikli sektör ‘Doğal Taş ve Mermer’ olacaktır. Ardından da hayvancılık, tarım, plastik sektörü gibi konular sıralanabilir.

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

- Son sözlerinizi alalım…

Uluslararası Mermerler fuarında ürünlerimizi sergiledik. Yurtiçi ve yurtdışından gelen bir çok müşteriyi ilimizde ağırladık. Elimizden geldiği kadar ocak ve atölye işletmecilerine dernek bünyesinde destek olmaya çalıştık. Çalışmalar sırasında gördük ki, doğal taş sektörü Bayburt’un ekonomik kalkınmasında lokomotif sektörlerden bir tanesi olacaktır. Öncelikle sektörümüzün gelişmesinde emeği geçen ocakçı ve atölyeci arkadaşlarıma, el emeği ile taşa hayat veren taş ustalarımıza, Trabzon’dan desteğini esirgemeyen firma yetkilileri ve armatörlerimize, her alan ve her platformda yayınlarıyla bizi destekleyen ve bu konuda bizimle dertlerimizi paylaşan Bayburt basınına, Bayburt Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Murat Mollamahmutoğlu ve Üniversite yöneticilerine, bizlere her zeminde destek ve moral veren Valimiz Kerem Al’a, ilimizin bürokratlarına ve eski güzel günleri birlikte oluşturacağımız Bayburt halkına teşekkür ediyorum.

Bizler iddialıyız. Sektörde biz de varız. Daha önce bir çok defa yinelediğimiz gibi, son söz: Bayburt doğal taş konusunda bu bölgenin Afyon’u olacaktır.

 

 

Yorumlar (6)add comment

bülent diyor ki:

beyfendiye yaptığı çalışmalardan dolayı teşekkür ediyorum. takdir edilmeye layık hizmetlerde bulunmuş. fikirlerinede tümüyle katılıyorum doğal taş ve mermer sektörü ilimizin gelişmesinde lokomotif görevi yapacak sektörlerden birisidir.
Bayburt'ta sanayi gelişemez diyen dar görüşlü, dar düşünen insanlara örnek teşkil eder belki de, hiç bir temeli olmayan bu düşüncelerini sağda solda söylemezler.
26 Mayıs 2010

murat esensoy diyor ki:

emeği geçen destekleyen herkeze teşekkürler
26 Mayıs 2010

Cihangir YILDIZ diyor ki:

Desteklerini esirgemeyen tüm hemehrilerimize saygı ve salm ile.
Amacımız Bayburtun ekonomisine,istihdamına katkı sağlamak.Sanayileşme ile İlimzii güzel günlere taşımak...
13 Nisan 2010

Bayburt Ahalisi diyor ki:

Evet, 2006-2010.. 4 yılda neler yapılabiliyor muş.. 20 yılda memlekette bişey yapamayanlara duyrulur....
05 Nisan 2010

barın diyor ki:

sevgili arkadaşım değerli bilgilerinizden dolayı teşekkür ediyor ayriyeten avrupa birliği yatırım fonundan gerçekleştireceğiniz devasa yatırım içinde ayrıyeten şükranlarımı sunuyor başarılarının devamını dilerim.
03 Nisan 2010

şahin demir diyor ki:

ciddi manda Bayburt'un lokomotifi olacak bir sektör. tüm dünyaya ihraç edilen bayburt taşının hayali bile güzel.
03 Nisan 2010

Yorum yazın.
Yazı alanını daraltın | Yazı alanını genişletin

busy
Son Güncelleme ( Cuma, 02 Nisan 2010 10:36 )  

Sponsor

Haber Arama

Dosya Özel

 

Bitmeyen bir sevdanın öyküsü...

Bu proje, ülke ekonomisinin kalkınması için, demiryollarının önemini kavramış bir...

 

"O an ve sonrası"

Bayburt Postası – Tarih 22 Ekim 1990… Keyifli bir gün… Keyiften de öte, coşkulu ...

 

Üzengili'de izler silinmiş ama yürekler hâlâ buruk...

Bayburt Postası - Üzengili köyü…   Eski adıyla Aşhanas… 1993 yılının Ocak a...

 

Bayburtlu Mayer

Bayburt Postası - “Erzurum’da  yapılacak olan müsabakalar için hazırlık yaptı...

 

Yetmişli yıllarda, Bayburt’ta mutluluk!

"Bir bölgenin küçük ya da mahrumiyet bölgesi oluşu; o bölgedeki ki hayatın, sess...

 

“Taştan Hilal” mutlu, ya biz?

“Ey koca mimar! Batı’da gittiğimiz en uç diyarımız Mostar’da öyle bir köprü ...

 

MTA Raporuna göre Bayburt taş cenneti

Bir şehir “meşhur” öğeleriyle öne çıkar. Sanayi, tarım, kültür, spor, turizm...

 

CHP, son seçim zaferini onunla kazanmıştı

1973-1977 yılları arasında  Bayburt Belediye Başkanlığı görevini yürüten Nihat ...

Bülten Üyeliği

İstatistikler

İçerik Tıklama Görünümü : 3070827

Online Kişi Sayısı

Şuanda 258 konuk çevrimiçi

Bizi Yazanlar

Bizi Yazanlar

Anket

Göç ederek gurbete çıkanlar, sıla hasretini nasıl giderebilir?