Sabah güneş doğmadan soğuk su ile yüz yıkamak; gerinmek ve kılcal damarların harekette olduğunu yeniden fark etmek ne hoştur. 

Perdeyi çekmek; pencereyi açmak ve Erciyes’in siluetinin görünmeye başladığını görmek ne hoştur.

Yeniden tan yerinin ağardığını gözlemek; yavaş yavaş güneşin geldiğini izlemek ne hoştur.

Pencereden yeni bir günün gelişine bakmak; Erciyes’ten esen oksijen yüklü havayla akciğerleri doldurarak, enerjik bir şekilde güne merhaba demek, ne hoştur.

Güne önceki günün yapılan işlerine çentik atarak, o günün iş programını yaparak başlamak ve yapılacak her bir iş ile ilgili zaman çizelgesini belirleyerek güçlü bir şekilde varlığını yeniden fark ederek, özgüven tazeleyerek işe başlamak ne hoştur

Özgüveni besleyen; o günün akışı içinde girilecek lisans ve yüksek lisans derslerinin materyallerini gözden geçirmek ve öğrenci ödevlerini değerlendirmek; notlar çıkarmak, tartışma soruları oluşturmak, projeksiyonda yansıtmak üzere slayt hazırlığı yapmak ne hoştur. 

Nedir, neden, nasıl, niçin sorularıyla sorgulama esaslı ders işlemek üzere hazırlık yapmak, araştırmacılık zihniyetine katkıda bulunmaya çalışmak ve akademisyenlik görev aşkıyla derslere hazırlanmak ne hoştur.

Ders hazırlıklarına ve akademik araştırmalara dirilik kazandıran Sherlock Holmes romanlarını masa başında sürekli bulundurarak “şeytan ayrıntıda gizlidir” ilkesinden taviz vermeden polisiye romanları okumak ne hoştur.

Zaman zaman duru Türkçe ile yazılmış Zülfü Livanelli’nin romanlarını okumak istemek, okunmamış kitabı var ise onu, yoksa okunmuşlardan birini seçerek yeniden okumak ve Livanelli’nin yaptığı toplumsal analizleri; 60’lı ve 70’li yıllarda yaşanan anarşik olayların bizleri birbirimize nasıl düşürdüğünü yeniden okumak ve bunları bugünümüz şartlarında yorumlamak ne hoştur.

“Herkese Bilim ve Teknoloji” isimli haftalık dergi vasıtasıyla bilim ve teknolojideki evrensel gelişmelerden ve ülkemizde bu konulardaki örnek çalışmalardan haberdar olmak; geleceğe umutla ve bazen de pesimist bakmak, ama her şeye rağmen yenilikleri takip etmek için böyle bir dergiden faydalanmak, farklılıkları fark etmek ne hoştur. 

Tarihi Kentler Birliği tarafından ÇEKÜL Vakfıyla işbirliği içinde yayınlanan “YEREL KİMLİK –Geçmişten Geleceğe-“ isimli dergiyi yayınlayan, “karanlığa küfretmek yerine bir mum yakmak” anlayışıyla ülkemizdeki çarpık kentleşmeye ve buna karşı alınabilecek uygulama örneklerini, ülkemizin değişik il ve ilçelerindeki projelerini okuma imkanı yaratan, örnek çalışkan insan Prof. Dr. Metin SÖZEN’i  hayırla ve takdirle anmak ve O’na şafak sökerken gönülden selam olsun demek ne hoştur. 

Evet, yaklaşık iki saatlik günün zihinsel hazırlık çalışmasından sonra, spor kıyafetlerimin bana gel gel artık dediklerini hissetmek; 45 dakikalık gezintiden hafif tempolu yürüyüşe dönüştürmeyi başardığım Çay Bağları’nın temiz havasına, farklı makamlarda öten kuşlarına günaydın demek ne hoştur…

Diz eklemlerimin yükünü hafifletmek için, önce rahmetli Bayburtlu Şaşkuni’nin (Nevzat Karaoğlu Ağabey) hediye ettiği budaklı elma değneğinden destek alarak, sonra oğlum Tolgahan’ın Münihte satın aldığı yürüyüş sopalarından güç alarak ve zaman içinde diğer destekleyici tedavilerle tempolu yürüyüşe başlayabilmiş olmak ne hoştur.

Şafak sökerken babası yanında sırtında okul çantasıyla okuluna giden, merakla tanıştığım, adı Erdem olan ve sonradan “Çılgın Matematik” kitabını hediye ettiğim, onların da bana bahçelerinden domates ve salatalık hediye etmeleriyle arkadaşlık kurduğum, çalışkan baba-oğul ile tanışmak ne hoştur.

Her sabah, bazen akşamları da, fino köpeğiyle tempolu yürüyüş yapan, konuşkan diş hekimi Soner beyle selamlaşmak ne hoştur.

Büyükşehir Belediyesi elemanları tarafından yeşil alanların yeni kesilmiş çimlerinin kokusunu teneffüs etmek, çalışanlara hayırlı sabahlar demek ve onlardan içten hayırlı sabahlar cevabını almak ne hoştur.

Ekosistemin unsurları olan ve yürüyüş bölgemdeki bazı villaların bekçilik görevini yapan, ayak seslerimden önce kokumu alan zağarların havlamalarını bazen ürkerek dinlemek ne hoştur.

Çok yakında torunlarımla özlem gidermek üzere Münih’e uçacağımı bana hatırlatan gökyüzündeki uçak sessini duymak ne hoştur.

Ve torunlarımın varlığının bende yarattıkları umutlarla geleceğe hayal dolu yelken açmak ne hoştur...     
21 Ekim 2019/Kayseri
Misafir Avatar
İsim
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

banner268