9 kişinin öldüğü kazaya ilişkin dava sürüyor

Bayburt'ta otomobil ve minibüsün menfez inşaatı için açılan çukura düşmesi sonucu 9 kişinin öldüğü, 3 kişinin yaralandığı kazaya ilişkin davanın ilk duruşması görüldü.

9 kişinin öldüğü kazaya ilişkin dava sürüyor
Bayburt Postası - Bayburt Ağır Ceza Mahkemesindeki duruşmada, tutuksuz yargılanan yüklenici firma çalışanı Coşkun A, Köksal Y. ve Şerif A, kazanın yaşandığı alanda daha önce maddi hasarlı kaza yapan Recep G. ile maktullerin yakınları, tanıklar ve taraf avukatları hazır bulundu.

Kazada 3 kişinin öldüğü minibüsten yaralı kurtarılan tek kişi olan tanık Metehan Bayramoğlu, araçta şoförle birlikte 4 kişi olduklarını ve Trabzon'dan Bayburt'a gelmek için yola çıktıklarını belirterek, "Ben aracın en arka koltuğunda kemerimi takmış oturuyordum. Olay yerine gelmeden şoför yolu orta çizgiden ortalamış gidiyordu. Birden karşımızda kum gördük, başka hiçbir şey yoktu. Kumdan sonra yol bitti. Duba, çakar, levha olsa insan o süratle gidip oraya düşmez." dedi.

Kendisinin de uzun yol şoförü olduğunu ve yola ilişkin tecrübesi bulunduğunu ifade eden Bayramoğlu, aracın hiç fren yapmadığını, yolda da herhangi bir işaret ya da levha olmadığını, yolun sakin ve boş olması nedeniyle de şeridi ortalayarak yoluna devam ettiğini kaydetti.

Kazanın yaşandığı alanda daha önce maddi hasarlı kaza yapan sanıklardan Recep G. ise ifadesinde, o esnada kuzeniyle Gümüşhane istikametinden Bayburt'a geldiklerini belirterek, "Olay yerine gelene kadar hiçbir levha yoktu. Sadece kumla birlikte 2-3 duba arasına girdim." diye konuştu.

Sanık Recep G, bu şekilde maddi hasarlı kaza yapınca yol kenarına park ettikleri araçtan indiklerini anlatarak, şunları söyledi:

"Araçtan indiğimizde kazı alanında bir kişi vardı. Neden önlem almadıklarını sorunca o kişi bana 'Evet ağabey, burada bir iki gündür bu sıkıntılar yaşanıyor' diye karşılık verdi. Biz daha sonra olayı haber vermek için polis noktasına gidiyorduk. Hızla gelen bir araç vardı, el feneriyle işaret ederek onu durdurduk. Yabancı plakalı bir araçtı. Daha sonra polisleri getirmek için polis noktasına giderken yolda polis ekipleriyle karşılaştık. Polislerle kaza yerine döndüğümüzde araçlar menfeze uçmuştu. Buradaki kişi 'Arabalar uçtu' diye feryat ediyordu. Sabah olay yerine gittiğimde olay yerindeki levha ve dubalar bayağı çoğalmıştı."

Yol yapım işindeki firmada formen olarak çalışan sanık Şerif A. da savunmasında, kazıya başlamadan önce işaretlemeyi yapan birime gerekli imzalamayı yaptırıp sonra işe başlamaları yönünde talimat verdiğini ileri sürerek, "Prosedür gereği polis gelip bakıp eksiklikleri bize söylerdi. Polis de bize böyle bir beyanla gelmedi. Ben de yolda tüm işaretlemelerin yapıldığını gördüm. Bunlara yok demeleri saçma. Mantıksız şeylerle suçlanıyoruz. Burada kaza kazayı doğurmuş." ifadesini kullandı.

Bunun üzerine mahkeme başkanının, ilk ifadesinde olay yerine gitmediğini söylediğini, şimdiki ifadesinin tam tersi yönde olduğunu hatırlatması üzerine sanık Şerif A, "Hayır gittim, ifadede yanlış anlaşılmış ya da yanlış zapta geçilmiş." beyanında bulundu. 

Sanıklardan formen Coşkun A. ise menfez kazma kararı aldıktan sonra ilgili birimlere alınması gereken tedbirlerle ilgili talimat verdiğini kaydederek, "Yolun aktarıma hazır olduğu bilgisi gelince ilgili kişiye tutanakların imzalanıp imzalanmadığını sordum. İmzalandığı söylendi. Trafik polisleri de eksiklik görmüş olsa bize uyarıda bulunurdu." dedi.

Mahkeme başkanı sanığın bu ifadeleri üzerine, "Uygulama nasıl? Trafik polisi masa başında mı imzalıyor, çalışma mahalline gelip de mi imzalıyor?" sorusunu yöneltti. Sanık, bu durumu kendisinin bilmediğini, ilgili arkadaşlarının bildiğini söyledi.

Coşkun A, olayın yaşandığı gün gündüz saatlerinde kazı alanına giderek çalışmaları bir süre izlediğini ve olay yerine yaklaşık 500-600 metre önceden çalışma alanı tabelasıyla başlayan işaretlemelerin tam yapılmış olduğunu belirtmesi üzerine mahkeme başkanı, "Ne güzel, her tedbiri almışsınız, bu kaza niye oldu?" diye tepki gösterdi. 

Sanıklardan Köksal Y. de kazı yapılacağının belirtilmesi üzerine olay yerinde gerekli uyarı ve tedbirlerin tam olarak alındığını, kazanın oluşumunda kendi kusurlarının olmadığını savundu. 

Bazı tanıkların da dinlendiği duruşmada taraf avukatlarının beyanlara karşı savunmasını alan mahkeme, olay yeri keşfi yapılması ve yeni bir adli tıp raporunun istenmesi için duruşmayı erteledi.

Olay

Bayburt-Gümüşhane kara yolunun Aydıntepe yol ayrımı mevkisinde 29 Mart'ta İran plakalı otomobil, menfez inşaatı için açılan çukura düşmüştü. Kısa süre sonra Bayburt-Trabzon hattında şehirler arası taşımacılık yapan firmaya ait minibüs de aynı çukura düşmüş, kazada 3'ü Türk, 6'sı İran uyruklu 9 kişi yaşamını yitirmiş, biri Türk, ikisi İran uyruklu 3 kişi de yaralanmıştı.

Kazanın ardından başlatılan soruşturmada, yüklenici firma çalışanı 3 kişi tutuklanmış, bu kişiler daha sonra tutuksuz yargılanmak üzere farklı tarihlerde tahliye edilmişti.

Misafir Avatar
İsim
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.