Afganistan Türkleri milli hakları için sokaklara indi Afganistan'da Özbekler ve Türkmenler Peştun milliyetçisi hükümete karşı protesto gösterilerine başladı.

Afganistan'da yaşayan Özbek ve Türkmenler milli hakları için protesto eylemlerine başladı. Afganistan'da hükümetin Peştun milliyetçisi adımlarına karşı çıkan Türk halkları bir haftadan beri ülkenin çeşitli bölgelerinde protesto eylemleri gerçekleştiriyor. Güney Türkistan olarak da bilinen Afganistan'ın kuzey bölgelerinde yaşayan Türkmen ve Özbek Türkleri Eşref Gani yönetiminin Peştun merkezci uygulamalarına karşı sokaklara döküldü. "Kuzey bölgelerinde ayrımcılığa son" sloganları ile sokaklara inen göstericiler Özbek lider Abdürraşid Dostum'un portrelerini de taşıdılar. Ülkenin kuzeyindeki Belh, Mezarı-ı Şerif, Kunduz gibi şehirlerde protesto eylemleri gerçekleştiren Türklere bölgedeki diğer Peştun olmayan halklardan da destek geldiği gözlemlendi. Abdürraşid Dostum gibi siyasi arenadan uzaklaştırılan Tacik liderlerin portreleri de Tacik göstericiler tarafından alanlarda taşındı. Taciklerin de ülkedeki Peştun milliyetçisi politikalardan şikayetçi olduğu belirtiliyor.

KUZEY İTTİFAKI YENİDEN CANLANABİLİR

Afganistan bayrakları ve başta Abdürraşid Dostum olmak üzere diğer kuzey bölgelerinin politikacılarının portrelerini taşıyan göstericiler hükümette ülkede bulunan azınlıklara da yer verilmesi gerektiğini belirttiler. Afganistan'da Taliban ile mücadelenin en güçlü bir şekilde yapıldığı "Kuzey İttifakı"nın Afganistan'da yeniden vücut bulması bekleniyor. Gelecek seçimler için Abdürraşid Dostum Salahuddin Rabbani ve Balh, Herat gibi önemli kuzey şehirlerinin valileri yeni bir ittifaka girişmiş durumda. Özbek ve Türkmenlerin lideri olarak görülen Abdürraşid Dostum'un haricinde Taciklerin ünlü komutanlarından Atta Muhammed Nur ve Hazaraların önemli liderlerinden Muhammad Mohaqiq gibi isimler koalisyonun önemli isimleri olarak görüldü. Bunun neticesinde ülkenin güneyi ve merkezindeki Peştun çoğunluğun lideri Eşref Gani'ye karşı Özbekler, Tacikler ve Hazaralardan oluşan bir "Kuzey Koalisyonu" ortaya çıktı. Bu isimler geçtiğimiz aylarda Ankara'ya gelerek Abdürraşid Dostum önderliğinde bir araya gelmişti.

Kaynak: QHA


Haber bu… Bu haber tam da Esadulah Oğuz’un “Hedef Ülke Afganistan” (Doğan Kitap) adlı kitabını okuyup bitirdiğim günün ertesine denk geldi. Yıllar önce de Yavuz Selim’in “Afganistan ve Dostum” adlı kitabını okumuş Yeniçağ’da yazı da yazmıştım.

Her iki kitaptan edindiğim bilgilerle Afganistan konusunda yeni bir yazı zaten düşünmekte idim.

Afganistan ve Afganistan Türklüğü bilinmeli, izlenmeli, oralarla ilgilenilmeli, orası kadim Türkistan’ın önemli bir parçası.

Ve Türkçüler, Atatürkçüler ilgilenmeli orası ile… Afganistan’ın Kral Emanullah Han dönemindeki Türkiye ve Atatürk’le ilişkileri hatırlanmalı. Emanullah Han, Atatürk’ün devrimlerine hayranlık duymuş, aynısını orada uygulamaya kalkışmıştır Atatürk’ün zamanlama ile ilgili kimi uyarılarını dikkate almadan. Bu da onun sonu olmuştur. Atatürk’ün Afganistan’a ilgisi ise Kurtuluş Savaşı yıllarına dek gider. Oraya Medine Müdafii Fahrettin Paşa’yı görevlendirmiştir o yıllarda.

Atatürkçüler orası ile ilgilenmeyince neler oluyor, bir görelim Esadullah Oğuz’un kitabından. General Raşid Dostum, yakın adamı General Abdulmelik’in ihanetine uğrar ve Ankara’ya atar kendisini. Sonra şunlar olur: General Dostum Ankara’da basın mensuplarına, sağlık sorunları nedeniyle Türkiye’ye geldiğini, tedavisi tamamlanınca döneceğini söyler. O gün iktidarda Refahyol Koalisyonu vardır, Erbakan Başbakandır, Abdullah Gül de Devlet Bakanı. Abdullah Gül, hemen o gün basına açıklama yaparak Dostum’un Afganistan’dan kaçmak zorunda kaldığını söyler ve bu değerli mücadele adamı Türk çocuğunu zor duruma, yalancı durumuna düşürür. Tabii bu yalanlamanın Erbakan’ın bilgisi dışında yapıldığını söylemek mümkün değildir.

Peki neden böyle yaptı Abdullah Gül? Çünkü lider Erbakan da, o da; laik, demokrat ve Türk Milliyetçisi Dostum’un karşısında yer alan gerici, yobaz, şeriatçı Taliban hareketine arka çıkıyorlardı. Erbakan, hac ziyareti sırasında Taliban lideri Molla Ömer’in yardımcısı Molla Rabbani ilke görüşmüş, RP’li Devlet Bakanı Ziyaettin Tokar ise Pakistan’da Taliban yönetiminin Dışişleri Bakanı Molla Garus’la bir araya gelmişti.


Evet bu kitaptan başka çarpıcı bilgiler de verelim ve okumanızı dileyelim:

-Sovyet işgali yıllarında, ABD’den Pakistan’a uçaklarla silah ve lojistik malzeme sevk ediliyordu, ancak iş bunların mücahit gruplara dağıtımına gelince Türkler dışlanıyordu. Türkler piyasadan kendi imkânlarıyla kaçak silah sağlamak zorunda kalıyorlardı.

-Ve o yıllarda Türk Mültecilerin kaldığı Savabi Kampı… Oradaki Türk çocukları Türkçe eğitim alamıyor. Bu duruma çözüm aranıyor ve bir okul açılıyor sonunda, Türkiye’den Atatürk posterleri, Türk bayrakları ve eğitim malzemesi sağlayıp getirtiyorlar.  Sonra ne oluyor biliyor musunuz? Hizbi İslami Örgütü okulu basıp dağıtıyor, Atatürk posterlerine kâfir diyerek tepki gösteriyorlar, öğretmen dövülüyor.

Bu hain düşmanlığı yapan dinci örgüt Hizbi İslamî’nin lideri Gulbettin Hikmetyar ise Türkiye’ye seyahatte bulunuyor, İslamcılardan büyük ilgi görüyor, hatta dizinin dibine oturuluyordu (kimin oturduğunu biliyorsunuz, bugünkü cumhurbaşkanımız, fotoğrafları yayınlandı). 
Misafir Avatar
İsim
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.